YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2020/4233
KARAR NO : 2023/3390
KARAR TARİHİ : 12.04.2023
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SUÇ : Uyuşturucu madde ithal etme
HÜKÜMLER : Hükümlerin düzeltilerek istinaf başvurularının esastan reddi
İlk Derece Mahkemesince verilen hükümlere yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararların; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmiştir.
Sanıklar …, … ve Redjan müdafilerinin duruşmalı inceleme taleplerinin, 7079 sayılı Kanun’un 94 üncü maddesiyle değişik 5271 sayılı Kanun’un 299 uncu maddesinin birinci fıkrası gereği takdîren reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKİ SÜREÇ
A. İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığının, 04.05.2018 tarihli ve 2018/18806 Esas, 2017/148567 Soruşturma sayılı iddianamesi ile sanıkların 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 188 inci maddesinin birinci, ikinci ve beşinci fıkraları uyarınca cezalandırılmaları istemiyle kamu davası açılmıştır.
B. İstanbul 16. Ağır Ceza Mahkemesinin, 05.10.2018 tarihli ve 2018/160 Esas, 2018/322 Karar sayılı kararı ile;
1. Sanık …’in değişen suç vasfıyla uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 188 inci maddesinin üçüncü fıkrası, 62 nci maddesi, 52 nci maddesinin ikinci fıkrası ve 53 üncü maddesinin birinci, ikinci fıkrası ile üçüncü fıkrasının ilk cümlesi uyarınca 13 yıl 4 ay hapis ve 50.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına,
2. Sanıklar … ve …’ın değişen suç vasfıyla uyuşturucu madde ticareti yapma suçlarından, 5237 sayılı Kanun’un 188 inci maddesinin üçüncü ve beşinci fıkraları, 62 nci maddesi, 52 nci maddesinin ikinci fıkrası ve 53 üncü maddesinin birinci, ikinci fıkrası ile üçüncü fıkrasının ilk cümlesi uyarınca 22 yıl 6 ay hapis ve 150.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmalarına ve hak yoksunluklarına,
3. Sanık …’ın değişen suç vasfıyla uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 188 inci maddesinin üçüncü ve beşinci fıkraları, 62 nci maddesi, 52 nci maddesinin ikinci fıkrası ve 53 üncü maddesinin birinci, ikinci fıkrası ile üçüncü fıkrasının ilk cümlesi ve 58 inci maddesi uyarınca 20 yıl hapis ve 150.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve sanık hakkında tekerrür hükümlerinin uygulanmasına,
4. Sanıklar…, …’ın uyuşturucu madde ithal etme suçlarından, 5237 sayılı Kanun’un 188 inci maddesinin birinci ve beşinci fıkraları, 52 nci maddesinin ikinci fıkrası ve 53 üncü maddesinin birinci, ikinci fıkrası ile üçüncü fıkrasının ilk cümlesi uyarınca 42 yıl hapis ve 810.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmalarına ve hak yoksunluklarına,
Karar verilmiştir.
C. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesinin 28.02.2019 tarih, 2018/3497 Esas ve 2019/591 Karar sayılı kararı ile sanıklar hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan ve sanıklar …,…, …, …ve … yönünden re’sen de istinafa tabi olan hükümlerin, sanıklar … ve temyiz dışı sanık … arasında menfaat çatışması bulunması sebebiyle aynı müdafii ile savunmalarının alınmasının savunma haklarını kısıtladığı, kayda alınan duruşma zabıtlarının çözümlerinin mahkeme başkanı ve zabıt katibi tarafından imzalanmaması, sanık … yönünden 5237 sayılı Kanun’un 188 inci maddesinin beşinci fıkrası uygulanmayarak eksik ceza tayini ve sanık …’in eyleminin 5237 sayılı Kanun’un 188 inci maddesinin üçüncü fıkrasında düzenlenen uyuşturucu madde ticareti yapma suçunu oluşturması nedenleri ile bozulmasına karar verilmiştir.
