YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/811
KARAR NO : 2009/1540
KARAR TARİHİ : 05.02.2009
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasında görülen tazminat davası sırasında davacı taraf vekili 07.02.2008 günlü dilekçesiyle reddi hakim yoluna başvurmuştur.
Bu konuda verilen kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenilmiş olmakla, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya içindeki tüm belgeler incelendi gereği düşünüldü:
K A R A R
Davacı vekili, 31.01.2008 günlü dilekçesi ile mahkeme hakimi…. hakkında tazminat davası açtıklarını belirterek aralarında husumet oluştuğunu, bu nedenle davadan çekinmesini, mahkeme hakimince bu taleplerinin kabul edilmemesi durumunda ise, müvekkili …’ın daha önceki vekili Avukat … …ün Kadıköy … Noter aracılığı ile 24.12.2007 tarihinde müvekkiline gönderdiği muhtırada; mahkeme hakimi…’ın müvekkil …’ın kişiliği hakkında önyargılı davranışlar sergilediğinin bildirilmesi üzerine adı geçen hakimin tarafsızlığından şüpheye düşüldüğünü belirterek, reddi hakim talebinde bulunmuştur. Merci red gerekçeleri çerçevesinde istemi değerlendirerek davacının reddi hakim talebini reddetmiştir.
Merci kararını temyiz eden davacı vekili; yargılama sırasında ileri sürmediği bir nedene dayanmış, reddi istenilen Hakim…’ın da müvekkilden tazminat talep ettiği belirtilmek ve reddi hakim dilekçesindeki diğer nedenlere dayanmak suretiyle merci kararının bozulmasını istemiştir. Öncelikle belirtilmelidir ki; hakimin reddi sebebini bilen tarafın red isteğini en geç ilk oturumda bildirmesi gerekir. Taraf red sebebini davaya bakıldığı sırada öğrenmiş ise, en geç ondan sonraki ilk oturumda … bir usuli işlem uygulanmadan önce bu isteğini hemen bildirmek zorundadır. Belirtilen sürede yapılmayan red isteği dinlenemez (H.Y.U.Y. Madde 34). Ayrıca, yargılama sırasında ileri sürülmeyen nedenlerin temyiz aşamasında ileri sürülmesi de olanaksızdır.
Davacı …, Kadıköy 6. Asliye Hukuk Mahkemesinde … ve … … aleyhine açmış olduğu tazminat davasında; 27.02.2004 günü … 1. Noterliğinden verilen genel vekaletname gereğince aralarında Avukat … …ün de bulunduğu birden fazla avukat aracılığıyla temsil edildiği, vekaletnamedeki vekillerin ise, hakim ve katipleri red yetkisi ile yetkilendirildiği görülmüştür.
Vekil ile takip edilen davalarda müvekkil, vekil tarafından temsil edilir. Bu nedenle, taraf vekili yargılama aşamasındaki duruşmayı müvekkili namına ve hesabına takip eder.
Davacı …’ın eski vekili … …ün davada vekilliği devam ederken, yargılama sırasındaki bazı işlemlerin kendilerinde hakimin tarafsızlığı hakkında şüphe uyandırdığını müvekkiline ihtaren bildirdiği halde, müvekkili … ve hesabına katıldığı yargılama sırasında H.Y.U.Y.’nın 34. Maddesinde belirtilen süre içerisinde reddi hakim talebinde bulunmadığı saptanmıştır. Vekil tarafından yasada belirtilen sürelerde yapılmayan işlemler müvekkil hakkında da sonuç doğurur. Bu nedenle, yasada belirtildiği şekilde süresinde yapılmayan hakimin reddine ilişkin talebin reddi gerekir.
SONUÇ : Yukarıda açıklanan gerekçelerle; temyiz itirazlarının reddi ile sonucu itibariyle doğru olan merci kararının ONANMASINA, aşağıda yazılı onama harcının temyiz edene yükletilmesine 05/02/2009 günü oybirliği ile karar verildi.