YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/15595
KARAR NO : 2022/14269
KARAR TARİHİ : 09.11.2022
MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi
Sigorta Tahkim Komisyonu İtiraz Hakem Heyeti’nin 07.03.2021 tarih 2021/İHK 5564 sayılı kararının davacı vekili ve davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Davacı vekili 13.09.2019 tarihinde meydana gelen çift taraflı kazada davalının …’si olduğu araç ile davacının sevk ve idaresindeki elektrikli bisikletin çarpışması sonucu davacının yaralandığını belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 4.900,00 TL sürekli işgöremezlik tazminatı, 100,00 TL geçici bakıcı gideri, 10.000,00 TL SGK kapsamı dışında fatura edilemeyen tedavi gideri olmak üzere toplamda 15.000,00 TL’ nin temerrüt tarihinden avans faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep etmiş ıslah ile bakiye sürekli işgöremezlik talebini 138.622,98 TL’ye, geçici bakıcı gideri talebini 4.243,89 TL’ye yükseltmiştir.
Davalı vekili, davanın reddini savunmuştur.
Sigorta Hakem Heyeti tarafından, iddia, savunma, yapılan yargılama ve toplanan delillere göre; bakiye sürekli iş göremezlik zararına ilişkin talebin, taleple bağlı kalınarak aynen kabulü ile 138.622,98 TL tazminatın 13.10.2020 tarihinden itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte sigorta şirketinden alınarak davacıya ödenmesine, geçici bakıcı gideri zararına ilişkin talebinin aynen kabulü ile 4.243,89 TL geçici bakıcı gideri zararının 13.10.2020 tarihinden itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte sigorta şirketinden alınarak davacıya ödenmesine, SGK tarafından karşılanmayan belgesiz tedavi giderlerine yönelik talebin ise kısmen kabulü ile 3.500,00 TL tedavi gideri zararının 13.10.2020 tarihinden itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte sigorta şirketinden alınarak davacıya ödenmesine
karar verilmiş; bu karara davacı vekili ve davalı vekili, İtiraz Hakem Heyeti nezdinde itiraz etmiştir.
İtiraz Hakem Heyeti tarafından davalı vekilinin itirazının kısmen kabulüne, davacı vekilinin itirazının kabulüne, 20/01/2021-K-2021/7721 sayılı kararının kaldırılmasına ve yeniden hüküm kurulmasına, talebin kısmen kabulü ile 63,870,90 TL bakiye sürekli iş göremezlik tazminatı, 4.243,89 TL geçici bakıcı gideri tazminatı ve 3.500,00 TL SGK kapsamı dışında fatura edilemeyen tedavi gideri olmak üzere toplam 71.614,79 TL’nin 13.10.2020 tarihinden işleyecek avans faizi ile birlikte davalı … tarafından davacıya ödenmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiş; kararı, davacı vekili ve davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı kanıtlarla yasaya uygun gerektirici nedenlere, özellikle delillerin değerlendirilmesinde bir isabetsizlik görülmemesine göre davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2-Dava, trafik kazasından kaynaklanan cismani zarar nedeniyle maddi tazminat istemine ilişkindir.
Trafik kazasında cismani zarara uğrayan ve buna dayalı olarak tazminat isteminde bulunan hak sahiplerinin bakiye ömürleri daha önceki yıllarda Fransa’dan alınan 1931 tarihli “PMF” cetvellerine göre saptanmakta ise de; Başbakanlık Hazine Müsteşarlığı, Hacettepe Üniversitesi Fen Fakültesi Aktüerya Bilimleri Bölümü, BNB Danışmanlık, Marmara Üniversitesi ve Başkent Üniversitesi’nin çalışmalarıyla “TRH 2010” adı verilen “Ulusal Mortalite Tablosu” hazırlanmıştır. Gerçek zarar hesabı, özü itibariyle varsayımlara dayalı bir hesap olup, gerçeğe en yakın verilerin kullanılması esastır. Bu durumda; Yargıtay Daireleri arasında tazminat hesabında birliğin sağlanması açısından ve yine bu tablonun ülkemize özgü ve güncel verileri içerdiği göz önüne alındığında, Dairemizce de tazminat hesaplamalarında TRH 2010 Tablosu’na göre bakiye ömür sürelerinin belirlenmesinin, güncel verilere ve ülkemiz gerçeklerine daha uygun olacağına karar verilmiştir.