D. İstanbul 16. Ağır Ceza Mahkemesinin 18.07.2019 tarih, 2019/157 Esas ve 2019/321 Karar sayılı kararı ile;
1. Sanık …’in değişen suç vasfıyla uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan, kazanılmış hakkı gözetilerek 5237 sayılı Kanun’un 188 inci maddesinin üçüncü ve beşinci fıkraları, 62 nci maddesi, 52 nci maddesinin ikinci fıkrası ve 53 üncü maddesinin birinci, ikinci fıkrası ile üçüncü fıkrasının ilk cümlesi uyarınca 13 yıl 4 ay hapis ve 50.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına,
2. Sanıklar … ve …’ın değişen suç vasfıyla uyuşturucu madde ticareti yapma suçlarından, 5237 sayılı Kanun’un 188 inci maddesinin üçüncü ve beşinci fıkraları, 62 nci maddesi, 52 nci maddesinin ikinci fıkrası ve 53 üncü maddesinin birinci, ikinci fıkrası ile üçüncü fıkrasının ilk cümlesi uyarınca 20 yıl hapis ve 150.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmalarına ve hak yoksunluklarına,
3. Sanık …’ın değişen suç vasfıyla uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 188 inci maddesinin üçüncü ve beşinci fıkraları, 62 nci maddesi, 52 nci maddesinin ikinci fıkrası ve 53 üncü maddesinin birinci, ikinci fıkrası ile üçüncü fıkrasının ilk cümlesi ve 58 inci maddesi uyarınca 16 yıl 3 ay hapis ve 150.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve sanık hakkında tekerrür hükümlerinin uygulanmasına,
4. Sanıklar…, …’ın değişen suç vasfıyla uyuşturucu madde ticareti yapma suçlarından, 5237 sayılı Kanun’un 188 inci maddesinin üçüncü ve beşinci fıkraları, 52 nci maddesinin ikinci fıkrası ve 53 üncü maddesinin birinci, ikinci fıkrası ile üçüncü fıkrasının ilk cümlesi uyarınca 25 yıl hapis ve 675.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmalarına ve hak yoksunluklarına,
Karar verilmiştir.
E. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesinin, 22.01.2020 tarihli ve 2019/4071 Esas, 2020/118 Karar sayılı kararı ile sanıklar hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan ve re’sen de istinafa tabi olan hükümlerdeki hukuka aykırılıklar düzeltilerek, hükümlere yönelik sanıklar müdafilerinin istinaf başvurularının 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.
F. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca temyiz taleplerinin esastan reddiyle hükümlerin onanması yönünde karar verilmesi görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
A. Sanık … müdafiinin temyiz sebepleri özetle;
1. Temel cezanın alt sınırdan uzaklaşılarak belirlenmemesi gerektiğine ve buna yönelik İlk Derece Mahkemesince gerekçe gösterilmediğine,
2. Hükmün gerekçesiz olduğuna,
3. İletişim tespiti ve dinlenmesine ilişkin kararın hukuka aykırı olduğuna,
4. Delil değerlendirmesinin hatalı yapıldığına,
5. Sanık hakkında 5237 sayılı Kanun’un 188 inci maddesinin beşinci fıkrasında öngörülen artırım sebebinin uygulanmaması gerektiğine,
İlişkindir.
B. Sanık … müdafiinin temyiz sebepleri özetle;
1. Suçun unsurlarının oluşmadığına,
2. Hükmün gerekçesiz olduğuna,
3. Sanık hakkında etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanması gerektiğine,
4. Arama kararının hukuka aykırı olduğuna,
5. Sanık hakkında 5237 sayılı Kanun’un 188 inci maddesinin beşinci fıkrasında öngörülen artırım sebebinin uygulanmaması gerektiğine,
İlişkindir.
C. Sanık … müdafiinin temyiz sebepleri özetle;
Temel cezanın alt sınırdan uzaklaşılarak belirlenmemesi gerektiğine ilişkindir.
D. Sanık … müdafiinin temyiz sebepleri özetle;
1. Arama kararının hukuka aykırı olduğuna,
2. Sanık hakkında 5237 sayılı Kanun’un 188 inci maddesinin beşinci fıkrasında öngörülen artırım sebebinin uygulanmaması gerektiğine,
3. Sanık hakkında 5237 sayılı Kanun’un 62 nci maddesinin uygulanması gerektiğine,
İlişkindir.
E. Sanık … müdafiinin temyiz sebepleri özetle;
1. Arama kararının hukuka aykırı olduğuna,
2. Sanık hakkında 5237 sayılı Kanun’un 188 inci maddesinin beşinci fıkrasında öngörülen artırım sebebinin uygulanmaması gerektiğine,
3. Sanık hakkında 5237 sayılı Kanun’un 62 nci maddesinin uygulanması gerektiğine,
4. Savunma hakkının kısıtlandığına,
5. Delil değerlendirmesinin hatalı yapıldığına,
İlişkindir.
