Yargıtay Kararı 20. Hukuk Dairesi 2008/9412 E. 2008/13393 K. 20.10.2008 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2008/9412
KARAR NO : 2008/13393
KARAR TARİHİ : 20.10.2008

MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi

Taraflar arasındaki kadastro tesepitine itiraz davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı …tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:

K A R A R

Hükmüne uyulan Yargıtay 20. Hukuk Dairesinin 14.06.2007 gün ve 2007/5340-8137 sayılı bozma kararında özetle; “Mahkemece davacı gerçek kişinin kazandırıcı zamanaşımı ile zilyetliğe dayanarak açmış olduğu davada çekişmeli taşınmazların tamamının kesinleşen orman kadastro sınırları dışında kaldığı belirlenmiş, uzman ziraat bilirkişi raporuna göre çekişmeli 242 ada 7 parselin tamamı ile 8 parselin (B) harfli bölümünün çalılık ve makilikten açıldığı ve imar ihyanın tamamlanmadığı saptandığından bu bölümleri yönelik olarak davanın reddi ile bu taşınmazların hazine adına tesciline, diğer taşınmazlar yönünden ise davacı yönünden kazandırıcı zamanaşımı ile zilyetlik koşullarının oluştuğu kabul edilerek davanın kabulü ile davacı adına tesciline karar verilmiştir.
Ancak toplanan deliller, tüm dosya kapsamı ve uzman bilirkişi raporlarından çekişmeli taşınmazların yörede 1980 yılında yapılan arazi kadastro çalışmalarında 228 sayılı genelge gereğince belirlenen idari orman sınırlarına göre orman alanı olarak sınırlandırıldığı ve tescil harici bırakıldığı, ancak daha sonra 1992 yılında ilan edilen orman kadastro çalışmasında bu sınırlara uyulmayarak çekişmeli taşınmazın orman sınırları dışında bırakıldığı anlaşılmaktadır. Çekişmeli taşınmaz yörede 1980 yılında yapılan arazi kadastro çalışmasında devlet ormanı olarak tescil harici bırakıldığına ve yörede 16.06.1992 tarihinde ilan edilen bir orman kadastro çalışması bulunduğuna göre dava konusu olan taşınmazların öncesinin orman olduğu, paftada Devlet ormanı olarak tescil harici bırakıldığı, yörede orman kadastro çalışması yapılıp taşınmaz orman sınırları dışında bırakılıncaya kadar taşınmazın orman niteliğini koruduğu, bu niteliği ile paftada tescil harici bırakılan taşınmazların orman sınırları dışına çıkarılıncaya kadar olan zilyetliğe değer verilemeyeceği hususu Yargıtay’ın yerleşik uygulamaları ve HGK’nun 12.05.2004 tarih ve 8-242-292 sayılı kararından anlaşılmaktadır. Bu nedenle davacı gerçek kişinin yörede orman kadastro çalışmaları yapılarak taşınmazların orman sınırları dışında bırakılıncaya kadar olan zilyetliğine değer verilemeyeceği, orman sınırları dışına çıkarma tarihi ile dava tarihi olan 26.11.2001 tarihi arasındaki zilyetliğin ise 20 yıla ulaşmadığı ve ortada 20 yıllık kazandırıcı zamanaşımı ile zilyetlik süresinin de mevcut olmadığı açıktır. Mahkemece bu hususlar gözönüne alınarak davacı gerçek kişinin açtığı davanın tamamen reddine, çekişmeli taşınmazla ilgili bu dava genel mahkemeden aktarma sureti ile kadastro mahkemesine gönderildiğinden, 3402 Sayılı Yasanın 30/2 maddesi gereğince vasfı belirtilmek sureti ile Hazine adına tapuya tescili yolunda sicil oluşturarak hüküm kurulması” gereğine değinilmiştir. Mahkemece, bozma kararına uyulduktan sonra davanın reddine ve dava konusu … Kasabası 242 ada 6, 7 ve 8 parsellerin badem bahçesi niteliği ile Hazine adına tapuya tesciline, üzerindeki badem ağaçlarının davacı …’ye ait olduğunun tapunun beyanlar hanesine şerh verilmesine karar verilmiş, hüküm davacı …tarafından temyiz edilmiştir.
Dava dilekçesindeki açıklamaya göre dava, kadastro tespitine itiraz niteliğindedir.
Çekişmeli taşınmazların bulunduğu yerde tesbit tarihinden önce 16.06.1992 tarihinde ilanı yapılıp kesinleşen orman kadastrosu ve 2/B madde uygulaması bulunmaktadır.

Dosya kapsamına ve mahkemece uyulan bozma kararı gereğince işlem yapılarak hüküm kurulmuş olduğuna göre, yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle, usul ve yasaya uygun olan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı onama harcının temyiz edene yükletilmesine 20/10/2008 gününde oybirliği ile karar verildi.