YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2008/15969
KARAR NO : 2009/606
KARAR TARİHİ : 22.01.2009
MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi
Taraflar arasındaki kadastro tesbitine itiraz davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi Hazine tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Davacı, Orman Yönetimi, … Kadastro Mahkemesinde açmış olduğu davada … Köyü 104 ada içerisinde bulunan ve dava dilekçesine ekli krokide gösterilen derenin bir bölümünün kesinleşen orman kadastro sınırları içinde kaldığını ve halen orman vasfını koruduğunu, kadastro çalışmaları sırasında kesinleşen orman sınırlarına uyulmadığını ileri sürerek tespitin iptali ile orman niteliğinde Hazine adına tescilini istemiştir. Mahkemece davanın kabulüne, tespitin iptali ile bilirkişi krokisinde (A) harfi ile gösterilen 116.11 m2’lik taşınmaz bölümünün bitişiğindeki … Devlet Ormanı ile birleştirilmek suretiyle tek parsel halinde orman niteliğinde Hazine adına tesciline, aynı krokide (B) harfi ile gösterilen 752.92 m2 derenin tescile tabi olmadığından … olarak tespit gibi bırakılmasına karar verilmiş, hüküm davalı Hazine tarafından kadastro mahkemesinin davaya bakmakla görevli olmadığı, yapılan araştırmanın yetersiz olduğu ve davayı kabul etmiş olmaları nedeniyle mahkeme masrafları ve vekalet ücretinden sorumlu tutulmamaları gerektiği ileri sürülerek temyiz edilmiştir.
Dava, kadastro tespitine itiraz niteliğindedir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu … köyünün bir bölümünde tespit tarihinden önce 1947 yılında yapılıp kesinleşen orman kadastrosu bulunmaktadır. Daha sonra 1995 yılında anılan köy sınırları içinde bulunan ormanların 6831 Sayılı Yasaya göre orman kadastrosu ile 3302 Sayılı Yasa ile değişik 2/B madde uygulaması yapılmış, bu çalışma da 02/07/1997 tarihinde ilan edilerek kesinleşmiştir
Kadastro mahkemesi uyuşmazlığın çözümünde kendisini görevli görerek işin esası hakkında hüküm kurmuşsa da çekişmeli yerin yörede 2005 yılında 3402 Sayılı Yasa hükümlerine göre yapılan genel kadastroda … olarak tespit dışı bırakılarak paftasına işlendiği, taşınmaz hakkında tespit tutanağının düzenlenmediği anlaşılmaktadır. Mahkemece 3402 Sayılı Yasanın 26/4. maddesi ve H.G.K.’nun 28.11.2007 gün ve 20-09/891 sayılı kararında kabul edilen ilke göz önünde bulundurularak davaya bakma görevinin genel mahkemelere ait olduğu düşünülmemiştir. Görev konusu kamu düzeni ile ilgili olup, davanın her aşamasında mahkemece de kendiliğinden gözetilmesi gerekir. O halde davanın esası incelenmeksizin görevsizlik kararı verilmesi gerekirken, esas hakkında hüküm kurulması usul ve yasaya aykırıdır.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle; davalı Hazinenin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, bozma nedenine göre diğer yönlerin bu aşamada incelenmesine yer olmadığına 22/01/2009 günü oybirliği ile karar verildi.