Yargıtay Kararı 20. Hukuk Dairesi 2009/4934 E. 2009/7747 K. 07.05.2009 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/4934
KARAR NO : 2009/7747
KARAR TARİHİ : 07.05.2009

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki tapu iptali ve tescil davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi bir kısım davalılar vekili tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R

Davacı Hazine, 22.10.2004 tarihli dava dilekçesiyle … Köyü (Mahallesi) 27528 ada 3 parsel sayılı taşınmazın, 1947 yılında yapılıp kesinleşen orman kadastro sınırları içerisindeyken, 1989 yılında kesinleşen 6831 Sayılı Yasanın 2/B madde uygulaması sonucu Hazine adına orman sınırları dışına çıkartıldığını, davalılar murisleri adına olan tapu kaydının iptali ile Hazine adına tescilini istemiştir. Mahkemece davanın KABULÜNE karar verilmiş, hüküm bir kısım davalılar vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, 1947 yılında kesinleşen orman kadastro sınırları içindeyken yine 15.12.1989 tarihinde kesinleşen 3302 Sayılı Yasa ile değişik 6831 Sayılı Yasanın 2/B madde uygulaması sonucu Hazine adına orman sınırları dışına çıkarılan parselin tapu kaydının iptal ve tesciline ilişkindir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde dava tarihinden önce 1946 yılında yapılıp kesinleşen orman kadastrosu bulunmaktadır. Daha sonra 7 numaralı orman kadastro komisyonuna bağlı 4 numaralı ekipçe yapılıp 24.03.1976 tarihinde, itirazlar incelenerek sonuçları 7 numaralı komisyonca 06.04.1983 tarihinde ilan edilerek dava tarihinden önce kesinleşen aplikasyon ve 1744 sayılı yasa ile değişik 6831 sayılı yasanın 2. madde uygulaması, 1988 yılında yapılıp, 15.06.1989 tarihinde ilan edilerek dava tarihinden önce kesinleşen aplikasyon ve 3302 sayılı yasa ile değişik 6831 sayılı yasanın 2/B madde uygulaması vardır.
Arsa niteliğinde 986 m2 yüzölçümündeki, tapuda 1200/7888 payı … İnce mirasçıları 5488/7888 payı … Kır, 150/7888 … payı ise …, …, …, … , …, … …, … adlarına kayıtlı çekişmeli parsel,7333 ada 3 sayılı parselden, 08.06.2001 tarihinde tapuya geçirilen parselasyon ile oluşmuş bu parsel ise, genel kadastroda 1947 yılı orman kadastrosu sınırları içinde olduğu için tapulama dışı bırakılan ve ihdasen … Belediyesi adına 25.04.1988 tarihinde tapuya tescil edilen 219 hektar 2075 m2 yüzölçümündeki aynı köy 331 sayılı parsel ile yine genel kadastroda tarla niteliğiyle ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle … … adına tesbit edilip, … Yönetiminin açtığı kadastro tesbitine itiraz davanın reddine ilişkin … Tapulama Mahkemesinin 12.02.1986 gün ve 1981/597-83 sayılı kararının kesinleşmesiyle tesbit gibi … … adına tapuya tescil edilen, 15750 m2 yüzölçmündeki … köyü 113 sayılı parselin 2981 Sayılı Yasa hükümlerine göre ifrazıyla oluşmuş, aynı köy 104, 105 ve 106 sayılı parsellerdeki payları nedeniyle Hazan Kır ve müşterekleri adına tapuya tescil edilmiştir.

-2-
2009/4934-7747

27.02.1991 tarihinde tapuya geçirilen imar uygulaması ve parselasyon ile bir çok parselin yanı sıra 7333 ada 3 sayılı parsele de revizyon görmüş, bu parselde 08.06.2001 tarihinde tapuya geçirilen imar uygulaması ve parselasyonla 27527 ada 3 parsel olarak 950 m2 yüzölçümüyle … Ildır adına tescil edilmiştir. Çekişmeli imar parseli fiili olarak kısmen 113 sayılı kadastro parseli, kısmen 331 sayılı parsel içinde kalmaktadır. … köyü 113 parsel sayılı 15750 m2 yüzölçümündeki taşınmaz tarla niteliği ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle … … adına tesbit edilmiş, … Yönetiminin itiraz ve davası üzerine, … Yönetiminin davasının reddine 113 sayılı parselin tesbit gibi … … adına tesciline karar verilmiştir.
Çekişmeli parselin paydaşlarından …’in dava tarihinden sonra ancak karardan önce 18.03.2006 tarihinde öldüğü, davanın … mirasçılarına yaygınlaştırılmadığı, yine taşınmazın 1200/7888 payına sahip olan Memiş oğlu … İnce mirasçıları davadan haberdar edilip, yöntemince dava onlara yönlendirilmeden yargılamaya devamla hüküm kurulmuştur. Oysa H.Y.U.Y. nın 73. Maddesi gereğince yasanın gösterdiği ayrık durumlar dışında, hakim her iki tarafı istima yahut sav ve savunmalarını sunmaları için yasanın öngördüğü şekilde çağırmadıkça, başka deyişle taraf teşkilini sağlamadıkça davanın esası hakkında hüküm kuramaz. Taraf teşkili kamu düzenine ilişkin bir konu olup, temyiz edenin sıfatına bakılmaksızın yargılamanın her aşamasında gözetilir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle bir kısım davalılar vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, bozma nedenine göre sair temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine yer olmadığına, peşin alınan temyiz harcının istek halinde yatıranlara iadesine 07/05/2009 günü oybirliği ile karar verildi.