Yargıtay Kararı 20. Hukuk Dairesi 2009/1034 E. 2009/12035 K. 16.07.2009 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/1034
KARAR NO : 2009/12035
KARAR TARİHİ : 16.07.2009

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki tapu iptali ve tescil davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı Hazine tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:

K A R A R

Davacı Hazine, … Köyü 283 sayılı parselden ifraz edilen 584 ada 1, 2, 3, 4, 5, 6, 7, 21, 22 ve 23 sayılı parsellerin 1945 yılında yapılıp kesinleşen orman kadastro sınırları içinde olduğunu ve 1986 yılında kesinleşen 2/B madde uygulamasıyla Hazine adına orman sınırları dışına çıkarıldığını bildirerek, davalı adına olan tapu kaydının iptali ve Hazine adına tapuya tescilini istemiştir. Mahkemece, taşınmazın 3573 Sayılı Yasa hükümlerine göre idare tarafından davalının bayiine tahsis edildiği, bu tahsis kararı kaldırılmadığı sürece, tapunun iptalinin istenemeyeceği gerekçesiyle davanın REDDİNE karar verilmiş, hüküm Hazine tarafından temyiz edilmiştir.
Dava dilekçesindeki açıklamaya göre, 2/B madde sahasında kalan taşınmazın tapu kaydının iptali ve tescile ilişkindir.
Çekişmeli taşınmazların bulunduğu 1945 yılında yapılıp kesinleşen orman kadastrosu ile 1980 yılında yapılıp 02.04.1981 tarihinde ilan edilen aplikasyon ve 1744 Sayılı Yasa ile değişik 6831 Sayılı Yasanın 2. madde uygulaması, 1985 yılında yapılıp, 23.05.1986 tarihinde ilan edilen aplikasyon ve 2896 Sayılı Yasa ile değişik 6831 Sayılı Yasanın 2/B madde uygulaması, 1987 yılında yapılıp 23.12.1988 tarihinde ilan edilen aplikasyon ve 3302 Sayılı Yasa ile değişik 6831 Sayılı Yasanın 2/B madde uygulaması vardır.
Mahkemece çekişmeli parsellerin ifrazen geldisi olan … Köyü 283 sayılı parselin öncesinin 65 sayılı … parseli olduğu, kesinleşen orman kadastro sınırları içinde olan 65 sayılı … parselinin 3573 Sayılı Yasa hükümlerine göre imar ihya edilmek suretiyle tahsis ve daha sonra da davacı bayii adına tapuya tescil edildiği, bu şekilde orman rejimi dışına çıkarılmış sayılan taşınmazın daha sonra orman sınırları içinde aplike edilip, 6831 Sayılı Yasanın 2/B Maddesi gereğince Hazine adına orman sınırları dışına çıkarılmasına hukuken değer verilemeyeceği gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Mahkemenin 25.01.2007 gün ve 2006/342-19 sayılı kararının konusu olan 364 sayılı kadastro parselinden müfrez … Köyü 423 ada 1 ila 16 parsellerin, aynı köy 65 sayılı … parselinden geldiği, 364 sayılı parselin kadastro tesbit tutanağının edinme sütununda, taşınmazın önce …ya tahsis edildiği ancak, bu kişi tarafından imar ihya edilmediği için tahsisin iptal edildiği, daha sonra da … …’e tahsis edildiği, imar ihyasının bitirildiğinden söz edilerek, … Bakanlığı Ziraat İşleri Genel Müdürlüğünün 26.01.1981 gün ve V-18/26-8561 sayılı yazısıyla … … adına tescil edildiği, … ve Köyişleri Bakanlığı Tarımsal Üretim ve Geliştirme Genel Müdürlüğünün 06.04.2006 GÜN VE B.12.0.TUG.05.1.0047 sayılı yazısı ile içinde 65 sayılı … parselinin de bulunduğu taşınmazların yasa ve tüzüğün öngördüğü veriliş amacı dışında kullanıldığının saptandığından, aralarında … …’e ait 65 nolu … parselindeki (364 nolu kadastro parseli) tahsisin kaldırılması istemine, … ve Köyişleri Bakanlığınca 06.04.2006 tarihinde olur verildiği,
