YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/1682
KARAR NO : 2009/4133
KARAR TARİHİ : 12.03.2009
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki tapu iptali tescil ve elatmanın önlenmesi davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davalılardan … … … tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Davacı vekili, ….. Köyü 1289 parsel sayılı 12645,04 m2 yüzölçümünde davalı gerçek kişi adına tapuda kayıtlı olan ve davalı kooperatif lehine ipotek şerhi bulunan taşınmazın yörede yapılan orman kadastrosunda orman sınırları içinde kaldığını belirterek tapu kaydının iptali ile Hazine adına tapuya tescilini, davalının elatmasının önlenmesini ve ipoteğin kaldırılmasını talep etmiştir. Mahkemece davanın kabulü ile çekişmeli taşınmazın (A) işaretli 2725.71 m2 yüzölçümündeki bölümün tapu kaydının iptali ile orman vasfında Hazine adına tapuya tesciline, davalının bu bölümler üzerindeki elatmasının önlenmesine ve davalı kooperatif lehine konulan ipoteğin kaldırılmasına karar verilmiş, hükmün davalı gerçek kişi tarafından temyiz edilmesi üzerine Yargıtay 20. Hukuk Dairesinin 21.06.2007 gün ve 2007/8144-8737 sayılı kararı ile özetle; “Mahkemece, uzman orman ve … bilirkişilerinin müşterek olarak düzenledikleri raporda, çekişmeli taşınmazın yörede kesinleşen orman tahdit haritasına göre, (A) harfli 2725.71 m2 yüzölçümündeki bölümün orman sınırları içinde kaldığı ve orman sayılan yerlerden olduğu, (B) harfli 8684.29 m2 yüzölçümündeki bölümün ise, orman sınırları dışında kaldığı ve orman sayılmayan yerlerden olduğunu bildirmeleri üzerine, bu gerekçeyle davanın kabulüne karar verilmiş ise de, yapılan araştırma ve inceleme hükme yeterli değildir. Yörede 1953 yılında 3116 Sayılı Yasa gereğince yapılan orman kadastro çalışması ile 1993 yılında yapılan aplikasyon ve 2/B madde uygulaması bulunmaktadır. Dairemizin 30.11.2006 arih 2006/14939 – 16658 sayılı iade kararı üzerine dosyaya gönderilen 1953 yılına ilişkin orman tahdit haritası ile dosyada bulunan 1993 yılına ilişkin tahdit haritası arasında açı ve mesafe farklılıklarının bulunduğu ve uzman bilirkişiler tarafından sadece aplikasyon haritası uygulanmak sureti ile inceleme yapıldığı anlaşılmaktadır.
Orman kadastrosunun kesinleştiği yerlerde bir yerin orman olup olmadığı ve hukuki durumu o yer ile ilgili tüm orman kadastro tutanakları ve haritalarının yasa ve yönetmelikte belirlenen yöntem ile uygulanması sonucu belirlenir. İlk tahdit haritası ile aplikasyonun çelişmesi halinde ilk tahdit haritası, tahdit haritası ile de tutanakların çelişmesi halinde ise; kural olarak çalışma tutanaklarındaki anlatımın, açı ve mesafelerin esas alınması gerekir.” gerekçesiyle bozulmuş, mahkemece bozma kararına uyularak yapılan yargılama sonucunda davanın kabulü ile çekişmeli taşınmazın 21.4.2008 tarihli bilirkişi rapor ve krokisinde (A) işaretli 2880,11 m2 yüzölçümündeki bölümün tapu kaydının iptali ile orman vasfında Hazine adına tapuya tesciline, davalının bu bölümler üzerindeki elatmasının önlenmesine ve davalı kooperatif lehine konulan ipoteğin kaldırılmasına karar verilmiş, hüküm davalı tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, kesinleşen orman sınırları içinde kalan taşınmazın tapu kaydının iptali tescil ve elatmanın önlenmesine ilişkindir.
Yörede 4785 Sayılı Yasa nazara alınarak 1953 yılında yapılan orman kadastrosu ile 1993 yılında yapılan aplikasyon ve 2/B madde uygulaması bulunmaktadır. Arazi kadastrosu 1970 yılında yapılmıştır.
Dosya kapsamına ve mahkemece uyulan bozma kararı gereğince işlem yapılarak hüküm kurulmuş olduğuna göre, yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle, usul ve yasaya uygun olan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı onama harcının temyiz edene yükletilmesine 12/03/2009 gününde oybirliği ile karar verildi.