YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2008/9630
KARAR NO : 2008/13840
KARAR TARİHİ : 27.10.2008
MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi
Taraflar arasındaki orman kadastrosuna ve kadastro tesbitine itiraz davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davacılardan … ve … … ile davalı … tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Kadastro sırasında … Köyü 103 ada 1, 107 ada 1, 108 ada 1 ve 109 ada 1 parsel sayılı taşınmazlar, senetsiz ve belgesizden orman niteliği ile Hazine adına tespit edilmiştir. Davacı … …; vergi kaydı, ırsen intikal, paylaşım ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine tutunarak 107 ada 1 parsel sayılı taşınmazın, … …; vergi kaydı, ırsen intikal, paylaşım ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine tutunarak 103 ada 1 parselin, …; ırsen intikal, paylaşım ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine tutunarak 103 ada 1, 107 ada 1, 108 ada 1 ve 109 ada 1 parsel sayılı taşınmazların bir bölümlerinin adlarına tapuya tescili istemiyle ayrı ayrı dava açmışlardır. Mahkemece dava dosyaları birleştirildikten sonra, … … ve … … tarafından açılan davaların reddine, … tarafından 108 ada 1 ve 109 ada 1 parsellere ilişkin açılan davanın feragat nedeniyle, 107 ada 1 parsele ilişkin davanın ispatlanamadığından reddine, 103 ada 1 parsele ilişkin davanın kısmen kabulüne, fen bilirkişiler tarafından düzenlenen 21.9.2007 havale tarihli krokili raporda (d1) ile işaretlenen 103 ada 1 parselin 5.260 m2 yüzölçümlü bölümünün … adına tapuya tesciline, kalan bölümü ile 107 ada 1, 108 ada 1 ve 109 ada 1 parsel sayılı taşınmazların tespit gibi orman niteliği ile Hazine adına tapuya tescillerine karar verilmiş, hüküm davacılardan … ve … … ile davalı … tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, orman kadastrosuna ve kadastro tespitine itiraz niteliğindedir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde 3402 Sayılı Yasanın 5304 Sayılı Yasa ile değişik 4. maddesi uyarınca yapılan orman kadastrosu vardır.
1) Davacılardan … ve … …’ın temyiz itirazları fen bilirkişiler tarafından düzenlenen 21.09.2007 havale tarihli krokili raporda 103 ada 1 parselin (C) ve (D) , 107 ada 1 parselin (B) ile işaretlenen bölümlerine yönelik olup, İncelenen dosya kapsamına, kararın dayandığı gerekçeye ve temyize konu taşınmazların, uzman orman bilirkişi tarafından resmi belgelere dayalı olarak yöntemine uygun biçimde yapılan inceleme ve araştırmada orman sayılan yerlerden olduğu anlaşıldığından yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddi ile aleyhlerindeki usul ve yasaya uygun olan hükmün ONANMASINA,
2) Davalı … Yönetiminin temyiz itirazları 103 ada 1 parsel sayılı taşınmazın fen bilirkişiler tarafından düzenlenen 21.09.2007 havale tarihli krokili raporda “d1” ile işaretlenen 5.260 m2 yüzölçümlü bölümüne yönelik olup mahkemece bu yer hakkında verilen karar usul ve yasaya aykırıdır. Şöyle ki; temyize konu taşınmazın dört tarafı 103 ada 1 sayılı orman parseli ile çevrili olup diğer taraftan temyize konu yerin doğusu , batısı ve kuzeyi aplikeli memleket haritasında yeşil renkli ormanlık alanda gözükmekte, davacı …’te tapu kaydına tutunmamıştır . Bu durumda temyize konu taşınmaz orman bütünlüğü içinde bulunmakta ve 6831 Sayılı Yasanın 17/2 maddesi uyarınca orman içi açıklığı niteliğindedir.
6831 Sayılı Yasanın 17. maddesi, orman içi açıklıklarda tarım ve inşaat yapılmasına, hayvancılık amacı ile ağıl yapılmasına, bu kesimlerin özel mülke dönüşmesine izin vermez.
6831 Sayılı Yasa, madde: 17/1-2
Devlet ormanları içinde bu ormanların korunması, istihsal ve imarı ile alakalı olarak yapılacak her nevi bina ve tesisler müstesna olmak üzere; her çeşit bina ve ağıl inşaası ve hayvanların barınmasına mahsus yerler yapılması ve tarla açılması, işlemesi, ekilmesi ve orman içinde yerleşilmesi yasaktır.
Devlet Ormanlarının herhangi bir suretle yanmasından veya açıklıklarından faydalanılarak işgal, açma veya herhangi şekilde olursa olsun kesme, sökme, budama veya boğma yollarıyla elde edilecek yerlerle buralarda yapılacak her türlü yapı ve tesisler, şahıslar adına tapuya tescil olunamaz. Buralara doğrudan doğruya orman idaresince el konulur. Yanan orman alanlarındaki her türlü emval Orman Genel Müdürlüğünce değerlendirilir (03/07/2004 gün ve 5112 Sayılı Yasa ile değişik hali).
