YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/11891
KARAR NO : 2009/14502
KARAR TARİHİ : 12.10.2009
MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi
Taraflar arasındaki orman kadastrosuna itiraz davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davalılardan Hazine ile … ve … tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Davacı … Bakanlığı, … Köyü 6824 ada ve 1 (imar uygulaması ile 5 ve 6 parsel olmuş) sayılı taşınmazın davalı … ve … adına tapuda kayıtlı olduğunu, yörede 07.12.1995 tarihinde ilk kez yapılan ve 20.02.2002 – 20.08.2002 tarihleri arasında ilan edilen orman kadastrosu sırasında, öncesi yaklaşık 960 m2’lik kısmı orman olan taşınmazın kadastro komisyonu tarafından orman sayılmayarak orman alanı dışında bırakıldığını, işlemin iptali ile taşınmazın yaklaşık 960 m2’lik kısmının orman alanı içine alınmasını istemiştir. Mahkemece davanın kısmen kabulüne, 27.09.2005 tarihli krokide 5 parselin (A1)=329,383 m2, (A3)=495,352 m2, 6 parselin (A1)=116,713 m2 ve (A5)=287,345 m2’lik bölümlerinin orman tahdidi içine alınmasına ve 6831 Sayılı Yasanın 11/4. maddesi gereğince orman niteliği ile tesciline, krokide 5 ve 6 parsellerin (A2) işaretli bölümleri orman tahdidi içinde kaldığı anlaşıldığından hukuki yarar yokluğundan reddine karar verilmiş, hüküm davalılardan Hazine ile … ve … tarafından temyiz edilmiştir.
Dava dilekçesindeki açıklamaya göre dava, altı aylık süre içinde açılan orman kadastrosuna itiraz niteliğindedir.
İncelenen dosya kapsamına, kararın dayandığı gerekçeye, uzman orman bilirkişi tarafından eski tarihli hava fotoğrafları ve memleket haritasına dayalı olarak yöntemine uygun biçimde yapılan inceleme ve araştırmada çekişmeli taşınmazın kısmen orman sayılan kısmen orman sayılmayan yerlerden olduğu anlaşıldığına ve yazılı biçimde hüküm kurulmasında bir isabetsizlik bulunmadığına göre, yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddi ile usul ve yasaya uygun olan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı onama harcının gerçek kişilere yükletilmesine, Hazineden harç alınmasına yer olmadığına 12/10/2009 gününde oybirliği ile karar verildi.