YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2008/15432
KARAR NO : 2009/629
KARAR TARİHİ : 22.01.2009
MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi
…
MÜD.DAVACILAR : … İMER VE ARKADAŞLARI
Taraflar arasındaki kadastro tespitine itiraz davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı ve müdahil davacılar ile davalılardan Hazine ve dahili davalı … Yönetimi tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Hükmüne uyulan Yargıtay 20. Hukuk Dairesinin 15.01.2008 gün ve 2007/17532-2008/209 sayılı bozma kararında özetle; “Uzman orman bilirkişi raporları birbirleri ile çelişkilidir. Bu nedenle, yeniden orman mühendisi ve fenni bilirkişiler ile çekişmeli taşınmazın resmi belgelerdeki konumunun incelenmesi, ayrıca davacıların dayandıkları vergi kaydının hududunda … yazılı olup, gayri sabit hudutları olduğundan 3402 Sayılı Yasanın 20/C, 32/3. Maddeleri gereğince yüzölçümüne değer verilerek kapsamının belirlenmesi, orman olmadığı anlaşıldığında ise, mirasçılar yönünden de 3402 Sayılı Yasanın 14. Maddesindeki koşulların araştırılması” gereğine değinilmiştir. Mahkemece, bozma kararına uyulduktan sonra davanın kısmen kabulüne ve dava konusu Durulova Köyü 114 ada 72 parselin (B) harfli 6744,84 m2’lik bölümünün muris … İmer mirasçıları adlarına, (A) harfli 43.140,51 m2’lik bölümünün ise tesbit gibi Hazine adına tapuya tesciline karar verilmiş, hüküm davacı ve müdahil davacılar ile davalılardan Hazine ve dahili davalı … Yönetimi tarafından temyiz edilmiştir.
Dava dilekçesindeki açıklamaya göre dava, kadastro tespitine itiraz niteliğindedir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde tesbit tarihinden önce orman kadastrosu yapılmamıştır.
-2-
2008/15432 – 2009/629
Davacı gerçek kişi, meşelik vasfı ile Hazine adına tesbit edilen taşınmazın kendi zilyetliğinde bulunduğunu belirterek ve 93 nolu vergi kaydına (cinsi meşelik vasıflı) dayanarak kadastro tespitine itiraz davası açmış, mahkemece bozma ilamına uyularak yapılan inceleme sonucunda davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Hükme esas alınan uzman orman bilirkişi kurulu tarafından düzenlenen raporda çekişmeli taşınmazın eğiminin % 3-5 olduğu, kısmen tarla kısmen kayısı bahçesi niteliğinde olduğu, güney bölümde 3-5 yaşında 180 adet kayısı ağacının bulunduğu, aşılı 35-40 yaşında 26 armut ağacının bulunduğu, doğu sınırına yakın yerde 5 adet öbekler halinde meşe ağaçcıkları ile münferit olarak 30-40 yaşında 42 adet meşe ağacının, batı sınırına yakın yerde ise 30-40 yaşında meşe ağaçlarının bulunduğu, kayısı bahçesinin bulunduğu yer dışında kalan toprağın orman toprağı özeliğini taşıdığı, etrafının geniş ormanlık alan ile çevrili olduğunu, en eski tarihli memleket haritasında (A) harfli 43.14051 m2’lik bölümün yeşil renkli ormanlık alanda kaldığını, (B) harfli 6744.84 m2’lik bölümün ise renksiz ve işaretsiz alanda kaldığını, amenajman planında ise kısmen ziraat alanı, kısmen de bozuk meşe baltalığı alanında kaldığını, (A) harfli bölümün orman sayılan yerlerden olduğunu, (B) harfli bölümün ise orman sayılmayan yerlerden olduğunu açıklayarak çekişmeli taşınmazın resmi belgelerdeki konumunu göstermişlerdir.
1- Dahili davalı … Yönetiminin temyiz itirazları yönünden;
Açılan bu dava kadastro tespitine itiraz davası olup çekişmeli taşınmaz meşelik vasfı ile Hazine adına tesbit edilmiştir. Orman Yönetimi, yargılama sırasında davaya dahil edilmiş ise de 3402 Sayılı Yasanın 26/D maddesi anlamında harç yatırmak sureti ile davaya katılımı bulunmadığı gibi bu taşınmazın orman olduğu iddiası ile açtığı bir davada bulunmamaktadır. Sadece davaya dahil edilmesi Orman Yönetimine taraf sıfatı kazandırmaz. Bu nedenle, davalı … Yönetiminin temyiz dilekçesinin reddi gerekmiştir.
2- Davacı gerçek kişilerin (A) harfli bölüme yönelik temyiz itirazlarına gelince;
Toplanan deliller, uzman bilirkişi raporları ve tüm dosya kapsamından, çekişmeli taşınmazın (A) harfli bölümünün resmi belgelerde ormanlık alan kaldığı, halen üzerinde meşe ağaçlarının bulunduğu, toprağının orman toprağı özelliğinde ve orman sayılan yerlerden olduğu anlaşılmakla davacı gerçek kişinin (A) harfli bölüme yönelik temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
3- Davalı Hazinenin (B) harfli bölüm yönelik temyiz itirazlarına gelince;
Çekişmeli taşınmazın (B) harfli bölümünün orman sayılmayan yerlerden olduğu, uzman orman bilirkişi kurulu tarafından açıklanmış ve bu husus mahkemece de kabul edilmiş ise de, dosya kapsamından (B) harfli bölümün çekişmeli taşınmazın güneyinde kalan alan olduğu, (B) harfli bölümün güneyden tescil harici alan ile, diğer yönlerden ise aynı parselin orman olduğu kabul edilen (A) harfli bölümü ile çevrili olduğu, (B) harfli bölümün bitişiğinde … arazisinin olmadığı, uzman orman bilirkişilerine göre çekişmeli 72 parsel sayılı taşınmazın etrafının geniş
-3-
2008/15432 – 2009/629
ormanlık alanlar ile çevrili olduğu, çekişmeli 72 parselin bu ormanlık alanın devamı niteliğinde bulunduğu, bitişikteki komşu 73, 74 ve 68 parsellerin yine meşelik vasfı ile Hazine adına tesbit edilerek kesinleştiği gözönüne alındığında (B) harfli bölümün de orman olduğu kabul edilen ve eylemli durumda orman vasfını taşıyan (A) harfli ormanlık alanın devamı niteliğini taşıdığının kabulünün zorunlu olduğu, kaldı ki, bu bölüm üzerinde yer alan kayısı ağaçlarının da 3-5 yaşında oldukları ve kadastro tesbit tarihine kadar 20 yıllık kazandırıcı zamanaşımı ile zilyetlik koşullarının davacı gerçek kişiler yararına oluşmadığı anlaşılmaktadır. Mahkemece bu hususlar gözönüne alınarak gerçek kişilerin davasının tamamen reddine karar verilmesi gerekirken aksine düşünceler ile davanın kısmen kabulü yolunda kurulan hüküm usul ve yasaya aykırıdır.
SONUÇ : 1- Yukarıda 1. bentte açıklanan nedenlerle; dahili davalı … Yönetiminin temyiz dilekçesinin REDDİNE,
2- 2. Bentte açıklanan nedenlerle; davacı ve müdahil davacı gerçek kişilerin temyiz itirazlarının REDDİNE,
3- 3. bentte açıklanan nedenlerle; davalı Hazinenin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün (B) harfli bölüme yönelik olarak BOZULMASINA 22/01/2009 günü oybirliği ile karar verildi.