Eldeki davada; aktüerya raporunda sürekli iş göremezlik tazminatına ilişkin TRH 2010 Yaşam tablosu ve 1,8 teknik faiz kullanılarak hesaplama yapılmış İtiraz Hakem Heyetince de bu rapor hükme esas alınmıştır.
İtiraz Hakem Heyetince hükme esas alınan tazminat hesaplamasında, yeni Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları ve ekindeki cetvellere göre hesaplama yapılmış ise de, Anayasa Mahkemesi’nin 17.07.2020 tarih – 2019/40-2020/40 sayılı kararı ile KTK’nun 90. maddesindeki “bu Kanun çerçevesinde hazırlanan genel şartlarda öngörülen usul ve esaslara tabidir” bölümündeki “bu Kanun çerçevesinde hazırlanan genel şartlarda” ibaresinin Anayasa’ya aykırı olduğu gerekçesiyle iptaline karar verilmiştir. Bu nedenle; işgücü kaybı tazminatı hesabında, yeni Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları ekindeki cetvellerin kullanılması mümkün olmadığından ve %1,8 teknik faiz uygulaması da anılan cetvellerle getirildiğinden, artık uygulanması mümkün değildir. Tazminat hesaplamasının, %1,8 teknik faiz uygulanmadan yapılması gereklidir; ancak, davacı vekili temyiz dilekçesinde PMF 1931 yaşam tablosuna göre hesaplama yapılmasını talep etmiştir.
Taleple bağlılık ilkesi 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunun 26. maddesinde düzenlenmiştir. Buna göre; hakim, tarafların talep sonuçlarıyla bağlıdır ve ondan fazlasına veya başka bir şeye karar veremez. Taleple bağlılık ilkesi tahkim yargılamasında da geçerli olup İtiraz Hakem Heyetince talep dikkate alınmalıdır.
Açıklanan tüm bu hukuki ve maddi vakıalar karşısında; her ne kadar kaza tarihi itibariyle TRH 2010 Tablosu’na göre hesaplama yapılması gerekirse de davacının talebi dikkate alınarak PMF 1931 progresif rant usulüne göre tazminat hesaplaması yapılarak hüküm kurulması gerekirken yazılı biçimde karar verilmesi doğru görülmemiştir.
3-Zararın meydana gelmesinde veya artmasında zarar görenin de kusurunun bulunması halinde söz konusu olan müterafik kusur 6098 sayılı TBK md. 52 ile düzenlenmiştir. Buna göre zarara uğrayan, zarar doğuran eyleme razı olmuş veya kendisinin sebep olduğu hal ve şartlar zararın meydana gelmesine etki yapmış veya tazminat ödevlisinin durumunu diğer bir surette ağırlaştırmış ise hakim tazminat miktarını hafifletebilir.
Müterafik kusur indiriminde her somut olayın özelliğine göre olayın meydana geliş tarzı ve zararın artmasında zarar görenin kusurlu davranışının sonuca etkisi değerlendirilerek uygun oranda bir indirim yapılmasını gerektirir ve zarar görenin müterafik kusurunun tespiti halinde TBK.nun 52. maddesi uyarınca tazminattan uygun bir indirim yapılması, gerek öğretide gerekse Yargıtay İçtihatlarında benimsenmiş ve yerleşmiş bulunmaktadır.
Somut olayda; elektrikli bisiklet sürücüsü olan davacının kaza tespit tutanağında kask durumuna ilişkin herhangi bir bilgi olmadığı, tedavi evraklarına göre alnın sol tarafında kesi, sağ kulak arkasında kesi, frontal kemikte lineer fraktür bulunduğu anlaşılmaktadır.
Şu durumda, davacının kafa bölgesinden yaralandığı anlaşılmakla Dairemiz yerleşik uygulamalarına göre hesaplanan tazminattan %20 oranında müterafik kusur indirimi yapılması gerekirken, indirim yapılmamış olması doğru görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının REDDİNE, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin, (3) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazının kabulü ile kararın BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davacıya ve davalıya geri verilmesine 09.11.2022 gününde oybirliğiyle karar verildi.