Yargıtay Kararı 20. Hukuk Dairesi 2009/8984 E. 2009/10729 K. 25.06.2009 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/8984
KARAR NO : 2009/10729
KARAR TARİHİ : 25.06.2009

MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi
DAVALILAR : HAZİNE- …- …
MÜDAHİL : …

Taraflar arasındaki kadastro tespitine itiraz davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı … Yönetimi, davalı Hazine, müdahil gerçek kişi tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:

K A R A R

Davacı … Yönetimi, … … Köyü 102 parsel sayılı 5100 m2 yüzölçümünde davalı gerçek kişi adına tapuda kayıtlı olan taşınmazla ilgili olarak açmış oldukları kadastro tespitine itiraz davasında çekişmeli taşınmazın tamamının kesinleşen orman sınırları dışında kaldığı kabul edilerek kadastro mahkemesinin 1972/13-23 sayılı ilamı ile davanın reddine karar verildiğini, ancak sonraki tapu maliki olan … … Mestçi tarafından tapu kaydındaki 2/B şerhinin silinmesi talebi ile açılan … 2.Asliye Hukuk Mahkemesinin 2001/342-182 sayılı dosyasında uzman bilirkişilerce aynı çekişmeli taşınmazın bir bölümünün kesinleşen orman sınırları içinde kaldığının saptandığını, aynı konuda bilirkişilerce düzenlenen farklı raporlar olduğunu belirterek kadastro mahkemesinin 1972/14 sayılı dosyasında yargılamanın iadesine karar verilmesini ve 102 parselin tapu kaydının iptali ile orman niteliği ile hazine adına tapuya tesciline karar verilmesini talep etmiştir. Mahkemece her iki dosyadaki uzman bilirkişi raporlarının farklı olması nedeni ile yargılamanın iadesi sebebi yerinde görülerek davanın kabulü ile yapılan incelemede kesinleşen orman sınırları içinde kaldığı saptanan 521.35 m2’lik bölümün tapu kaydının iptali ile orman niteliği ile Hazine adına tapuya tesciline, paşamandıra devlet ormanı ile birleştirilmesine, 2/B madde uygulamasına konu olduğu anlaşılan (B) harfli 2376.53 m2’lik bölümün ise tarla niteliği ile Hazine adına tapuya tesciline, kesinleşen orman sınırları dışında kaldığı saptanan 1700.84 m2’lik bölümün ise davalı gerçek kişi adına tapuya tesciline, müdahil … ın talebinin tesbit tarihinden sonraya ilişkin olduğu anlaşılmakla mahkemenin görevsizliğine görevli mahkemenin … Asliye Hukuk Mahkemesi olduğuna karar kesinleştiğinde dosyanın Asliye Hukuk Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir. Hüküm davacı … Yönetimi, davalı Hazine, müdahil gerçek kişi tarafından temyiz edilmektedir.
Yörede 1971 yılında yapılan kadastro çalışmasında … … köyü 102 parsel sayılı taşınmazın tarla niteliği ile 5100 m2 olarak 37 nolu vergi kaydına dayanarak … adına tesbit edildiği, orman yönetimi tarafından tesbite itiraz edilmesi üzerine kadastro mahkemesinde yapılan yargılamada ziraat mühendisi ……tarafından düzenlenen 29.08.1974 tarihli 102 parsel sayılı taşınmazın 6 ila 10 nolu orman tahdit noktalarının dışında kaldığına ve kültür arazisi olduğuna ilişkin rapor ve kroki esas alınarak kadastro mahkemesinin 18.06.1975 tarih 1972/14-23 sayılı kararı ile davanın reddi ile çekişmeli taşınmazın tesbit gibi davalı gerçek kişi adına tapuya tesciline karar verildiği, bu hükmün temyiz edilmeden 08.11.1975 tarihinde kesinleştiği, daha sonra … tan satış yolu ile taşınmazı alan ve tapu maliki olan … … Mestçi tarafından Orman Yönetimine yönelik olarak 21.06.2001