F. Sanık … müdafiinin temyiz sebepleri özetle;
1. Hükmün gerekçesiz olduğuna,
2. Sanık hakkında 5237 sayılı Kanun’un 188 inci maddesinin beşinci fıkrasında öngörülen artırım sebebinin uygulanmaması gerektiğine,
3. Delil değerlendirmesinin hatalı yapıldığına
İlişkindir.
G. Sanık … müdafiinin temyiz sebepleri özetle;
1. Suçun unsurlarının oluşmadığına,
2. Yeterli delil bulunmadığına, beraat kararı verilmesi gerektiğine,
İlişkindir.
H. Sanık … ve müdafiinin temyiz sebepleri özetle;
1. Temel cezanın alt sınırdan uzaklaşılarak belirlenmemesi gerektiğine ve buna yönelik İlk Derece Mahkemesince gerekçe gösterilmediğine,
2. Hükmün gerekçesiz olduğuna,
3. Arama kararının hukuka aykırı olduğuna,
4. Sanık hakkında 5237 sayılı Kanun’un 188 inci maddesinin beşinci fıkrasında öngörülen artırım sebebinin uygulanmaması gerektiğine,
5. Delil değerlendirmesinin hatalı yapıldığına,
6. Sanığın müdafii olmaksızın duruşmaya devam edildiğine,
İlişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Temyizin kapsamına göre;
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
1. Sanıklar … ve …yönünden;
Sanıkların, temyiz dışı sanık … ile birlikte diğer sanık …’ten temin ettikleri uyuşturucu maddeyi İstanbul iline naklederken, sanık …’ın suça konu esrar ile yakalandığı, sanıklar arasındaki telefon görüşmelerinden, fiziki takip tutanaklarından, görüntü tutanaklarından ve sanıkların beyanlarından anlaşılmakla, suçu oluşturan eylemleri aynı yönde fikir ve eylem birliği oluşturacak şekilde gerçekleştirdikleri gerekçesiyle haklarında 5237 sayılı Kanun’un 188 inci maddesinin beşinci fıkrası
uygulanmak suretiyle sanıkların uyuşturucu madde ticareti suçlarından mahkûmiyetlerine karar verilmiştir.
2. Sanıklar … ve …yönünden;
Sanıklar … ve …’ın, diğer sanıklar …, …’ın ithal ettikleri suça konu uyuşturucu maddenin nakli ve depolanması hususunda diğer sanıklar ile birlikte hareket ettikleri, sanık …’ın suça konu esrarın ambalajlarında parmak izinin çıkması, uyuşturucuların sanık …’un deposunda ve ikametinde ele geçirilmesi, sanıklar arasındaki telefon görüşmeleri, fiziki takip tutanakları ve sanıkların beyanlarından anlaşılmakla, depolamak ve nakletmek şeklinde suçu oluşturan eylemleri aynı yönde fikir ve eylem birliği oluşturacak şekilde diğer sanıklar ile birlikte gerçekleştirdikleri gerekçesiyle haklarında 5237 sayılı Kanun’un 188 inci maddesinin beşinci fıkrası uygulanmak suretiyle sanıkların uyuşturucu madde ticareti suçlarından mahkûmiyetlerine karar verilmiştir.
3. Sanıklar…, … yönünden;
Sanıklar…, …’ın fikir ve eylem birliği içerisinde, diğer sanık …’ın aracında ve diğer sanık …’un ikametinde ve deposunda ele geçirilen suça konu esrarları, Arnavutluk ülkesinden deniz yolu ile Türkiye’ye getirdiklerinin, sanıklar arasındaki telefon görüşmeleri, fiziki takip tutanakları ve sanıkların beyanlarından anlaşıldığı ancak ithal suçunun ortaya çıkmasına sanık …’in beyanlarının sebebiyet vermesi nedeniyle eylemlerinin uyuşturucu madde ticareti yapma suçunu oluşturacağı gerekçesi ile haklarında 5237 sayılı Kanun’un 188 inci maddesinin beşinci fıkrası uygulanmak suretiyle uyuşturucu madde ticareti suçlarından mahkûmiyetlerine karar verilmiştir.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgular konusunda, Bölge Adliye Mahkemesince sanıklar hakkındaki hükümlerin adli para cezalarının tamamının ödenmemesi halinde hapse çevrileceğinin ihtar edilmesi gerektiğinin gözetilmemesi ve sanık …, … hakkında 5237 sayılı Kanun’un 188 inci maddesinin beşinci fıkrası uygulanırken hesap hatası yapılması nedenleriyle anılan hukuka aykırılıklar düzeltilerek İlk Derece Mahkemesi hükümlerine yönelik istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.
