YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2007/15331
KARAR NO : 2008/1649
KARAR TARİHİ : 04.02.2008
MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi
Taraflar arasındaki kadastro tespitine itiraz davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı Hazine tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Davacılar, Asliye Hukuk Mahkemesine … oldukları 17.03.1970 tarihli dava dilekçesinde sınırlarını bildirdikleri 14 parça taşınmazın tapuda kayıtlı olmadığını, kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği yolu ile taşınmaz elde etme koşullarının yararlarına oluştuğunu ve taşınmazların Medeni Yasanın 713. maddesi hükmü uyarınca adlarına tescilini talep etmişlerdir. Asliye Hukuk Mahkemesince 15.09.1972 tarihinde davanın kabulü ile sınırları ve yüzölçümleri gösterilen 14 adet taşınmazın davacı … … adına tesciline dair verilen karar Yargıtay 8. Hukuk Dairesinin 13.11.1973 tarih 1973/4629-6442 sayılı ilamı ile davacının dayandığı vergi kayıtlarının ayrı ayrı usulune uygun olarak mahallinde uygulanmadığı ve sınırlarının tam olarak tespit edilmediği, vergi kayıtlarının kısmen değişebilir ve genişlemeye elverişli sınırlar ihtiva ettiği; değişebilir ve genişlemeye elverişli sınırlardan bir kısmının zamanaşımı ile iktisabının mümkün olması ile birlikte bu konuda yeterli araştırma ve incelemenin yapılmadığı gereğine değinilerek bozulmuştur. Bozmadan sonra yargılama sırasında çekişmeli taşınmazların bulunduğu yörede genel arazi kadastrosu yapılmış ve Asliye Hukuk Mahkemesi dava dosyasını görevsizlikle Kadastro Mahkemesine göndermiş olup, mahkemece yeniden herhangi bir inceleme ve araştırma yapılmaksızın Asliye Hukuk Mahkemesince 03.06.1979 tarihinde mahallinde yapılan keşif ve bilirkişi raporları esas alınarak davanın kabulü ile sınırları gösterilen 14 adat taşınmazın … … mirasçıları adına tesciline karar verilmiş hüküm davalı Hazine tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, kadastro tespitine itiraz davası niteliğindedir.
Mahkemece yapılan araştırma ve inceleme hüküm kurmaya yeterli değildir. Şöyle ki; dosyada mevcut Tapulama Müdürlüğünün 18.08.1981 tarihli yazısından Asliye hukuk Mahkemesinde dava konusu olan taşınmazların Kuyulukavaklı birliği 178, 179, 180, 207, 208, 214, 217, 227, 228, 230, 258, 304, 316, 331, 332, 333, 335, 336, 337, 340, 341, 342, 537 ve 638 nolu parseller olarak tespitinin yapıldığı ve ilana çıkarıldığı, bu parsellerden 178, 179, 180, 207, 208, 214, 228, 304, 336, 337, 340, 341, 342 ve 638 nolu parsellere itiraz edilmediğinden tutanaklarının kesinleştirilerek Tapu Sicil Müdürlüğüne devir edildiği, 217, 227, 230, 258, 316, 331, 332, 333, 335 ve 537 nolu parsellerin ise tapu tespit tutanaklarına itiraz edilmesi üzerine
-2-
2007/15331 – 2008/1649
tapulama komisyonu karar ile Kadastro Mahkemesine devir edildiği anlaşılmaktadır. Görevsizlik kararından sonra tapulama mahkemesince 06.09.1983 tarihinde ilan yapılmış, ilan tutanağında Asliye Hukuk Mahkemesinde dava konusu olan 14 adet taşınmazın sınırları ve yüzölçümleri gösterilmiş ancak parsel numaraları belirtilmemiştir.