tarihinde çekişmeli 102 parsel sayılı taşınmazın tapu kaydındaki 2/B şerhinin kaldırılması talebiyle açtığı dava sonucu … 2.Asliye Hukuk Mahkemesinin 07.04.2003 tarih 2001/342-182 sayılı kararı ile, Kadastro Mahkemesinin 1972/14 1975/23 sayılı kararı kesin hüküm kabul edilerek çekişmeli 102 sayılı parselin tapu kaydındaki 2/B şerhinin silinmesine dair verilen karar Yargıtay 1.Hukuk Dairesinin 18.06.2003 gün 2003/6675-7392 sayılı kararı ile onanarak kesinleşmiştir.
Toplanan deliller, uzman bilirkişi raporları ve tüm dosya kapsamından çekişmeli taşınmazla ilgili kadastro mahkemesinin 1972/13-23 sayılı dosyada konusunda uzman olmayan ziraat mühendisi bilirkişinin verdiği rapora göre taşınmazın 1939 yılında kesinleşen orman kadastro çalışmasında orman sınırları dışında kaldığının bildirilmesi üzerine Orman Yönetiminin davasının reddine karar verildiği sözü edilen rapora ekli krokilerin birinde 102 sayılı parsel orman sınırına uzak bir yerde, diğerinde ise orman sınırına bitişik olarak gösterildiği, dava dosyasına 1939 yılı tahdit harita ve tutanaklarının getirtilmediği, konusunda uzman olmayan bilirkişinin uygulaması nasıl yaptığının anlaşılmadığı, bilirkişinin görevini açıken savsaklayıp kötüye kullandığı anlaşıldığı, rapor tarihi esas alındığından suç zamanaşımı süresinin çokdan geçmesi nedeniyle bilirkişi hakkında ceza kavuşturmasına başlanıp karar verilme olanağının bulunmadığı, Orman Yönetiminin bu durumu … Asliye (2) Hukuk Mahkemesinin 07/04/2003 gün 2001/342-182 sayılı kararının kesinleşmesiyle öğrenip H.Y.U.Y.’nın 447.maddesi hükmüne göre süresinde açtığı, somut olayda; H.Y.U.Y.’nın 445. maddesinin ikinci fıkrasındaki yargılamanın iadesi koşullarının bulunduğu kabul edilerek davanın kabulü yolunda kurulan hükümde bir isabetsizlik bulunmamaktadır. Ancak kadastro hakimi çekişmeli taşınmazın tesbit tarihindeki durumunu belirleyerek hüküm kurmakla yükümlüdür. Çekişmeli taşınmaz 03.06.1969 tarihinde gerçek kişi adına tesbit edilmiş olup, tarih itibarı ile yörede sadece 1939 yılında yapılan orman kadastro çalışması kesinleşmiştir. Kadastro hakimi tesbit tarihindeki hukuki durumu gözönünde bulundurarak uyuşmazlığı çözmesi gerekir. Tesbit tutanağının düzenlendiği tarihde 2376.53 m2’lik bölüm kesinleşen orman sınırları içinde bulunmaktadır. 1744 Sayılı Yasa bu tarihden dört yıl sonra yürürlüğe girmiştir. Bu durumda tespit tarihinden sonra 2/B madde uygulamasına konu olan ancak tesbit tarihinde orman sınırı içinde bulunan (B) harfli bölümün de orman niteliği ile Hazine adına tapuya tesciline karar verilmesi gerekirken 2/B uygulamasının kesinleştiği kabul edilerek bu bölümün tarla niteliği ile hazine adına tapuya tescili doğru değil ise de bu husus hükmün bozulmasını ve yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden hükmün düzeltilerek onanması uygun görülmüştür.Bu nedenle hükmün 1.bendi 2.paragraftaki ‘kırmızı ile … ve (B) harfi ile gösterilen 2376.53 m2 bölümün tarla vasfı ile Hazine adına’ cümlesinin hükümden çıkartılarak bunun yerine ‘kırmızı ile … (B) harfli 2376.53 m2’lik bölümün orman niteliği ile Hazine adına “cümlesinin H.Y.U.Y.’nın 438/7.maddesi gereğince hükme eklenerek bu şekliyle hükmün düzeltilerek ONANMASINA, aşağıda yazılı onama harcının Orman Yönetimine ve gerçek kişiye yükletilmesine, Hazineden harç alınmasına yer olmadığına 25/06/2009 gününde oybirliği ile karar verildi.