IV. GEREKÇE
A. Sanık … Hakkında Kurulan Hüküm Yönünden
İlk Derece Mahkemesinin ve Bölge Adliye Mahkemesinin, suçun vasfına ve sübutuna, sanık hakkında 5237 sayılı Kanun’un 188 inci maddesinin beşinci fıkrasında öngörülen artırım sebebinin varlığına ilişkin takdirlerinde bir isabetsizlik bulunmadığı, dosya içerisinde Cumhuriyet savcısı tarafından verilen aranacak yeri ve aramanın yapılabileceği saatleri gösteren yazılı bir arama emrinin bulunduğu, dosya kapsamındaki diğer deliller değerlendirildiğinde sanığın beyanlarının kendi suçunun veya suç ortaklarının suçunu ortaya çıkarma konusunda bir yardım veya hizmet olarak görülemeyeceği, Bölge Adliye Mahkemesi hükmünün gerekçe kısmında İlk Derece Mahkemesinin gerekçesine atıfta bulunulduğunun tespit edilmesi karşısında gerekçenin 5271 sayılı Kanun’un aradığı şartları taşıdığı anlaşılmakla, sanık müdafiinin temyiz sebepleri yerinde görülmemiş, hükümde açıklanan gerekçeler, tüm dosya kapsamına göre usul ve yasaya uygun bulunarak, hükümlerde hukuka aykırılık tespit edilmemiştir.
B. Sanık … Hakkında Kurulan Hüküm Yönünden
İlk Derece Mahkemesinin ve Bölge Adliye Mahkemesinin, suçun vasfına ve sübutuna ilişkin takdirlerinde bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmakla, sanık müdafiinin temyiz sebepleri yerinde görülmemiş, hükümde açıklanan gerekçeler, tüm dosya kapsamına göre usul ve yasaya uygun bulunarak, hükümlerde hukuka aykırılık tespit edilmemiştir.
C. Sanık … Hakkında Kurulan Hüküm Yönünden
İlk Derece Mahkemesinin ve Bölge Adliye Mahkemesinin, suçun vasfına ve sübutuna, sanıklar arasındaki iştirak iradesine ve 5237 sayılı Kanun’un 188 inci maddesinin beşinci fıkrasının uygulanmasına, sanık hakkında etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanmamasına ilişkin takdirlerinde bir isabetsizlik bulunmadığı, Bölge Adliye Mahkemesi hükmünün gerekçe kısmında İlk Derece Mahkemesinin gerekçesine atıfta bulunulduğunun tespit edilmesi karşısında gerekçenin 5271 sayılı Kanun’un aradığı şartları taşıdığı anlaşılmakla, sanık müdafiinin temyiz sebepleri yerinde görülmemiş, hükümde açıklanan gerekçeler, tüm dosya kapsamına göre usul ve yasaya uygun bulunarak hükümlerde hukuka aykırılık tespit edilmemiştir.
D. Sanık … Hakkında Kurulan Hüküm Yönünden
İlk Derece Mahkemesinin ve Bölge Adliye Mahkemesinin, suçun vasfına ve sübutuna, sanıklar arasındaki iştirak iradesine ve 5237 sayılı Kanun’un 188 inci maddesinin beşinci fıkrasının uygulanmasına ilişkin takdirlerinde bir isabetsizlik bulunmadığı, Bölge Adliye Mahkemesi hükmünün gerekçe kısmında İlk Derece Mahkemesinin gerekçesine atıfta bulunulduğunun tespit edilmesi karşısında gerekçenin 5271 sayılı Kanun’un aradığı şartları taşıdığı, 27.06.2019 tarihli celsede esaslı bir işlem yapılmadığı tespit edilmekle sanık müdafiinin anılan celsede hazır bulunmaması, 5271 sayılı Kanun’un 188 inci maddesinin birinci fıkrasına aykırılık teşkil etmediği, Cumhuriyet savcısı tarafından verilen arama emrinde emrin geçerli olacağı sürenin belirtildiği, sanığın imzaladığı olay tutanağı, gözaltı kararının verildiği tarih göz önünde bulundurularak arama emrinde bir hukuka aykırılık görülmediği anlaşılmakla sanık ve müdafiinin temyiz sebepleri yerinde görülmemiş, hükümde açıklanan gerekçeler, tüm dosya kapsamına göre usul ve yasaya uygun bulunarak hükümlerde hukuka aykırılık tespit edilmemiştir.
