Yargıtay Kararı 8. Ceza Dairesi 2022/2821 E. 2023/2393 K. 24.04.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2022/2821
KARAR NO : 2023/2393
KARAR TARİHİ : 24.04.2023

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Hükümlü veya tutuklunun kaçması
HÜKÜM : Mahkûmiyet

Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Antalya Cumhuriyet Başsavcılığının 10.09.2015 tarihli ve 2015/57142 Soruşturma, 2015/19370 Esas sayılı iddianamesi ile sanık hakkında hükümlü veya tutuklunun kaçması suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 292 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca dava açılmıştır.
2. Antalya 10. Asliye Ceza Mahkemesinin 02.12.2015 tarihli ve 2015/660 Esas, 2015/824 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında hükümlü veya tutuklunun kaçması suçundan, 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun’un (5275 sayılı Kanun) 105/A maddesinin sekizinci fıkrası delaletiyle 5237 sayılı Kanun’un 292 nci maddesinin birinci fıkrası, 62 ve 53 üncü maddeleri uyarınca 5 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.

3. Antalya 10. Asliye Ceza Mahkemesinin 02.12.2015 tarihli ve 2015/660 Esas, 2015/824 Karar sayılı kararının sanık tarafından temyizi üzerine Yargıtay 8. Ceza Dairesinin 31.03.2021 tarihli ve 2019/18256 Esas, 2021/6110 Karar sayılı kararı ile 5271 sayılı Kanun’un 251 inci maddesinin üçüncü fıkrasının uygulanması imkanının doğması ve bu konuda mahkemesince yeniden değerlendirme yapılması zorunluluğu nedeniyle bozulmasına karar verilmiştir.
4. Antalya 10. Asliye Ceza Mahkemesinin 15.06.2021 tarihli ve 2021/288 Esas, 2021/538 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında hükümlü veya tutuklunun kaçması suçundan, 5275 sayılı Kanun’un 105/A maddesinin sekizinci fıkrası delaletiyle 5237 sayılı Kanun’un 292 nci maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesi, 5271 sayılı Kanun’un 251 inci maddesinin üçüncü fıkrası ve 5237 sayılı Kanun’un 53 üncü maddesi uyarınca 3 ay 22 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
5. Antalya 10. Asliye Ceza Mahkemesinin 15.06.2021 tarihli ve 2021/288 Esas, 2021/538 Karar sayılı kararına karşı sanığın itirazı üzerine Antalya 10. Asliye Ceza Mahkemesinin 20.01.2022 tarihli ve 2021/462 Esas, 2022/43 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında hükümlü veya tutuklunun kaçması suçundan, 5275 sayılı Kanun’un 105/A maddesinin sekizinci fıkrası delaletiyle 5237 sayılı Kanun’un 292 nci maddesinin birinci fıkrası, 62 ve 53 üncü maddeleri uyarınca 5 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanığın temyiz isteği;
1. Atılı suçun maddi unsurunun oluşmadığına,
2. Cezanın orantılı olmadığına,
3. Hafifletici nedenlerin göz önünde bulundurularak hüküm kurulması gerektiğine, ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR
1. Dava konusu olay, ceza infaz kurumunda hükümlü olarak kalmakta olan sanık hakkında cezasının koşullu salıverme tarihine kadar olan kısmının denetimli serbestlik tedbiri uygulanmak suretiyle infazına karar verildikten sonra uygulanan denetimli serbestlik planına uymaması nedeniyle kapalı ceza infaz kurumuna iadesine ilişkin kararın kendisine tebliğinden itibaren iki gün içerisinde en yakın Cumhuriyet Başsavcılığına teslim olmadığına ilişkindir.
2. a) Antalya İnfaz Hakimliğinin 14.07.2015 tarihli ve 2015/747 Esas, 2015/1736 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun’un (5275 sayılı Kanun) 105/A maddesinin altıncı fıkrasının (b) bendi uyarınca yükümlülüklere uymamakta ısrar etmesi nedeniyle kapalı ceza infaz kurumuna gönderilmesine karar verildiği,
b) Antalya İnfaz Hakimliğinin 14.07.2015 tarihli ve 2015/747 Esas, 2015/1736 Karar sayılı kararının sanığa 19.08.2015 tarihinde tebliğ edildiği,
c) Antalya 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 21.08.2015 tarihli ve 2015/964 Değişik iş sayılı kararı ile sanığın itirazının reddine karar verildiği ve kararın kesinleştiği,
d) Antalya 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 21.08.2015 tarihli ve 2015/964 Değişik iş sayılı itirazın değerlendirilmesi kararının adresin kapalı olması nedeniyle 7201 sayılı Tebligat Kanunu’nun (7201 sayılı Kanun) 21 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca yapılan tebligatın sanığa 18.09.2015 tarihinde tebliğ edilmiş sayıldığı belirlenmiştir.
3. Sanık hakkında Antalya Cumhuriyet Başsavcılığının 2014/6-280-376 ilam dosyası üzerinden 31.08.2015 tarihli yakalama emrinin düzenlendiği belirlenmiştir.
4. Mahkemece, Hukukî Süreç başlığı altında (3) numaralı paragrafta bilgilerine yer verilen Yargıtay bozma ilâmına uyulmasına karar verilerek gereklerinin yerine getirildiği belirlenmiştir.

IV. GEREKÇE
1. Antalya 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 21.08.2015 tarihli ve 2015/964 Değişik iş sayılı itirazın değerlendirilmesi kararının sanığa 18.09.2015 tarihinde tebliğ edildiği, sanığın da iki gün içinde en yakın Cumhuriyet başsavcılığına teslim olmaması nedeniyle, gerekçeli karar başlığında suç tarihinin “21.09.2015” yerine “2015” olarak gösterilmesi, mahallinde düzeltilebilir yazım hatası olarak görülmüştür.
2. Antalya İnfaz Hakimliğinin sanığın kapalı ceza infaz kurumuna gönderilmesi kararı ve bu karara karşı itirazın reddine dair karar, tebliğ evrakları ve dava dosyası kapsamındaki tüm deliller birlikte değerlendirildiğinde, hakkında denetimli serbestlik tedbiri uygulanan sanığın denetim planına uymaması nedeniyle kapalı ceza infaz kurumuna gönderilmesine karar verildiği halde yasal süre içerisinde en yakın Cumhuriyet başsavcılığına teslim olmadığının anlaşılması karşısında, sanık hakkında kurulan hükümde hukuka aykırılık bulunmamıştır.
3. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanığın yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri de reddedilmiştir.

V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle Antalya 10. Asliye Ceza Mahkemesinin 20.01.2022 tarihli ve 2021/462 Esas, 2022/43 Karar sayılı kararında sanık tarafından ileri sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanığın temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğnameye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 24.04.2023 tarihinde karar verildi.