Yasa metninden açıkça anlaşıldığı gibi, hangi nedenle olursa olsun orman içi açıklıklarda tarım, inşaat ve hayvancılık yapmak amacı ile ağıl yapılamaz. Bu tür yerler özel mülk olamaz. Yönetim derhal el koyma hakkına sahiptir. Orman içi açıklıklardan yararlanabilmek için zorunlu olarak orman kullanılacaktır. Bu kullanım nedeniyle yeni açma, genişletme, yangın oluşması önlenemeyecek ve orman bütünlüğü bozulacaktır.
Ayrıca, bu tür taşınmazların öncesinin orman olma zorunluluğu yoktur. Zira, öncesi orman olan ve ormandan açılan taşınmazlar, 6831 Sayılı Yasanın 1. maddesi ve Yargıtay uygulamaları gereği oluşan kesin içtihatlara göre zaten orman sayılmaktadır. 17. maddede tanımı yapılan olgu, öncesi orman iken açılan yerlerle beraber ayrıca [HANGİ NEDENLE OLURSA OLSUN ORMAN İÇİ AÇIKLIKLARIN KAZANILAMAYACAĞI İLKESİNİ İÇERMEKTEDİR VE AMACI ORMAN BÜTÜNLÜĞÜNÜ KORUMAKTIR].
Yasa koyucu ayrı bir kavram oluşturmuş ve hangi nedenle olursa olsun orman içi açıklıklarda tarım ve inşaat ile özel mülke dönüşme yolunu kapamıştır. Bu itibarla, dava konusu taşınmazların memleket haritasında açık alanda gözükmesi bu olguyu değiştirmez. Etrafı ormanla çevrili olan taşınmazlar özel mülke dönüşüp, tarım ve inşaata açıldığında orman bütünlüğünün bozulacağı tartışmasızdır. Dairemizin bu yoldaki kararları Yargıtay Hukuk Genel Kurulunca benimsenmiş ve yerleşik kararlar halini almıştır [Y.H.G.K.’nun 10.12.1997 gün ve 1997/20-830/1034, 10.12.1997 gün ve 1997/20-808/1039, 22.10.2003 gün ve 2003/20-665/614 sayılı ve yine orman kadastrosunun kesinleştiği tarihten sonra 20 yıldan fazla süre geçse dahi orman içi açıklık konumunda olan taşımazların zilyedlik yoluyla kazanılamayacağı konusundaki 11.10.2004 gün ve 2004/7-531-582 sayılı kararları].
Tapu ve zilyetlik yoluyla kişi ve kurumların ormandan toprak kazanmasını sağlayan 3402 Sayılı Yasanın 45. maddesinin ilgili fıkraları da Anayasa Mahkemesinin 01.06.1988 gün ve 31/13 E.K.; 14.03.1989 gün ve 35/13 E.K. ve 13.06.1989 gün ve 7/25 E.K. sayılı kararları ile iptal edilmiş ve kalan fıkraları da 03.03.2005 gününde yürürlüğe giren 5304 Sayılı Yasanın 14. maddesi ile yürürlükten kaldırılmıştır.
Ayrıca; orman içi açıklık ve boşluklar ile orman ve toprak muhafaza karakteri taşıyan funda ve makilik alanlar, yasa gereği orman sayıldığı için, 15.07.2004 günlü Resmi Gazetede yayınlanan Orman Kadastro Yönetmeliğinin 26. maddesinin (a) ve (j) bentleri gereğince Devlet
Ormanı olarak sınırlandırılması öngörülmüştür. Bu tür yerler zilyetlik yolu ile kazanılamaz ve özel mülk olarak tescil edilemez.
Mahkemece değinilen yönler gözetilerek davacılardan …’in de davasının reddi gerekirken, temyize konu taşınmazın özel mülke dönüşmesini sağlayacak biçimde davanın kabulü yolunda hüküm kurulması usul ve yasaya aykırıdır.
SONUÇ . 1) Yukarıda 1. bentte açıklanan nedenlerle davacılardan … ve … …’ın temyiz itirazlarının reddi ile aleyhlerindeki hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı onama harcının temyiz edenlere yükletilmesine,
2) Yukarıda 2. bentte açıklanan nedenlerle davalı … Yönetiminin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün 103 ada 1 parsel sayılı taşınmazın fen bilirkişiler tarafından düzenlenen 21.09.2007 havale tarihli krokili raporda (d1) ile işaretlenen 5.260 m2 yüzölçümlü bölümü yönünden BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde Orman Yönetimine iadesine 27/10/2008 günü oybirliği ile karar verildi.