Dosyada mevcut tapulama tutanak suretlerinden 178 nolu parselin 60 nolu vergi kaydına dayanılarak 3900 m2 yüzölçümü ile 179 nolu parselin belgesizden kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanılarak 8600 m2 yüzölçümü ile 180 nolu parselin belgesizden kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanılarak 5400 m2 yüzölçümü ile 207 nolu parselin belgesizden kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanılarak 4850 m2 yüzölçümü ile 208 nolu parselin belgesizden kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanılarak 7800 m2 yüzölçümü ile 214 nolu parselin belgesizden kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanılarak 3700 m2 yüzölçümü ile 228 nolu parselin belgesizden kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanılarak 1373 m2 yüzölçümü ile 304 nolu parselin belgesizden kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanılarak 4050 m2 yüzölçümü ile 336 nolu parselin 191 nolu vergi kaydına dayanılarak 1891 m2 yüzölçümü ile 337 nolu parselin belgesizden kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanılarak 2200 m2 yüzölçümü ile 340 nolu parselin belgesizden kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanılarak 2000 m2 yüzölçümü ile 341 nolu parselin belgesizden kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanılarak 1861 m2 yüzölçümü ile 342 nolu parselin belgesizden kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanılarak 4640 m2 yüzölçümü ile … … ve arkadaşları adına tespit gördüğü ve tutanağın itirazsız kesinleştiği, 638 nolu parselin belgesizden kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanılarak 724 m2 yüzölçümü ile … … adına tespit gördüğü, tespit tutanağına itiraz edildiği ve tapulama komisyonunu 19.3.1981 tarihli kararı ile … … ve arkadaşları adına tapuya tesciline karar verildiği kesinleştiği anlaşılmaktadır. Çekişmeli 217 nolu parselin belgesizden kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanılarak 7900 m2 yüzölçümü ile 227 nolu parselin belgesizden kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanılarak 3350 m2 yüzölçümü ile 230 nolu parselin belgesizden kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanılarak 2700 m2 yüzölçümü ile 258 nolu parselin 6 ve 7nolu vergi kayıtlarına dayanılarak 5500 m2 yüzölçümü ile 316 nolu parselin 193 nolu vergi kaydına dayanılarak 4200 m2 yüzölçümü ile 331 ve 332 nolu parsellerin 208 nolu vergi kaydına dayanılarak 3050 ve 2150 m2 yüzölçümleri 335 nolu parselin 191 nolu vergi kayrına dayanılarak 6400 m2 yüzölçümü ile ve 537 nolu parselin belgesizden kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanılarak 11650 m2 yüzölçümü ile … … adına tespit edildiği; tespite gerçek kişilerin itiraz etmesi üzerine tapulama komisyonunun 19.3.1981 tarihli kararları ile … …, … …, …, …, … …,… ve … adlarına hisseleri oranında tesciline karar verildiği; tapulama komisyon kararına karşı … …’ın Kadastro Mahkemesinin 1981/159-1994/28 sayılı dava dosyası ile dava açtığı ve mahkemece davanın reddi ile çekişmeli … Köyü 217, 227, 230, 258, 316, 331, 332, 333, 335 ve 537 nolu parsellerin komisyon kararında olduğu gibi tapuya tesciline karar verildiği ve mahkeme hükmünün temyiz edilmeksizin kesinleştiği anlaşılmaktadır.
