Yargıtay Kararı 7. Hukuk Dairesi 2021/7483 E. 2023/2086 K. 11.04.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 7. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/7483
KARAR NO : 2023/2086
KARAR TARİHİ : 11.04.2023

MAHKEMESİ : Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi
İLK DERECE MAHKEMESİ : Alanya 5. Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki önalım hakkına dayalı tapu iptali ve tescil davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesi kararının davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine istinaf talebinin esastan reddine karar verilmiştir.

Kararın davalı vekili tarafından duruşma istemli temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, 11.04.2023 tarihinde duruşma yapılmasına ve duruşma gününün taraflara davetiye ile bildirilmesine karar verilmiştir.

Belli edilen günde davalı vekili Av. … ile davacılar vekili Av. … geldiler. Başka gelen olmadı. Açık duruşmaya başlandı. Gelenlerin sözlü açıklamaları dinlenildikten sonra açık duruşmanın bittiği bildirildi. İş karara bırakıldı. Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlenerek dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
Davacılar vekili dava dilekçesinde; müvekkillerinin paydaşı olduğu dava konusu 725 ada 2 parsel sayılı taşınmazda, davalı tarafından 08.10.2019 tarihli satış işlemiyle satın alınan hissenin önalım hakkı nedeniyle müvekkilileri adına tesciline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; davayı kabul ettiklerini beyan ederek, müvekkili davanın açılmasına sebebiyet vermediğinden aleyhine yargılama giderlerine hükmedilmemesini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava konusu edilen payları satın almakla davanın açılmasına sebebiyet vermiş olduğundan davalının yargılama giderlerinden sorumlu olması gerektiği gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri
Davalı vekili istinaf dilekçesinde; önalım bedelinin davacı taraf adına üçüncü kişiler tarafından depo edildiğini, bu hususta kendilerine bilgi verilmediğini ve muvafakatlerinin alınmadığını, bu şekilde kabul beyanlarına yönelik iradelerinin fesada uğratıldığını, temelinde satım ilişkisi barındıran bu davada taraf iradesi üzerinde tam bir mutabakat sağlanamadığından sözleşmenin kurulmamış sayılması ve müvekkili davanın açılmasına sebebiyet vermediğinden aleyhine yargılama giderlerine hükmedilmemesi gerektiğini beyan ederek ve re’sen gözetilecek sebeplerle İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile kabul nedeniyle davanın kabulüne karar verilmesinde bir isabetsizlik olmadığı, davacı tarafça önalım hakkı ancak dava yolu ile kullanılabileceğinden davalı taraf ilk celseden önce davayı kabul etse bile yargılama giderlerinden sorumlu olması gerektiği, re’sen yapılan incelemede önalım bedelinin ödenmesine ilişkin hüküm kurulmadığı gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine, İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, yeniden hüküm tesisine, davanın kabulüne, depo edilen bedelin ödenmesine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili temyiz dilekçesinde; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebeplerle ve İlk Derece Mahkemesi ile Bölge Adliye Mahkemesinin yargılama giderlerinin davalı üzerinde bırakılmasına ilişkin kararının usul ve yasaya aykırı olduğu gerekçesiyle kararın bozulmasına karar verilmesini talep etmiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava, önalım hakkına dayalı tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
1.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 Sayılı Kanun);
a) “Hükmün kapsamı” kenar başlıklı 297 nci maddesinin ikinci fıkrası şöyledir:
“Hükmün sonuç kısmında, gerekçeye ait herhangi bir söz tekrar edilmeksizin, taleplerden her biri hakkında verilen hükümle, taraflara yüklenen borç ve tanınan hakların, sıra numarası altında; açık, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmesi gereklidir.”

b) “Duruşma yapılmadan verilecek kararlar” kenar başlıklı 353 üncü maddesinin ilgili bölümleri şöyledir:
“…
b) Aşağıdaki durumlarda davanın esasıyla ilgili olarak;
1) İncelenen mahkeme kararının usul veya esas yönünden hukuka uygun olduğu anlaşıldığı takdirde başvurunun esastan reddine,
2) Yargılamada eksiklik bulunmamakla beraber, kanunun olaya uygulanmasında hata edilip de yeniden yargılama yapılmasına ihtiyaç duyulmadığı takdirde veya kararın gerekçesinde hata edilmiş ise düzelterek yeniden esas hakkında,
3) Yargılamada bulunan eksiklikler duruşma yapılmaksızın tamamlanacak nitelikte ise bunların tamamlanmasından sonra başvurunun esastan reddine veya yeniden esas hakkında, duruşma yapılmadan karar verilir.