Somut olayda; … Valiliği Ziraat Müdürlüğünün 23.3.1961 tarihli ve 906 sayılı yazısıyla, miktarlarını bildirdiği ekli tevzii listesinde yazılı parsellerin, karşılarında ismi yazanlara tahsisinin istenesi üzerine, … Bakanlığı’nın tarihsiz 40-002-1102-86878 sayılı, … Valiliğinin 09.12.1961 havale tarihini taşıyan yazısında, 65 sayılı … parselinin … …’ya tahsis edildiği de yazılı olan ekli listedeki … parsellerinin, mevzuat gereği gerekli işlemlerinin yapılmasının emredildiği, … Bakanlığının 13.4.1970 tarih 2240-004-280/29354 sayılı imar edilen zeytinliklerin tapuya tescili hakkındaki yazısında, ekli listede parsel numarası ve sınırları bildirilen … parsellerinin imar rapor ve krokileri incelendikten sonra uygun bulunarak, 3573 Sayılı Yasanın 4. maddesi ve nizamnamesinin 19. maddesi gereğince, bu parsellerin karşısında ismi yazılı kişiler adına tescilinin emredildiği, bu listede 65 numaralı … parselinin … … ya ait olduğunun yazılı olduğu, … Valiliği Ziraat Müdürlüğü’nün 23.12.1973 tarih ve 22/619 sayılı yazısında, ilgi olarak … Bakanlığının yukarıda anlatılan 1970 tarihli yazısı dayanak gösterilerek, 65 sayılı … parselinin … … adına tescilini emrettiği, anlaşılmaktadır.
Önce; …’ya sonra da … …’e tahsis edilen 65 sayılı … parseli ile önce … … adına tahsis edilip, genel kadastro sırasında, 283 sayılı parselin kadastro tesbit tutanağının edinme sütununda, taşınmazın imar ihya edilmediğinden söz edilerek Hazine adına tesbit edilmiş, daha sonra imar ihya şartlarının gerçekleştiği gerekçesiyle … … adına tescil edilen 65 sayılı … parsellerinin ilgisi ve aynı köyde aynı mevkide bulunan iki ayrı … parseli için tek bir parsel numarası verildiği dosya kapsamında anlaşılamamaktadır.
Ne varki; çekişmeli taşınmazın 65 sayılı … parseli olarak imar ihya etmek üzere önce … …’ya tahsis edildiği, ancak imar ihya edilmemesi nedeniyle Hazine adına tesbit edildiği, daha sonra 3573 sayılı yasa hükümlerine göre imar ihya şartları gerçekleştirildiğinden … Bakanlığının 13.4.1970 tarihli yazısı gereği … … adına tahsisen tescil edildiği hususunda taraflar arasında uyuşmazlık yoktur. Uyuşmazlık, 3573 Sayılı Yasanın 3 ve 4 Maddelerinin yürürlükte olup olmadığı ve somut olayda uygulanıp uygulanamayacağı, 3573 Sayılı Yasa ve ilgili Tüzük hükümlerine göre … …’ya tahsis edilen zeytincilik parselinin imar ihya şartlarının yerine getirilmemesi nedeniyle geri alındıktan sonra başka birine tahsis edilip edilemeyeceği, imar ihya edildiğine ilişkin bir rapor düzenlenmeden tescil emri verilip verilemeyeceği, rapor düzenlense bile gerçeği yansıtmayan bu rapora dayalı olarak tescil emri verilip verilemeyeceği ve taşınmazın veriliş amacına aykırı kullanılması nedeniyle tahsisinin kaldırılıp kaldırılamayacağı yönündedir.
