Yargıtay Kararı 4. Hukuk Dairesi 2021/23334 E. 2022/15195 K. 22.11.2022 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/23334
KARAR NO : 2022/15195
KARAR TARİHİ : 22.11.2022

MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi

Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde davacı vekili ile davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Davacılar vekili, zorunlu trafik sigortası bulunmayan aracın küçük davacının yolcusu olduğu motosiklete çarpması sonucu davacı küçüğün %24 oranında daimi malul kaldığını, davalı tarafça davadan önce yapılan 16.698,00 TL ödemenin yetersiz olduğunu beyanla, fazlaya dair hakları saklı kalmak kaydıyla 10.000,00 TL maddi tazminatın 10.05.2012 temerrüt tarihinden işleyecek yasal faiziyle davalıdan tahsilini talep etmiş, ıslah dilekçesiyle sürekli işgöremezlik tazminatı talebini 25.854,43 TL’ye yükseltmiştir.
Davalı vekili, müvekkilinin kusur oranı ve poliçe limitiyle sınırlı sorumlu olduğunu, kusur ve maluliyet raporu alınması gerektiğini, davacının alkollü ve ehliyetsiz olan arkadaşının motosikletine bindiğini, kask takmadığını, müterafik kusurlu olduğunu beyanla davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, toplanan deliller ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, davanın ıslah talebine göre kabulü ile 25.854,43 TL tazminatın 10.05.2012 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacı tarafa verilmesine karar verilmiş; hüküm, davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir. Yargıtay 17. Hukuk Dairesinin 2015/5467 Esas, 2017/11085 Karar sayılı, 28.11.2017 tarihli ilamında özetle; “Mahkemece alanında uzman bir bilirkişiden alınacak rapor ile tüm dosya kapsamına göre tarafların olaydaki kusur oranları hiçbir duraksamaya yer vermeyecek şekilde belirlenip sonucuna göre karar verilmesi gerektiği, Adli Tıp Kurumu İhtisas Dairesi veya Üniversite Hastanelerinin Adli Tıp Anabilim Dalı bölümleri gibi kuruluşlardan 11.01.2011 kaza tarihinde yürürlükte bulunan ‘‘Çalışma ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Tespit İşlemleri Yönetmeliği’’ne uygun şekilde maluliyet raporu alınarak sonucuna göre (kazanılmış haklar da gözetilerek) karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemesinin doğru görülmediği, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun 52. (818 sayılı BK 44.) maddesi gereğince davacının sürücünün alkollü olduğunu ve ehliyeti olmadığını bilerek motosiklete binip binmediği, müterafik kusurunun bulunup bulunmadığı ve tazminattan %20 oranında indirim yapılması gerekip gerekmediği hususları tartışılarak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken bu husus değerlendirilmeyerek, eksik inceleme ile yazılı şekilde karar verilmesinin doğru görülmediği…” belirtilerek hükmün bozulmasına karar verilmiştir. Mahkemece bozmaya uyularak yapılan yargılama neticesinde tüm dosya kapsamına göre, davanın kısmen kabulü ile davacı … için 25.854,43 TL tazminatın temerrüt tarihi 11.05.2012 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte (Güvence Hesabının 2011 yılı için Hazine Müsteşarlığı’nın belirlediği poliçe limiti 200.000 TL sınırlı olmak üzere) davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekili ile davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosya içerisindeki bilgi ve belgelere, kararın gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin tüm temyiz itirazlarının, davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan ve yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2-Bozma öncesi hükme esas alınan 27.10.2014 tarihli aktüer raporunda sigorta şirketince yapılan ödemenin güncellenmiş hali ile mahsubu sonucu davacının bakiye tazminat alacağının 46.104,93 TL olduğu, bozma sonrası alınan 17.05.2021 tarihli raporda 183.002,00 TL olduğu belirlenmiştir. Mahkemece bilirkişi raporunda her ne kadar davacının tazminat alacağı % 20 müterafık kusur indirimi yapılmaksızın 183.002,00 TL olarak hesaplanmış ise de, davalı lehine usuli kazanılmış hak doğduğundan 2014/566 esas, 2014/343 karar sayılı ilk karar doğrultusunda 25.854,43 TL tazminat alacağının temerrüt tarihi 11/05/2012 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsili yönünde karar verilmiştir. Davacı taraf, davadan önce davalı tarafından 28.06.2012 tarihinde ödenen 16.998,00 TL’nin gerçek zararın altında olduğunu iddia ederek tazminat talebinde bulunmuş; davalı ise, davadan önce yapılan ödemenin yeterli olduğu savunmasında bulunmuştur. Taraf iddia ve savunmalarına göre, davacı tarafın, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 111/2. maddesindeki yetersizlik iddiasında bulunduğu gözetilmek suretiyle tazminat hesabının yapılması gerektiği açıktır. Zarar sorumlusu davalı tarafından ödenen bedellerin ödeme tarihi itibariyle yeterli olup olmadığının belirlenmesi için; öncelikle, ödeme tarihindeki verilere göre tazminat hesabının yapılması ve hesaplanan bu bedel ile davalı tarafından ödenen bedel arasında fahiş fark olup olmadığının saptanması; fahiş fark tespitinin yapılması halinde, hesap tarihindeki verilere göre hesaplanacak tazminattan, zarar ve yararın denkleştirilmesi ilkesi gereğince, davadan önce davalının ödediği bedellerin yasal faiziyle güncellenmiş değerleri düşülerek sonuç tazminatın belirlenmesi gerekir. Mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporunda, anılan biçimde herhangi bir hesaplama yapılmamış; sadece, hesap tarihindeki verilere göre hesaplanan bedelden, davalı ödemesinin güncel değerinin düşülmesiyle yetinilmiştir. Rapor bu yönden hükme esas almaya elverişli olmadığından, bu rapora göre karar verilmesi doğru görülmemiş, hükmün bu nedenle bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin tüm temyiz itirazlarının, davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının REDDİNE, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA ve aşağıda dökümü yazılı 21,40 TL kalan onama harcının temyiz eden davacıdan alınmasına, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davalıya geri verilmesine 22.11.2022 gününde oybirliğiyle karar verildi.