E. Sanık … Hakkında Kurulan Hüküm Yönünden
1. İlk Derece Mahkemesinin ve Bölge Adliye Mahkemesinin, suçun sübutuna ilişkin takdirlerinde bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmakla, sanık müdafiinin temyiz sebepleri yerinde görülmemiş, hükümde açıklanan gerekçeler, tüm dosya kapsamına göre usul ve yasaya uygun bulunarak aşağıda belirtilen dışında hükümlerde hukuka aykırılık tespit edilmemiştir.
2. Tüm dosya kapsamına göre; ele geçirilen suça konu uyuşturucu maddelerin sanık … ile diğer sanıklar … tarafından ülkeye sokulduğunun, iletişim tespit tutanakları ve bu tutanak içerikleri ile örtüşen fiziki takip tutanakları, sanıklar …, …ve …’ın beyanları ve dosyadaki diğer bilgi ve belgelerden anlaşıldığı, sanığın sabit olan eyleminin “uyuşturucu madde ithal etme” suçunu oluşturduğu gözetilmeden, sanık …’in beyanları ile “uyuşturucu madde ithal etme” suçunu ortaya çıkararak 5237 sayılı Kanun’un 192 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanması şartlarının oluştuğu gerekçesiyle suç vasfında yanılgıya düşülerek “uyuşturucu madde ticareti yapma” suçundan mahkûmiyetine karar verilmesi hukuka aykırı görülmüştür.
F. Sanık … Hakkında Kurulan Hüküm Yönünden
1. İlk Derece Mahkemesinin ve Bölge Adliye Mahkemesinin, suçun sübutuna, sanıklar arasındaki iştirak iradesine, 5237 sayılı Kanun’un 188 inci maddesinin beşinci fıkrasının uygulanmasına, arama kararının hukuka uygunluğuna ve sanık hakkında 5237 sayılı Kanun’un 62 nci maddesinin uygulanmamasına
ilişkin takdirlerinde bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmakla, sanık müdafiinin temyiz sebepleri yerinde görülmemiş, hükümde açıklanan gerekçeler, tüm dosya kapsamına göre usul ve yasaya uygun bulunarak aşağıda belirtilen dışında hükümlerde hukuka aykırılık tespit edilmemiştir.
2. Tüm dosya kapsamına göre; ele geçirilen suça konu uyuşturucu maddelerin sanık … ile diğer sanıklar … taraflarından ülkeye sokulduğunun, iletişim tespit tutanakları ve bu tutanak içerikleri ile örtüşen fiziki takip tutanakları, sanıklar …, …ve Tuncay’ın beyanları ve dosyadaki diğer bilgi ve belgelerden anlaşılması karşısında, sanığın savunmalarında vermiş olduğu bilgilerin hakkında 5237 sayılı Kanun’un 192 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanmasını gerektir nitelikte olmadığı anlaşıldığından, sanığın sabit olan eyleminin “uyuşturucu madde ithal etme” suçunu oluşturduğu gözetilmeden, suç vasfında yanılgıya düşülerek “uyuşturucu madde ticareti yapma” suçundan mahkûmiyetine karar verilmesi hukuka aykırı görülmüştür.
G. Sanık … Hakkında Kurulan Hüküm Yönünden
1. İlk Derece Mahkemesinin ve Bölge Adliye Mahkemesinin, suçun sübutuna, sanıklar arasındaki iştirak iradesine, 5237 sayılı Kanun’un 188 inci maddesinin beşinci fıkrasının uygulanmasına, arama kararının hukuka uygunluğuna, sanık hakkında 5237 sayılı Kanun’un 62 nci maddesinin uygulanmamasına ve delillerin değerlendirilmesine ilişkin takdirlerinde bir isabetsizlik bulunmadığı, sanığın savunması alınırken usulüne uygun olarak bir tercüman görevlendirilmiş olması karşısında bu işlemde bir hukuka aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla, sanık müdafiinin temyiz sebepleri yerinde görülmemiş, hükümde açıklanan gerekçeler, tüm dosya kapsamına göre usul ve yasaya uygun bulunarak aşağıda belirtilen dışında hükümlerde hukuka aykırılık tespit edilmemiştir.