3573 Sayılı Yasanın 2 ve 3. Maddesinde ıslah ve tahsis koşulları ve süresi ayrıntılı olarak düzenlenmiştir. Bu hükümlere göre ıslah edilmek üzere tahsis edilen taşınmazın öngörülen süre içinde ıslahının yapıldığının belirlenmesi ve bu hususun mülkiye amirince yerinde görülmesi halinde, orman rejimi dışına çıkmış kabul edilerek, hak sahibine tapularının verileceği, dosyadaki bilgi ve belgelerden, çekişmeli taşınmazın 3573 Sayılı Yasa hükümlerine göre ıslah edilmek üzere ilk önce …’ya tahsis edildiği, ancak imar ihya edilmediğinden tahsisin iptal edildiği, daha sonra da … …’e tahsis edildiği, imar ihyasının gerçekleştirildiğinden söz edilerek, … Bakanlığı Ziraat İşleri Genel Müdürlüğünün 26.01.1981 gün ve V-18/26-8561 sayılı yazısıyla … … adına tescil edildiği, … ve Köyişleri Bakanlığı Tarımsal Üretim ve Geliştirme Genel Müdürlüğünün 06.04.2006 GÜN VE B.12.0.TUG.05.1.0047 sayılı, içinde 65 sayılı … parselinin de bulunduğu taşınmazların yasa ve tüzüğün öngördüğü veriliş amacı dışında kullanıldığının saptanması üzerine aralarında … …e ait 65 nolu … parselindeki (364 nolu kadastro parseli) tahsisin kaldırılması istemine, … ve Köyişleri Bakanlığınca 06.04.2006 tarihinde “olur” verildiği, tahsisin iptaline ilişkin idari işlem aleyhine Yönetsel Yargıda dava açılmadığı, diğer taraftan taşınmazın üzerinde aşılanmış yada imar ihya edilmiş … ağacı bulunmadığı, eylemli makilik ve çalılık niteliğinde olduğu ve aşılanmış delice yada … ağacının bulunmadığı raporla saptanan çekişmeli taşınmazın, tapuya tescili için öngörülen şartlar geçekleşmediğinden, tapuya tescili için hiçbir yasal dayanağının kalmadığı, taşınmazın tapuya yolsuz olarak tescil edildiği anlaşılmaktadır.
1961 Anayasasının 131. maddesindeki orman sınırlarında hiç bir türlü daraltma yapılamaz hükmü 1970 yılında 1255 Sayılı Yasa ile değiştirilmiş ve “orman niteliğini yitiren yerler dışında orman sınırlarında daraltma yapılamaz” şeklini almıştır. Yine 1961 Anayasanın 37. maddesinin son fıkrasında “… dağıtımı, ormanların küçülmesi ve diğer … servetlerinin azalması sonucunu doğuramaz.” hükümleri mevcuttur. 09.11.1982 tarihinde yürürlüğe giren 1982 Anayasasının 44, 169 ve 170 maddeleri ile de 1961 Anayasasına paralel hükümler getirilmiştir.
Temyiz incelemesi için Daireye gönderilen dava dosyaları içindeki Orman Genel Müdürlüğü imzalı, … Bakanlığının 24.10.1962 gün ve 5876/5-3012 sayılı yazı da eklenerek il makamına gönderilen … Bakanlığının 12.04.1963 gün ve 426/28510 sayılı yazısında “1961 Anayasasının yürürlüğe girmesinden sonra yürürlükteki yasaların Anayasaya aykırı hükümlerinin tesbiti ile görevlendirilen Bakanlıklar Arası Komisyon tarafından yapılan incelemede Devlet Ormanlarından zeytinlik tesbit ve tefrikinin Anayasanın 37 ve 131. maddelerine aykırı olup, yabani zeytinlik, harnupluk ve fıstıklıkların 3573 ve 6777 Sayılı Yasalara göre yeniden tefrik, tesbit ve tevzi yapılamayacağı” konularındaki genel tamimler eklenerek Tüm Vali ve Kaymakamlıklara gönderilen 08.05.1963 gün ve 1329/1 sayılı yazıda Anayasanın 37 ve 131. maddeleri karşısında “3573 ve 6777 Sayılı Yasalar gereğince Devlet Ormanlarından Yabani Zeytinlik, Menengiçlik, Harnupluk sahaların ayrılmayacağının” bildirildiği görülmektedir.