3402 Sayılı Kadastro Yasasının 5. maddesi gereğince çalışma alanında işe başlanılmadan önce hukuk mahkemelerinde, bu alandaki taşınmazlar hakkında görülmekte olan kadastro ile ilgili davaların listesi kadastro müdürlüğünce kadastro teknisyenliğine verilir. Bu listedeki davalı taşınmazların tespiti yapılınca, bunlarla ilgili tutanakları Kadastro Mahkemesine
-3-
2007/15331 – 2008/1649
gönderir. Çekişmeli … birliği 178, 179, 180, 207, 208, 214, 217, 227, 228, 230, 258, 304, 316, 331, 332, 333, 335, 336, 337, 340, 341, 342, 537 ve 638 nolu parseller Asliye Hukuk Mahkemesinde davalı olduğundan … hanesi boş bırakılmak suretiyle 3402 Sayılı Yasanın 5. maddesine göre Kadastro Mahkemesine gönderilmesi gerekirken bu yasa hükmü gözardı edilerek çekişmeli parsellerin … hanelerinin doldurulması ve tutanakların kesinleştirilerek Tapu Sicil Müdürlüğüne gönderilmesi yasal değildir ve hiçbir hukuki sonuç doğurmaz. Aynı Yasanın 27. maddesine göre mahalli mahkemelerden gelen ve görülmekte olan davalar hakkında ne şekilde işlem yapılacağı ve yine 30. maddesinde gerçek maliki re’sen belirleyeceği hükmü getirilmiştir. 3402 Sayılı Kadastro Yasasının 27. maddesi, kadastro tesbit tarihinden önce genel mahkemelerde davalı olan ve görevsizlik kararıyla kadastro mahkemesine gönderilen davalarda ne gibi işlem yapılacağını göstermektedir. Buna göre; öncelikle, orman yönetimi davaya dahil edilmeli ve 3402 Sayılı Yasanın 5, 27 ve 30 maddeleri dikkate alınarak çekişmeli Kuyulukavaklı birliği 178, 179, 180, 207, 208, 214, 217, 227, 228, 230, 258, 304, 316, 331, 332, 333, 335, 336, 337, 340, 341, 342, 537 ve 638 nolu parsellerin kadastro tespit tutanak asılları ve bu parsellerin yerlerini gösterir kadastro paftasının aslından çekilmiş fotokopisi getirtilerek Asliye Hukuk Mahkemesince 03.06.1979 tarihinde mahallinde yapılan keşif sonuçu alınan 11.07.1979 tarihli 1/2000 ölçekli kroki kadastro paftası üzerine aplike edilerek 11.07.1079 tarihli bu krokilerin kapsadığı kadastro parselleri tesbit edildikten sonra bu parsellerin davaya konu olduğu düşünülerek, davalı olduğu halde bu parsellerin yanlışlıkla kesinleştiği bunun hukukça değer taşımayacağı gözönünde bulundurularak, buna göre taraf delilleri toplanmalı, yörede orman kadastrosunun yapılıp yapılmadığı araştırılmalı, eğer yapılmış ise buna ilişkin işe başlama, çalışma, işi bitirme ve sonuçlarının askı ilan tutanakları ile taşınmazın bulunduğu yeri orman tahdit sınır noktalarıyla birlikte gösterir onaylı orman tahdit harita örneğinin bir sureti getirtilmeli, eğer taşınmazların bulunduğu yörede kesinleşmiş orman kadastrosu yoksa kesinleşmiş orman tahdidi bulunmadığı göz önünde bulundurulmalıdır.
Orman sınırlandırılması yapılmayan veya sınırlandırılmanın ilk olarak yapıldığı yerlerde, bir yerin orman niteliğinin ve hukuki durumunun 3116, 4785 ve 5658 Sayılı Yasa hükümlerine göre çözümlenmesi gerekir. 3116 Sayılı Yasa ile sadece devlet ormanları belirlenmiştir. 13.07.1945 tarihinde yürürlüğe giren 4785 Sayılı Yasanın 1. maddesi gereğince 2. maddesinde sayılan istisnalar dışında bütün ormanlar devletleştirilmiş, devletleştirilen ormanlardan bazıları sonradan yürürlüğe giren 5658 Sayılı Yasa ile iadeye tabi tutulmuştur. İadenin koşulları yasada gösterilmiştir.