2. Tüm dosya kapsamına göre; ele geçirilen suça konu uyuşturucu maddelerin sanık … ile diğer sanıklar …taraflarından ülkeye sokulduğunun, iletişim tespit tutanakları ve bu tutanak içerikleri ile örtüşen fiziki takip tutanakları, sanıklar …, …ve …’ın beyanları ve dosyadaki diğer bilgi ve belgelerden anlaşıldığı, sanığın sabit olan eyleminin “uyuşturucu madde ithal etme” suçunu oluşturduğu gözetilmeden, sanık …’in beyanları ile “uyuşturucu madde ithal etme” suçunu ortaya çıkararak 5237 sayılı Kanun’un 192 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanması şartlarının oluştuğu gerekçesiyle suç vasfında yanılgıya düşülerek “uyuşturucu madde ticareti yapma” suçundan mahkûmiyetine karar verilmesi hukuka aykırı görülmüştür.
H. Sanık … Hakkında Kurulan Hüküm Yönünden
1. İlk Derece Mahkemesinin ve Bölge Adliye Mahkemesinin, suçun sübutuna, sanıklar arasındaki iştirak iradesine, 5237 sayılı Kanun’un 188 inci maddesinin beşinci fıkrasının uygulanmasına ve delillerin değerlendirilmesine ilişkin takdirlerinde bir isabetsizlik bulunmadığı, Bölge Adliye Mahkemesi hükmünün gerekçe kısmında İlk Derece Mahkemesinin gerekçesine atıfta bulunulduğunun tespit edilmesi karşısında gerekçenin 5271 sayılı Kanun’un aradığı şartları taşıdığı anlaşılmakla, sanık müdafiinin temyiz sebepleri yerinde görülmemiş, hükümde açıklanan gerekçeler, tüm dosya kapsamına göre usul ve yasaya uygun bulunarak, aşağıda belirtilen dışında hükümlerde hukuka aykırılık tespit edilmemiştir.
2. Tüm dosya kapsamına göre; ele geçirilen suça konu uyuşturucu maddelerin sanık … ile diğer sanıklar…, Met ve Ruvin tarafından ülkeye sokulduğunun, iletişim tespit tutanakları ve bu tutanak içerikleri ile örtüşen fiziki takip tutanakları, sanıklar …, …ve …’ın beyanları ve dosyadaki diğer bilgi ve belgelerden anlaşıldığı, sanığın sabit olan eyleminin “uyuşturucu madde ithal etme” suçunu oluşturduğu gözetilmeden, sanık …’in beyanları ile “uyuşturucu madde ithal etme” suçunu ortaya çıkararak 5237 sayılı Kanun’un 192 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanması şartlarının oluştuğu gerekçesiyle suç vasfında yanılgıya düşülerek “uyuşturucu madde ticareti yapma” suçundan mahkûmiyetine karar verilmesi hukuka aykırı görülmüştür.
V. KARAR
A. Sanıklar …, ….Hakkındaki Hükümler Yönünden
Gerekçe bölümünde (A), (B), (C) ve (D) bentlerinde açıklanan nedenlerle İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesinin, 22.01.2020 tarihli ve 2019/4071 Esas, 2020/118 Karar sayılı kararında sanıklar müdafileri ve sanık … taraflarından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden; 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKÜMLERİN ONANMASINA,
Hükmolunan ceza miktarı ile tutuklu kalınan süre dikkate alınarak sanıklar … ve … hakkındaki salıverilme taleplerinin REDDİNE,
B. Sanıklar … Hakkındaki Hükümler Yönünden
Gerekçe bölümünde (E), (F), (G) ve (H) bentlerinin ikinci paragraflarında açıklanan nedenlerle İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesinin, 22.01.2020 tarihli ve 2019/4071 Esas, 2020/118 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Bozma nedeni ile tutukluluk süresi ve tutuklama koşullarında değişiklik bulunmaması karşısında sanık … hakkındaki salıverilme taleplerinin REDDİNE,
5271 sayılı Kanun’un 307 nci maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca sonuç ceza yönünden sanıklar …’ın KAZANILMIŞ HAKLARININ SAKLI TUTULMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca İstanbul 16. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
12.04.2023 tarihinde karar verildi.