1961 Anayasanın bu açık hükümleri ile sözü edilen genelge karşısında 1961 Anayasasının 15 Ekim 1961 tarihinde yürürlüğe girmesinden sonra öncesi orman olan yada kesinleşen orman kadastrosu sınırları içinde kalan yabani … alanlarının dağıtılacağına ilişkin 3573 Sayılı Yasanın ilgili hükümlerinin zımnen yürürlükten kaldırıldığının kabulü gerekir. Davacı kişinin tutunduğu tapu kaydı Ocak 1969 tarihinde 3573 Sayılı Yasa uyarınca oluşmuştur.
11.06.1958 gün ve 1958/8-7 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı ile “deliceliklerin (yabani zeytinliklerin) para ve emek harcanarak zeytinlik durumuna getirilmesinin imar-ihya sayılacağı kabul edilmişse de, sözü edilen içtihadı birleştirme kararının öncesi orman olmayan, başka bir anlatımla orman sınırları dışındaki taşınmazlar hakkında uygulanma olanağı vardır.
… köyünde 1963 yılında yapılan genel kadastroda, 283 parsel sayılı 23800 m2 yüzölçümündeki taşınmaz, belgesiz zeytinlik niteliğiyle, 1959 yılında … …’ya tahsis edilmişse de, henüz tapusunu alamadığından söz edilerek, 27.07.1963 tarihinde Hazine adına tesbit edildiği, 18.05.1981-17.06.1981 tarihlerinde ilan edilip, itirazsız kesinleşerek, 18.06.1981 tarihinde Hazine adına tapuya kayıt edilmiştir. … Bakanlığı’nın tarihsiz 40-002-1102-86878 sayılı, … Valiliğinin 09.12.1961 havale tarihini taşıyan yazısında, içinde 65 sayılı … parselinin … …’ya tahsis edildiği de yazılı olan ekli listedeki … parsellerinin, mevzuat gereği gerekli işlemlerinin yapılmasının istenmesi üzerine, … Bakanlığının 13.4.1970 tarih 2240-004-280/29354 sayılı imar edilen zeytinliklerin tapuya tescili hakkındaki yazısında, ekli listede parsel numarası ve sınırları bildirilen … parsellerinin imar rapor ve krokileri incelendikten sonra uygun bulunarak, 3573 sayılı yasanın 4. maddesi ve nizamnamesinin 19. maddesi gereğince, bu parsellerin karşısında ismi yazılı kişiler adına tescilinin emredildiği ve 26.12.1983 tarihinde … … adına tescil edildiği, 22.08.1997 tarihinde Ümran Yılıdırım’a satıldığı, 13.3.1998 tarihinde 2163 yevmiye ile 4781 m2 bölümünün yola 3237 m2 bölümünün ise parka ayrıldıktan sonra geri kalan 15782 m2 yüzölçümündeki bölümünün 887-6929 sayfalarda, 584 ada 1, 2, 3, 4, 5, 6, 7, 21, 22, 23 sayılı parsellere gittiği, 23.07.1998 tarihinde … adına tescil edildiği anlaşılmaktadır.
Hükme dayanak yapılan Orman Yüksek Mühendisi Bilirkişi Baykan Araslı tarafından düzenlenen 02.03.2004 günlü raporla, çekişmeli taşınmazın tarımda kullanılmadığı, eğiminin %5-10 olduğu, içinde Akdeniz maki topluluğu bulunduğu, irili ufaklı … ve engebeli bir arazi olduğu, Ziraat Yüksek Mühendisi Bilirkişi … …’nın 17.02.2004 tarihli raporunda ise, taşınmazın %4-10 eğimli taşlık ve çalılık olduğu, üzerinde bir ara imar ihya çalışması başlamışsa da devamının getirilmediği, aşılanmış … ağacının bulunmadığı saptanmıştır.
