YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/8626
KARAR NO : 2023/1403
KARAR TARİHİ : 06.03.2023
MAHKEMESİ : … Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi
Taraflar arasındaki borca itiraz davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın alacaklı tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın kabulüne, takibi davacı yönünden durdurulmasına, davacının tazminat isteminin yasal şartları oluşmadığından reddine, davalı tarafın istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı alacaklı tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi … tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı borçlu vekili dava dilekçesinde; takip dayanağı senedin teminat senedi olduğu, taraflar arasındaki, arabuluculuk tutanağında bahsi geçen taşınmaz devrinin gerçekleşmediği, senet metni ve arabuluculuk tutanağının senedin üçüncü kişilere devrini engellediği, Cumhurbaşkanlığı kararnamesi gereğince dövizle ödeme yasağının kararlaştırılmış olduğunu ve alacağın döviz olarak talep edilemeyeceğini, faiz oranlarının hatalı hesaplandığını belirterek takibin iptali ile kötüniyet tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı alacaklı vekili cevap dilekçesinde; icra mahkemesinin inceleme konusunun sınırlı olduğunu ve davacının iddialarının incelenemeyeceğini, senedin ödeme aracı olduğunu, Cumhurbaşkanlığı Kararnamesinin senedin düzenleme tarihi ve sözleşme içeriği itibariyle uygulanmasının mümkün bulunmadığını, davacının faize itirazlarının da yersiz olduğunu beyanla davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; takip dayanağı senedin bono niteliğinde olduğu, senet arkasında “… bu bono 31.10.2017 tarihli arabuluculuk sözleşmesi gereği düzenlenmiş olup, ayrıca ileri sürülemez” ibaresine yer verildiği, senet metninden açıkça arabuluculuk sözleşmesi gereğince verildiğinin anlaşıldığı, ayrıca takibe konulmasının mümkün olmadığı gerekçesiyle takibin iptaline karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde alacaklı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Alacaklı vekili istinaf başvuru dilekçesinde; takibin dayanağı senedin herhangi bir alacağın teminatı olarak verilmemiş olduğunu, anlaşma belgesinde takibe konu senedin teminat olarak verildiğine dair hiçbir bir ibareye de yer verilmediğini, dava konusu bono teminat senedi olsa bile davacının borcu ödemesi nedeniyle İİK 170/a-3 maddesi gereğince davanın reddine karar verilmesi gerektiğini ileri sürmüştür.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile;Somut olayda, takibe konu edilen senedin arka yüzünde “… bu bono, 31.10.2017 tarihli arabuluculuk sözleşmesi gereği düzenlenmiş olup, ayrıca ileri sürülemez” ibaresinin yer aldığı, taraflar arasındaki sözleşmenin teminatı olarak düzenlendiği, alacağın varlığı ve miktarının yargılamayı gerektirdiği, takip konusu bono metninden de bu husus açıkça anlaşılmadığından, uyuşmazlığın, İİK 169. maddesi kapsamında borca itiraz olarak nitelendirilmesi gerektiği, takip konusu bononun teminat senedi olarak düzenlendiği sabit olduğundan davanın kabulüne ve takibin durdurulmasına, uyuşmazlık yargılamayı gerektirdiğinden ve davalı alacaklının kötü niyeti ve ağır kusuru ispatlanamadığından davalı aleyhine tazminata hükmedilmesine yer olmadığına, karar verilmesi gerekirken davanın kabulü ile takibin iptaline karar verilmesi doğru görülmediği belirtilerek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, hüküm kurulması yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, davacının davasının kabulüne, … 11. İcra Müdürlüğü’nün 2021/331 Esas sayılı dosyasından yürütülen takibin İİK’nın 169/a-5 maddesi uyarınca davacı yönünden durdurulmasına, davacının tazminat isteminin yasal şartları oluşmadığından reddine, davalı tarafın istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde alacaklı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Alacaklı vekili temyiz başvuru dilekçesinde; dava konusu senet üzerinde senedin hangi ilişkinin teminatı olduğunun açıkça belirtilmediği, takibe konu senedin ödenmesinin hiçbir şarta bağlanmadığı, anlaşma belgesinde takibe konu senedin teminat olarak verildiğine dair hiçbir bir ibareye de yer verilmediğini ileri sürerek temyiz yoluna başvurmuştur.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, kambiyo senetlerine mahsus haciz yolu ile icra takibinde takip dayanağı senetlerin teminat olarak verildiğine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri,TTK’nın 776/1., 777. maddeleri, İİK’nın 169. maddesi
3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Somut olayda, takibe konu edilen senedin arka yüzünde “… bu bono, 31.10.2017 tarihli arabuluculuk sözleşmesi gereği düzenlenmiş olup, ayrıca ileri sürülemez” ibaresinin yer aldığı, taraflar arasındaki sözleşmenin teminatı olarak düzenlendiği, alacağın varlığı ve miktarının yargılamayı gerektirdiği anlaşılmakla; temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup alacaklı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Alınması gereken 179,90 TL temyiz harcından, evvelce alınan harç varsa mahsubu ile eksik harcın temyiz edenden tahsiline,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
06.03.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.