2. 6100 sayılı Kanun’un “Yargılama giderlerinin kapsamı” kenar başlıklı 323 üncü maddesinde, karar ve ilam harçları yargılama giderleri arasında sayılmış, “Yargılama Giderlerinden Sorumluluk” başlıklı 326 ncı maddesinde, yargılama giderlerinin aleyhine hüküm verilen taraftan alınmasına karar verileceği düzenlenmiştir.

3. 492 sayılı Harçlar Kanunu’na (492 sayılı Kanun) ekli (I) sayılı tarifenin yargı harçları başlığını taşıyan kısmında, konusu belli bir değerle ilgili bulunan davalarda esas hakkında karar verilmesi halinde hüküm altına alınan anlaşmazlık konusu değer üzerinden tarifede gösterilen oranda nispi karar ve ilam harcı alınacağı, Bölge Adliye Mahkemelerinin tasdik veya işin esasını hüküm altına aldığı kararları için bu oranda karar ve ilam harcı alınacağı hükme bağlanmış ve 492 sayılı Kanun’un 16 ncı maddesi düzenlenmesi ile de temyize konu kararla ilgili davanın nispi harca tâbi olacağı öngörülmüştür.

4. Yargıtay İçtihatları Birleştirme Büyük Genel Kurulunun 28.09.2018 tarihli ve 2018/2 Esas, 2018/8 sayılı Kararının gerekçesinde ise; düzelterek onamanın yargılama giderlerinden olan onama harcı bakımından bozma kararı niteliğinde olması, aslında bozulması gereken bir kararın, bozma sebebinin yeniden yargılamayı gerektirmeyecek mahiyette görülmesi nedeniyle yasanın verdiği takdir yetkisine istinaden onanmasına karar verilmesi karşısında, düzelterek onama kararlarında onama harcı alınmayacağı görüşü benimsenmiştir.

3. Değerlendirme
1. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davalı vekilinin aşağıdaki bentlerin kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.

2. Davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarına gelince; Bölge Adliye Mahkemesince, hükmün 1 numaralı bendinde davalı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı Kanun’un 353 üncü maddesinin 1 inci fıkrasının (b) bendinin 1 inci alt bendi uyarınca esastan reddine karar verildikten sonra, hükmün 2 numaralı bendinde 6100 sayılı Kanun’un 353 üncü maddesinin 1 inci fıkrasının (b) bendinin 2 inci alt bendi uyarınca İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına ve yeniden hüküm tesisine karar verilmek suretiyle 6100 sayılı Kanun’un 297 nci maddesine aykırı olarak çelişkili karar verilmesi doğru olmamıştır.

3. Diğer taraftan; taraflardan birisinin istinaf talebinin kabulü ve yeniden hüküm kurulması işlemi, aslında başlı başına bir istinaf yargılaması işlemidir. Bölge Adliye Mahkemesi bu aşamada işin esası ile ilgili hüküm verdiğinden, hüküm altına alınan miktar üzerinden nispi harca hükmedilmeli ve ayrıca hükmün başka bir bölümünde istinaf yargılamasına yönelik mükerrer ve çelişkili hüküm kurulmamalıdır.

4. Bölge Adliye Mahkemesi, gerekçesine göre, İlk Derece Mahkemesi kararını kaldırıp geçersiz hale getirdikten sonra, yeniden hüküm tesisi suretiyle karar verilmesi gerektiğinden, karar ilam harcı yanında ayrıca istinaf harcına hükmedilmesi de doğru görülmemiştir.

5. Yukarıda 2, 3 ve 4 numaralı bentlerde değinilen hususlar, kararın bozulmasını gerektirmiş ise de; yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin ikinci fıkrası gereğince hüküm sonucunun aşağıdaki şekilde düzeltilerek onanmasına karar verilmiştir.

VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
1. Davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine,

2. Davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulüne, Bölge Adliye Mahkemesi hükmünün 1, 2 ve 10 numaralı bentlerinin hükümden çıkarılmasına, 1 ve 2 numaralı bentler yerine “Davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne Alanya 5. Asliye Hukuk Mahkemesinin 27.10.2020 tarihli ve 2020/119 E., 2020/180 K. sayılı kararının kaldırılmasına ve yeniden hüküm tesisine” ibaresinin eklenmesine, 6100 sayılı Kanunu’nun 370 inci maddesinin 2 nci fıkrası uyarınca Bölge Adliye Mahkemesi hükmünün DÜZELTİLEREK ONANMASINA,

Peşin alınan harcın istek hâlinde ilgiliye iadesine,

Yargıtay duruşma vekalet ücreti 8.400,00 TL’nin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin de Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

11.04.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.