Medeni Yasanın sistemine göre tescilin geçerli olabilmesi ve mülkiyet hakkının doğması için geçerli bir hukuksal nedene dayanması zorunludur. Aksi halde, yolsuz tescil söz konusu olup bu tür tapuların iptali her zaman mümkündür. (Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 30.05.2001 gün 2001/1-464 Esas ve 2001/470 sayılı kararı ve 19.2.2003 gün 2003/20-102 esas -2003/90 sayılı kararı vb). Orman içindeki deliceliklerin 3573 Sayılı Yasa hükümlerine göre tahsis ve temlik edileceğine ilişkin hükümler 1961 Anayasasının yürürlüğe girmesinden sonra zımmen yürürlükten kalkmış ve uygulama olanağı kalmamıştır. Çekişmeli parsellerin ifraz edildiği 283 sayılı parselin imar-ihya işlemleri tamamlanmadan hatalı işlem sonucu 1983 yılında yolsuz olarak oluşturulduğundan Medeni Yasanın 1025.(E.M.Y. 933 – İsviçre M.Y. 975) maddesi gereğince tapu kaydına değer verilemez.
Kaldı ki, ancak, … … … tarafından, çekişmeli parsellerin ifrazen geldisi olan 283 sayılı parselin tapu kayadının beyanlar hanesinde yer alan, 6831 Sayılı Yasanın 2/B uygulamasıyla Hazine adına orman sınırları dışına çıkarıldığına ilişkin şerhin silinmesi istemiyle 08.04.1996 tarihinde açılan davanın, “çekişmeli parselin imar ihya görmediği bu nedenle 3573 Sayılı Yasanın 2, 3 ve 4. Maddesindeki koşulların oluşmadığından orman rejimi dışına çıkmış kabul edilemeyeceğinin belirlendiği gerekçesiyle, davanın reddine” ilişkin … 4. Asliye Hukuk Mahkemesinin 04.11.1996 gün ve 1996/307-1013 sayılı kararın Yargıtay 1. Hukuk Dairesinin 27.01.1997 gün ve 14389-522 sayılı kararı ile onandıktan ve karar düzeltme istemi de aynı dairenin 14.05.19997 gün ve 4783-5313 sayılı karar ile red edildikten sonra kesinleşmiştir. Kesinleşen bu karar çekişmeli parselin orman sayılan yerlerden olduğu ve 3573 Sayılı Yasanın koşulları gerçekleşmediği için orman rejimi dışına çıkmış kabul edilemeyeceği yönünde, Hazine yararına ve davacının bayii … … aleyhine H.Y.U.Y nın 237. Maddesi anlamında kesin hüküm oluşturur. 283 sayılı parselden müfrez dava dışı bazı parselerin tapu kaydındaki 2/B şerhinin silinmesi istemiyle açılan ve Hazine aleyhine verilip kesinleşen mahkeme kararları (örneğin … 5. Asliye Hukuk Mahkemesinin 26.5.2003 gün ve 2002/788-495 sayılı 283 sayılı parselden müfrez 584 ada 12 ve 20, … 4. Asliye Hukuk Mahkemesinin 05.02.2003 gün ve 2002/1-93 sayılı 283 parselden gelen 584 ada 13 sayılı parsellere ilişkin kesinleşmiş kararları) bu kararların konusu ifraz parselleri ile somut olaydaki çekişmeli parsellerin farklı olması nedeniyle H.Y.U.Y. nın 237. maddesi anlamında kesin hüküm oluşturmayacağı gibi, … 4. Asliye Hukuk Mahkemesinin sözü edilen 283 parsele ilişkin 04.11.1996 gün ve 1996/307-1013 sayılı kararı karşısında güçlü delil olduklarından söz edilemez.
