Yargıtay Kararı 8. Ceza Dairesi 2021/3672 E. 2023/2440 K. 25.04.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/3672
KARAR NO : 2023/2440
KARAR TARİHİ : 25.04.2023

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : 6136 sayılı Yasaya aykırılık
HÜKÜM : Mahkumiyet

Sanıklar hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Şanlıurfa Cumhuriyet Başsavcılığının 18.01.2016 tarihli iddianamesi ile sanık hakkında 6136 sayılı Ateşli Silahlar ve Bıçaklar ile Diğer Aletler Hakkında Kanun’un (6136 sayılı Kanun) 13 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca dava açılmıştır.
2. Şanlıurfa 7. Asliye Ceza Mahkemesinin, 10.02.2016 tarihli kararı ile sanıklar hakkında 6136 sayılı Kanun’a muhalefet suçundan, 6136 sayılı Kanunun 13 üncü maddesinin ikinci fıkrası, 62 nci maddesi, 52 nci maddesinin ikinci fıkrası ve 54 üncü maddesi uyarınca 4 yıl 2 ay hapis ve 8320 TL adli para cezası ile cezalandırılmalarına ve suça konu silah ve eklerinin müsaderesine karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık …’nin temyiz sebepleri, suçun unsurlarının oluşmadığına, eksik araştırma ve incelemeyle karar verildiğine ve beraat kararı verilmesi gerektiğine,
Sanık …’nin temyiz sebepleri, suçun unsurlarının oluşmadığına, eksik araştırma ve incelemeyle karar verildiğine ve beraat kararı verilmesi gerektiğine ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR
1. Dava konusu olay, sanık …’nin evinde uzun namlulu silahla deneme atışı yapıldığı ihbarı üzerine …’nin oğlu … ile birlikte ikamet ettiği evde yapılan aramada bir adet kaleşnikof marka silah ve 66 adet fişek ele geçirilmesine ilişkindir.
2. Görevlilerce düzenlenen 07.12.2015 tarihli tutanağa göre, bir bayan şahsın …’ye ait evde uzun namlulu silahla deneme atışı yapıldığını ihbar ettiği, 7 ay önce de …’nin kardeşi A.D.’nin evinde yapılan aramada üç adet uzun namlulu silah ele geçirildiği dikkate alındığında asılsız ihbar olmayacağının değerlendirildiği ifade edilmiştir.
3. Görevlilerce düzenlenen 07.12.2015 tarihli tutanağa göre, sanık …’nin ikametinde ve eklentilerinde yasak niteliğinde tabanca ve fişek bulundurduğu yönündeki ihbar üzerine gecikmesinde sakınca bulunan hal nedeniyle Cumhuriyet savcısının yazılı emri ile 07.12.2015 tarihinde yapılan aramada oda içerisinde kanepenin altında bir adet kaleşnikof marka silah ele geçirildiği belirtilmiştir.
4. Van Kriminal Polis Laboratuvarı Müdürlüğünün 08.12.2015 tarihli uzmanlık raporu ile ele geçen Kaleşnikof marka silahın atışa engel mekanik herhangi bir arızasının bulunmadığı, bu itibarla 6136 sayılı Kanun’a göre yasak niteliği haiz ve 12 nci maddenin dördüncü fıkrası kapsamındaki vahim nitelikteki ateşli silahlardan olduğu tespit edilmiştir.

IV. GEREKÇE
A.Tebliğname Yönünden
07.12.2015 tarihli tutanak içeriğinden …’nin evinde uzun namlulu silahla ateş edildiği yönündeki ihbar üzerine oğlu … ile birlikte ortak yaşadıkları ikamette yapılan aramada yasak nitelikte silah ele geçirildiği, atılı suçun oluşabilmesi için yasak nitelikteki silahın bulundurulmasının yeterli olması karşısında sanık …’nin oğlunun eve getirdiği silahtan haberi olduğu hususu da dikkate alındığında tebliğnamedeki bozma isteyen düşünceye iştirak edilmemiştir.
B.Temyiz sebeplerinin incelenmesinde
1. Sanık … yönünden
UYAP ortamından alınan nüfus kayıt örneğine göre sanığın hükümden sonra 03.09.2020 tarihinde öldüğünün belirtilmesi karşısında; bu husus araştırılarak, hakkındaki kamu davasının 5237 sayılı Kanun’un 64 üncü ve 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin sekizinci fıkrası gereğince ölüm nedeniyle düşürülmesi hususunun mahallince değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması bozmayı gerektirmiştir.

2. Sanık … yönünden
Olaylar olgular bölümünde belirtilen hususlar ile tüm dava dosyası kapsamındaki deliller birlikte değerlendirildiğinde, ihbar tutanağında olay günü silahla atış denemelerinin yapıldığının belirtildiğinden emanet olarak bulundurulduğu olduğu yönündeki savunmalara itibar olunmadığı ve sanık …’nün silahın oğlu sanık … tarafından ikamete getirilmiş olduğu yönündeki savunmasına karşılık, olay günü yapılan aramada silahın yerini kolluk birimlerine kendisinin gösterdiği ve aynı gün söz konusu silahla evinde atış denemeleri yapıldığı halde haberinin olmamasının hayatın olağan akışına aykırı olduğuna yönelik Mahkemenin suçun sübutu ve kabulünde isabetsizlik görülmemiş olup yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanığın yerinde görülmeyen temyiz sebepleri reddedilmiştir.

V. KARAR
1. Sanık … yönünden
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle Şanlıurfa 7. Asliye Ceza Mahkemesinin 10.02.2016 tarihli kararında sanık tarafından ileri sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanığın temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğnameye aykırı olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
2. Sanık … yönünden
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle Şanlıurfa 7. Asliye Ceza Mahkemesinin 10.02.2016 tarihli kararına yönelik sanığın temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğnameye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 25.04.2023 tarihinde karar verildi.