YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/8635
KARAR NO : 2009/10530
KARAR TARİHİ : 23.06.2009
MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki davanın yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı gerçek kişi ve davalı Hazine tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Çekişmeli … Köyü 101 ada 583 parsel sayılı taşınmaz, 1938 Hektar 4352.55 m2 miktarla Köprüdere Devlet Ormanı adı altında tapuda kayıtlıdır. Davacı gerçek kişi adına tapuda kayıtlı olan bir kısım yerinin kesinleşen orman kadastro sınırları dışında kalmasına rağmen Köprüdere Devlet Ormanı’nın içinde tapuya kadedildiğini ileri sürerek 22/07/2004 tarihinde Vize Sulh Hukuk Mahkemesinde dava açmış ve bu bölümün tapusunun iptal edilerek adına tescilini istemiştir.
Mahkemece davanın kısmen kabulüne; … bilirkişisi …n 02/10/2006 tarihli krokisinde (A) harfi ile gösterilen 8000 m2’lik bölüm tefrik edilerek aynı ada 900 parsel nosu verilmek suretiyle davacı adına tapuya tesciline karar verilmiş, hüküm davacı gerçek kişi ile davalı Hazine tarafından temyiz edilmiştir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yörede 1968 yılında seri bazında orman kadastrosu yapılmış, 04/04/1968 tarihinde ilan edilerek kesinleşmiştir.
Hazine tarafından karar, çekişmeli taşınmazın bilirkişi krokisinde (A) harfi ile gösterilen bölümü yönünden temyiz edilmiştir. Davacının dayanmış olduğu Mart 1940 tarih 1 numaralı sicilden gelen 2510 Sayılı Yasa gereğince oluşan tapu kaydı, Doğusu: …, Batısı: yol, Kuzeyi: Kalemir Deresi, Güneyi: yol sınırları itibarıyla her yere uyabilecek niteliktedir. Bir an için tapunun çekişmeli yere ait olduğu kabul edilse dahi bu yer yörede ilk kez 1965 yılında yapılan orman kadastrosu sırasında orman olarak sınırlandırılıp Köprüdere Devlet Ormanı adı altında tapunun 08/08/1983 tarih, Cilt: 186, Sahife: 29, No: 22’de tescil edilmiştir. Yörede orman kadastrosu 1744 Sayılı Yasa hükümlerine göre yapılmıştır. Tapu maliklerine 10 yıllık süre içerisinde dava açma … 28/05/1987 tarihinde yürürlüğe giren 3373 Sayılı Yasa ile tanınmıştır.
Ayrıca, 3402 Sayılı Yasanın 12. maddesinde bulunan “ 30 günlük ilan süresi geçtikten sonra, dava açılmayan kadastro tutanaklarına ait sınırlandırma ve tespitler kesinleşir.
Kadastro müdürü tarafından onaylanarak kesinleşen tutanaklar ile kadastro mahkemesinin kesinleşmiş kararları; kesinleşme tarihleri tescil tarihi olarak gösterilmek suretiyle en geç 3 ay içinde tapu kütüklerine kaydedilir.
Bu tutanaklarda belirtilen haklara, sınırlandırma ve tespitlere ait tutanakların kesinleştiği tarihten itibaren on yıl geçtikten sonra, kadastrodan önceki hukuki sebeplere dayanarak itiraz olunamaz ve dava açılamaz (Ek cümle: 25/02/2009-5841 S.K./2.mad). Bu hüküm, iddia ve taşınmazın niteliğine yahut Devlet veya diğer kamu tüzel kişileri dahil, tarafların sıfatına bakılmaksızın uygulanır. “ hükmü gereğince de 10 yıllık süre geçirilmiştir. Bu nedenle, dinlenme olanağı dahi bulunmayan davanın esasına girilerek bilirkişi krokisinde (A) harfi ile gösterilen 8000 m2’lik bölümün davacı adına tesciline karar verilmesi usul ve yasaya aykırıdır. Açıklanan nedenlerle gerçek kişinin temyiz itirazları yerinde değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle; davacı gerçek kişinin temyiz itirazlarının REDDİNE, davalı Hazinenin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA 23/06/2009 gününde oybirliği ile karar verildi.