Kamu malı olan orman niteliğindeki taşınmazlar hakkında, özel mülklerin bağlı olduğu yasa hükümleri uygulanamaz. Bu nedenle, aslında orman olan taşınmazı tapu kaydı ile satın alan kişi, 4721 Sayılı Medeni Yasanın 1023. maddesindeki iyiniyet kurallarından yararlanamayacağı gibi, tapu kaydı geçerli hukuki sebepten yoksun olduğundan, yasanın koruyuculuğu altında bir kayıt olarak değerlendirilmesi de olanaksızdır.
Dava konusu parsellerin ifraz edildiği 283 sayılı parsel, 1945 yılında yapılıp kesinleşen orman kadastrosu sınırları içinde kaldığı halde, arazi kadastro ekiplerinin bu durumu gözönünde bulundurmadan, hata ile ikinci kere kadastro yapıp yolsuz olarak sicil oluşturmuşlarsa da, 766 Sayılı Yasanın 46/2 ve 3402 Sayılı Yasanın 22/1. maddeleri gereğince ikinci kadastro yolsuz (T.M.Y.nın 1025. md.) ve bütün sonuçlarıyla hükümsüz olması nedeniyle malikine mülkiyet … kazandırmaz. T.M.Y.nın 1026, (E.M.Y.nın 934 – İsviçre 976) maddesi gereğince sicilin hiç bir süreye bağlı kalmadan her zaman iptal edilebileceğinden, somut olayda 3402 Sayılı Yasanın 12/3. maddesi hükümlerinin uygulanama olanağı yoktur.
Çekişmeli parsellerin ifraz edildiği, … Köyü 283 sayılı parselin imar ihya edilmediği, üzerinde bulunan delicelerden hiç birisinin aşılanmadığı, tarımsal faaliyete konu olmadığı, makilik karakterli devlet ormanı niteliğinde olduğu gözetilmeden 3573 Sayılı Yasa uyarınca oluşturulduğundan, baştan beri yolsuz tescil niteliğindeki tapu kaydı davacıya hiç bir zaman mülkiyet … kazandırmaz. Başlangıcından itibaren yolsuz ve geçersiz olan tapu kaydının iptaline ilişkin mahkeme kararı yenilik doğuran (inşai) mülkiyet hakkını sona erdiren bir hüküm olmayıp, mevcut durumu saptayıp hukuksallaştıran, açıklayıcı (ihzari) başka bir anlatımla; mülkiyet hakkının baştan beri doğmadığını belirleyen bir hüküm olup, bu tür kayıtlarda T.M.Y.’nın 1023. (E.M.Y. İsviçre – M.Y.974) maddesindeki “iyi niyetle edinme” kuralı da uygulanamaz (T.M.Y.nın 1025. md.). Bu tescil bütün sonuçlarıyla hükümsüz olması nedeniyle malikine mülkiyet … kazandırmaz. T.M.Y.nın 1026. (E.M.Y.nın 934 – İsviçre 976) maddesi gereğince sicil hiç bir süreye bağlı kalmadan her zaman iptal edilebilir. Davalı tarafından bu yer için ödenen satış bedeli, sebepsiz zenginleşme kurallarına göre taşınmazı kendisine satan kişi yada kişilerden isteyebilir. … Köyü 364 sayılı parselden ifraz edien 423 ada 1 ila 16 sayılı parsellere ilişkin Asliye (3) Hukuk Mahkemesinin 25/01/2007 gün ve 2006/342-19 sayılı kararı Dairenin 13/11/2008 gün ve 2008/14794-15357 sayılı kararı ile bozulmuştur.
Açıklanan hususlar gözetilerek davanın reddine karar verilmesi gerekirken, yazılı olduğu biçimde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırıdır.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı Hazinenin temyiz itirazlarının kabulüyle hükmün BOZULMASINA 16.07.2009 günü oybirliği ile karar verildi.