Mahkemece, eski tarihli memleket haritası, … fotoğrafları ve varsa amenajman planı ilgili yerlerden getirtilip, önceki bilirkişiler dışında halen … ve Orman Bakanlığı ve bağlı birimlerinde görev yapmayan bu konuda uzman yüksek orman mühendisleri arasından seçilecek üç mühendis, bir ziraat mühendisi ve bir … elemanı aracılığıyla yeniden yapılacak inceleme ve keşifte, çekişmeli taşınmaz ile birlikte … araziye de uygulanmak suretiyle taşınmazın öncesinin bu belgelerde ne şekilde nitelendirildiği belirlenmeli; 3116, 4785 ve 5658 Sayılı Yasalar karşısındaki durumu saptanmalı; tapu ve zilyedlikle ormandan … kazanma olanağı sağlayan 3402 Sayılı Yasanın 45. maddesinin ilgili fıkraları, Anayasa Mahkemesinin 01.06.1988 gün ve 31/13 E.K.; 14.03.1989 gün ve 35/13 E.K. ve 13.06.1989 gün ve 7/25 E.K. sayılı kararları ile iptal edilmiş ve kalan fıkraları da 03.03.2005 gününde yürürlüğe giren 5304 Sayılı Yasanın 14. maddesi ile yürürlükten kaldırılmış olduğundan, bu yollarla ormandan yer kazanılamayacağı, öncesi orman olan bir yerin üzerindeki orman bitki örtüsü yokedilmiş olsa
-4-
2007/15331 – 2008/1649
dahi, salt orman toprağının orman sayılan yer olduğu düşünülmeli; … yapısı, bitki örtüsü ve çevresi incelenmeli; kesinleşmiş orman kadastrosu bulunmadığından, yukarıda değinilen diğer belgeler … ve uzman orman bilirkişiler eliyle yerine uygulattırılıp; orijinal-renkli (renkli fotokopi) memleket haritasının ölçeği kadastro paftası ölçeğine, yine kadastro paftası ölçeği de memleket haritası ölçeğine çevrildikten sonra, her iki harita komşu ve yakın komşu parselleri de içine alacak şekilde birbiri üzerine ablike edilmek suretiyle, çekişmeli taşınmazın konumunu … parsellerle birlikte haritalar üzerinde gösterecekleri yalnız büro incelemesine değil, uygulamaya ve araştırmaya dayalı, bilirkişilerin onayını taşıyan krokili bilimsel verileri bulunan yeterli rapor alınmalıdır. Taşınmazların orman sayılmayan yerlerden olduğunun saptanması halinde bilirkişi ve tanıklardan taşınmazın öncesinin ne olduğu, kimden kime kaldığı, ne zamandan beri kimler tarafından nasıl zilyet edildiği ayrıntılarıyla ve maddi olgulara dayalı olarak sorulup saptanmalı, dayanılan vergi kayıtları getirtilerek mahalli bilirkişiler … ile mahallinde uygulanmalı, sınırları ve kapsamları belirlenmeli, dayanak vergi kayıtları genişletilebilir sınırları da içerdiğinden, komşu kayıtlardan yararlanmak ve sabit sınırdan başlamak üzere yöntemince zemine uygulanıp, 3402 Sayılı Yasanın 20/C ve 32/3 maddeleri gereğince yüzölçümüne değer verilerek kapsamı belirlenmeli ve yapılan uygulama uzman bilirkişi tarafından düzenlenecek birleşik haritaya yansıtılarak keşfi izleme olanağı sağlanmalı, taşınmazların … hanesinin açık olduğu nazara alınarak 3402 Sayılı Yasanın 30/2. maddesi gereğince mahkemece lüzum görülen diğer deliller de toplandıktan sonra taşınmazların gerçek hak sahipleri adına tesciline karar verilmesi gerekirken, açıklanan hususlar gözetilmeksizin, eksik inceleme ve yetersiz bilirkişi raporuna dayanılarak yazılı biçimde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırıdır.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle; davalı Hazine temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA 04/02/2008 günü oybirliği ile karar verildi.