YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2023/217
KARAR NO : 2023/2443
KARAR TARİHİ : 25.04.2023
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇLAR : Kişiyi hürriyetinden yoksun kılma
HÜKÜMLER : Mahkûmiyet
Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Kahramanmaraş Cumhuriyet Başsavcılığı’nın, 21.03.2013 tarihli iddianamesi ile sanıkların, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 37 nci maddesinin birinci fıkrası delaletiyle 109 uncu maddesinin ikinci ve üçüncü fıkrasının (a ve b) bentleri, 86 ncı maddesinin ikinci fıkrası ve üçüncü fıkrasının (e) bendi uyarınca cezalandırılması talep olunmuştur.
2. Kahramanmaraş 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 17.12.2014 tarihli kararı ile sanıklar hakkında kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan 5237 sayılı Kanun’un ikinci ve üçüncü fıkrası uyarınca 6 yıl, kasten
yaralama suçunundan 86 ncı maddesinin ikinci fıkrası, üçüncü fıkrasının (e) bendi uyarıca 5 ay uyarınca cezalandırılmasına karar verilmiştir.
3. Kahramanmaraş 2. Ağır Ceza Mahkemesinin, 17.12.2014 tarihli kararının sanıklar müdafii tarafından temyizi üzerine, Yargıtay 8. Ceza Dairesinin 16.05.2022 kararı ile, “Olay günü sanıklar … ve …’ün diğer sanıklarla birlikte mağdur …’nın sürücülüğünü yaptığı aracı araçlarıyla takip ettikleri, daha sonra sanık …’ün sürücülüğünü yaptığı aracın, mağdur …’nın aracının önünü keserek durdurduğu, bunun üzerine mağdur …’nın aracıyla geri geri giderek kaçmak istediği sırada, sanık …’in sürücülüğünü yaptığı içinde temyiz dışı sanık …’nın da olduğu aracın mağdur …’nın aracına arkadan çarparak durdurduğu, sanıklar … ve …’nın araçtan inerek mağdur …’nın aracından inmesine engel oldukları, yine diğer araçtan inen sanıklar …, … ve …’in mağdur …’ya silah doğrulttukları, bu sırada sanık …’ün elindeki silahın kabzesi ile sanık …’ün de elektro şok aletiyle mağdur …’yı yaraladığı olayda, sanıklar … ve …’ün mağdur …’ya yönelik gerçekleştirdikleri kasten yaralama eylemlerinin bu mağdura yönelik kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçunun unsuru olduğu gözetilmeden, sanıklar … ve …’ün 5237 sayılı TCK.nın 44. maddesi uyarınca en ağır suçtan aynı Kanun’un 109/2, 109/3-a, b maddeleri gereğince cezalandırılması yerine eylemin ikiye bölünerek sanıklar … ve … hakkında ayrıca kasten yaralama suçlarından da mahkumiyet hükmü kurulması” nedeniyle bozulmasına karar verilmiştir.
4. Bozma sonrası, Yargıtay ilamına uyularak yapılan yargılamada; Kahramanmaraş 2. Ağır Ceza Mahkemesinin, 25.11.2022 tarihli kararı ile sanıklar hakkında kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan 5237 sayılı Kanun’un 109 uncu maddesinin ikinci ve üçüncü fıkrasının (a ve b) bentleri ile 62 nci maddesi uyarınca 5 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına, 53 üncü maddesi uyarınca hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanıklar müdafiinin temyiz istemi, suçun unsurlarının oluşmadığına, sanıkların suç kasıtlarının bulunmadığına, alt sınırdan uzaklaşılarak ceza tayin edilmesi, ağırlatıcı nedenlerin uygulanması ve lehe hükümlerin uygulanmama hususunun hukuka aykırı olduğuna, kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna, beraat kararları verilmesi gerektiğine ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
1. Dava konusu olay, sanıklar … ve …’e ait işyerinde çalışan katılan ile aralarında duygusal birliktelik olan sanık …’ün eşi mağdur …’ın, katılanın Kahramanmaraş’taki babasının evine giderek orada kalmaya başladıkları, olay günü sanıklar ile temyiz dışı sanıkların, katılan ile mağdurenin seyir halinde bulundukları aracın önünü araçla keserek durdurdukları, sanık …’ün silahın kabzesi ile sanık …’ün ise elektro şok aletiyle araçtan inmeye çalışan katılana vurup yaraladıkları ve araçtan inmesini engellemeye çalıştıkları, bu sırada mağdur …’ı araçlarına zorla bindirerek olay yerinden uzaklaştıkları iddiasına ilişkindir.
2. Görevlilerce düzenlenen 24.12.2012 tarihli adli rapora göre, katılanın basit tıbbi müdahale ile giderilebilir şekilde yaralandığı, hayati tehlikesinin olmadığı belirtilmiştir.
IV. GEREKÇE
1. Mahkemece 5237 sayılı Kanun’un 3 üncü maddesi ve 61 inci maddesinin birinci fıkrasına göre; “suçun işleniş şekli, suçun işlenmesindeki özellikler, suç konusunun önem ve değeri, meydana gelen zarar ve tehlikenin ağırlığı, birden fazla ağırlaştırıcı maddenin bir arada bulunması dikkate alınarak alt sınırdan uzaklaşarak” şeklinde somut ve yeterli gerekçe gösterilerek hapis cezasına hükmedilmesinde hukuka aykırılık görülmemiş olup temyiz istemi reddedilmiştir.
2. Sanıkların, katılanı hürriyetinden yoksun kılmaya yönelik eylemleri bilerek ve isteyerek gerçekleştirdikleri, atılı suçun işlenmesi için genel kastın yeterli olduğu, ayrıca özel bir saikinin bulunmasına gerek olmadığı, kaldı ki; katılanı yaraladıkları da gözetildiğinde, sanıklar müdafiinin bu yöndeki temyiz itirazları yerinde görülmemekle, hükümde bu hususta hukuka aykırılık görülmemiştir.
3. Mahkemece, hapis cezasının miktarı dikkate alınarak sanıklar hakkında, 5237 sayılı Kanun’un 50 nci maddesi ve aynı Kanun’un 51 inci maddesi ile 5271 sayılı Kanun’un 231 inci maddesinin uygulanmamasında bir isabetsizlik görülmemiştir.
4. Olaylar olgular bölümünde belirtilen hususlar ile dava dosyası kapsamındaki tüm deliller birlikte değerlendirildiğinde, atılı suçun sanıklar tarafından temyiz dışı sanıklar ile fikir ve eylem birliği içerisinde işlendiğine yönelik Mahkemenin suçun sübutu ve kabulünde isabetsizlik görülmemiş olup yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemlerin sanıklar tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasıflarının ve yaptırımların düzeltme nedeni dışında doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanıklar müdafiinin yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri de reddedilmiştir.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Kahramanmaraş 2. Ağır Ceza Mahkemesinin, 25.11.2022 tarihli kararında sanıklar müdafiinin temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanıklar müdafiinin temyiz itirazlarının reddiyle hükümlerin, Tebliğnameye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 25.04.2023 tarihinde karar verildi.