YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2008/3988
KARAR NO : 2008/7790
KARAR TARİHİ : 27.05.2008
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki tescil davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davacılar vekili tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Davacılar, dava dilekçesinde sınırlarını bildirdiği…Köyü.. mevkiinde bulunan tahminen 30 dönüm taşınmazın 1927 yılında dedeleri ..’a iskanen tahsis edildiğini, o tarihten itibaren … sıfatıyla zilyet olunduğunu, ölümü ile davacıların miras bırakanı …’a kaldığını iddia ederek adlarına tescilini istemişlerdir.
Mahkemece 11/05/2005 gün ve 2003/199 – 2005/132 sayılı karar ile, (davanın kısmen kabulüne, …Köyü … mevkiinde bulunan, krokide (D4) ile gösterilen 12003.30 m2 ve (D3) ile gösterilen 957.57 m2 yüzölçümündeki taşınmazların davacılar adlarına tesciline karar verilmiş, hüküm davalı Hazine ve Orman Yönetimi tarafından temyiz edilmekle, Yargıtay 20. Hukuk Dairesinin, 19/06/2006 gün ve 2006/4592-2006/8925 sayılı bozma kararında özetle: “Yörede 1959 yılında yapılan genel arazi kadastrosu sırasında 278 ve 279 parsel sayılı taşınmazların Hazine adına komisyon kararı ile tespit edildiği, tespitlere … ve arkadaşlarının itiraz etmesi üzerine, tapulama mahkemesinin 1969/85-1974/11 sayılı kararı ile 278 sayılı parselin (A) ile gösterilen 1500 m2 yüzölçümündeki bölümünün .. mirasçıları adına tesciline karar verildiği, kalan 15040 m2 yüzölçümündeki kısmının tescil harici bırakıldığı; aynı şekilde 279 sayılı parselin (B) ile gösterilen 6803 m2 yüzölçümündeki bölümünün kısmının .. mirasçıları adına tesciline karar verildiği, kalan 14327 m2 yüzölçümündeki bölümünün tescil harici bırakılmasına karar verilerek kararın 27.06.1974 tarihinde kesinleştiği, karara dayanak alınan ve fenni bilirkişi … Burak … tarafından çizilen kroki ile Tapulama Mahkemesinin 1969/85 esas sayılı dosyası içinde bulunan kroki birlikte değerlendirildiğinde, mahkemece davacılar adına tapuya tesciline karar verilen D3 ve D4 ile gösterilen bölümlerininn tapulama mahkemesinin 1969/85-1974/11 sayılı dosyasında 279 sayılı parselin tapulama harici bırakılan kısmını oluşturduğunun anlaşıldığı, tapulama mahkemesinin 1969/85-1974/11 sayılı dava dosyasındaki davacılar ile temyize konu dava dosyasındaki davacılar aynı kişiler olmamakla birlikte, ortak miras bırakanlarının .. olduğu; davacıların muris ..’ın oğlu ölü …’ın eşi ve çocukları olup, …’ın tapulama mahkemesinin 1969/85-1974/11 sayılı dosyanın davacılarından biri olduğu,her iki dosyada da aynı tapu kayıtlarına dayanarak dava açıldığı, miras bırakan hakkında verilen hüküm H.Y.U.Y.’nın 237. madde anlamında halefiyet yoluyla mirasçıları bağlayacağından, temyize konu davanın davacıları yönünden de kesin hüküm oluşturacağı gözetilerek, kesin hüküm nedeniyle davanın reddine karar verilmesi gereğine” değinilmiştir.
Mahkemece bozmaya uyulduktan sonra, davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacılar vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava dilekçesindeki açıklamaya göre dava, genel arazi kadastrosunda tespit harici bırakılan taşınmazın tapuya tescili istemi niteliğindedir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde dava tarihinden önce 15/07/1977 tarihinde ilan edilip kesinleşen orman kadastrosu bulunmaktadır. Daha sonra 15/06/1989 tarihinde ilan edilerek kesinleşen aplikasyon ve 2/B uygulaması vardır.
Dosya kapsamına ve mahkemece uyulan bozma kararı gereğince işlem yapılarak hüküm kurulmuş olduğuna göre, yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle, usul ve yasaya uygun olan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı onama harcının temyiz edenlere yükletilmesine 27/05/2008 gününde oybirliği ile karar verildi.