YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2020/20062
KARAR NO : 2023/4009
KARAR TARİHİ : 04.05.2023
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2016/159 E., 2016/255 K.
SUÇ : Kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma
HÜKÜM : Beraat
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama
Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin, hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
A. Beyoğlu Cumhuriyet Başsavcılığının, 25.08.2010 tarihli ve 2010/16637 Esas sayılı iddianamesi ile sanığın 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 191 inci maddesinin birinci, ikinci, üçüncü, dördüncü ve beşinci fıkraları uyarınca cezalandırılması istemiyle kamu davası açılmıştır.
B. Beyoğlu 4. Sulh Ceza Mahkemesinin, 28.06.2011 tarihli ve 2010/3707 Esas, 2011/2233 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 191 inci maddesinin ikinci fıkrası gereğince tedavi ve denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına karar verilmiş, kararın itiraz edilmeksizin kesinleşmesi üzerine tedavi ve denetimli serbestlik tedbirinin infazı için dosya denetimli serbestlik müdürlüğüne gönderilmiştir.
C. Sanığın denetimli serbestlik tedbirinin gerektirdiği yükümlülüklere uymadığının bildirilmesi üzerine dosya yeniden ele alınarak yapılan yargılama sonucunda, İstanbul 11. Sulh Ceza Mahkemesinin, 31.01.2013 tarihli ve 2012/1046 Esas, 2013/146 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında, Beyoğlu 4. Sulh Ceza Mahkemesinin, 28.06.2011 tarihli ve 2010/3707 Esas, 2011/2233 Karar sayılı kararının aynen infazına karar verilmiştir.
D. Sanığın denetimli serbestlik tedbirinin gerektirdiği yükümlülüklere uymadığının bildirilmesi üzerine dosya yeniden ele alınarak yapılan yargılama sonucunda, İstanbul (Kapatılan) 67. Asliye Ceza Mahkemesinin, 15.04.2016 tarihli ve 2016/159 Esas, 2016/255 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında, kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan beraat kararı verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Cumhuriyet savcısının temyiz isteği, sanığın mahkûmiyeti yerine beraatine karar verildiğine ilişkindir.
III. GEREKÇE
Olağan zamanaşımı süresinin gerçekleşmiş olduğu belirlendiğinden, Tebliğname görüşüne iştirak olunmamıştır.
5237 sayılı Kanun’un 67 nci maddesinin ikinci fıkrasının (d) bendi uyarınca zamanaşımı süresini kesen son işlemin sanığın iddianame uyarınca sorgusunun yapıldığı 24.05.2011 tarihli sorgu işlemi olduğu ve bu tarihten, temyiz incelemesi tarihine kadar, tedavi ve denetimli serbestlik tedbirinin kesinleştiği
14.09.2011 tarihi ile tedbirin gereklerine uymama nedeniyle mahkemenin tensip tarihi olan 11.05.2012 tarihleri arasındaki süre ve tedavi ve denetimli serbestlik tedbirinin devamına ilişkin kararın kesinleştiği 04.03.2013 tarihi ile tedbirin gereklerine uymama nedeniyle mahkemenin tensip tarihi olan 23.02.2016 tarihleri arasındaki duran süreler de eklendikten sonra 8 yıllık olağan zamanaşımı süresinin gerçekleşmiş olduğu belirlenmiştir.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle İstanbul (Kapatılan) 67. Asliye Ceza Mahkemesinin, 15.04.2016 tarihli ve 2016/159 Esas, 2016/255 Karar sayılı kararına yönelik Cumhuriyet savcısının temyiz talebi yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereğince BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesinin birinci fıkrasının (1) numaralı bendinin verdiği yetkiye dayanılarak sanık hakkındaki kamu davasının 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin sekizinci fıkrası gereği gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle DÜŞMESİNE,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
04.05.2023 tarihinde karar verildi.