Yargıtay Kararı 2. Hukuk Dairesi 2022/10828 E. 2023/1712 K. 11.04.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 2. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/10828
KARAR NO : 2023/1712
KARAR TARİHİ : 11.04.2023

İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : … Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesi

Taraflar arasındaki karşılıklı boşanma davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince asıl ve karşı davanın kabulüne karar verilmiştir.

Kararın davacı-davalı kadın vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı-davalı kadın vekili tarafından temyiz edilmekle;kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
Davacı-davalı kadın vekili dava, cevaba ve karşı davaya cevap dilekçesinde; müvekkilinin evliliğin başından itibaren eşi tarafından şiddet uygulandığını, eşi, annesi ve eşinin önceki evliliğinden olan çocuğu tarafından sürekli hakaret, küfür ve kötü muamele gördüğünü, müvekkilini, kardeşini öldürmek, işten attırmakla tehdit ettiğini, müvekkiline karşı, annesinin ve oğlu …’nin fiziksel ve psikolojik şiddetlerine de sessiz kaldığını, karşı tarafın iddialarının asılsız, gerçek dışı olduğunu ve kabul etmediklerini, evlilik birliğinin temelinden sarsıldığını beyanla tarafların boşanmalarına, müşterek çocuğun velayetinin kendisine verilmesine, çocuk için 1.000,00 TL tedbir ve iştirak, müvekkili lehine 1.000,00 TL tedbir ve yoksulluk nafakası ile 50.000,00 TL maddi, 50.000,00 TL manevi tazminata, karşı davanın reddine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

II. CEVAP
Davalı-davacı erkek vekili davaya cevap ve karşı dava ile cevaba cevap dilekçesinde; dava dilekçesinde iddiaların asılsız olduğunu ve kabul etmediklerini, kadın eşin müvekkiline ve ailesine saygısız davranışlarda bulunduğunu, kardeşlerinin evliliğe müdahale ettiğini ve müvekkilini tehdit ettiğini, kadının, müvekkilinin önceki evliliğinden olan çocuğunu ortak çocuktan ayrı tuttuğunu, kadının, müvekkiline, annesine, önceki evlilikten olan oğlu …’ye psikolojik ve fiziki şiddet uyguladığını, sürekli iftiralar attığını beyanla, asıl davanın reddine, karşı davalarını kabulüne, tarafların boşanmalarına, müşterek çocuğun velayetinin müvekkiline verilmesine, müvekkili lehine 100.000 TL maddi, 100.000 TL manevi tazminata karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; erkeğin, eşine hakaret ettiği, önceki evliliğinden olan çocuğu nedeniyle çıkan tartışmada eşine şiddet uyguladığı, kadının ise, eşinin önceki evliliğinden olan çocuğunu, kendisinin çocuk sahibi olması sonrası istemediği, kayınvalidesine şiddet uyguladığı, eşine hakaret ettiği, eşinin önceki evliliğinden olan çocuğa, haberi olmamasına rağmen öz annesi ile babasının gerçekte boşanma sebebini söyleyerek çocuğa karşı psikolojik şiddet ile birlikte boğazını sıkmak suretiyle fiziksel şiddet uyguladığı, kendi çocuğu ile erkeğin önceki evliliğinden olan çocuk arasında öz-üvey ayrımı yaptığı ve eşine “Boşayacağım seni.” söyleminde bulunduğu, taraflar arasındaki evlilik birliği, ortak hayatı sürdürmeleri kendilerinden beklenilmeyecek derecede temelinden sarsılmış olduğu ve evlilik birliğinin devamında korunmaya değer bir yarar kalmadığı, meydana gelen geçimsizlikte kadının ağır kusurlu, erkeğin az kusurlu olduğunun anlaşıldığı gerekçesi ile her iki boşanma davasının kabulüne, 4721 sayılı Türk Medeni Kanun’un (4721 sayılı Kanun) 166 ncı maddesinin birinci ve ikinci fıkrası gereğince tarafların boşanmalarına, müşterek çocuğun velayetinin anneye verilmesine, baba ile kişisel ilişki tesisine, kadın lehine aylık 700,00 TL tedbir nafakasına, müşterek çocuk için aylık 400,00 TL tedbir, 700,00 TL iştirak nafakasına, erkek lehine 12.000,00 TL maddi, 10.000,00 TL manevi tazminata, kadının yoksulluk nafakası, maddi ve manevi tazminat taleplerinin reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı-davalı kadın vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri
Davacı-davalı kadın vekili, mahkemenin kusur tespitinin hatalı olduğu, şiddet uyguladığı söylenen erkeğin annesi ve çocuğunun tanık olarak dinlenip beyanları ile kusur yüklendiğini, husumet olduğunun gözetilmediğini, erkeğin karardan 11 gün sonra mesaj atarak özür dilediğini, bunun af sayıldığını, erkeğin tam kusurlu olduğunu beyanla, karşı davanın kabulü, kusur belirlemesi, aleyhe hükmedilen maddi ve manevi tazminatlar yönünden istinaf başvurusunda bulunmuştur.

C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilenkararı ile; davanın esasıyla ilgili hükme etki edecek tüm delillerin toplanıp değerlendirildiği, usulü işlemlerin kanun’a uygun olarak yerine getirildiği, kanun’un olaya uygulanmasında ve gerekçede hata edilmediği, vakıaların doğru olarak tespit edildiği, erkeğin az kusurlu, kadının ağır kusurlu olduğu, kadının kendisine dava açıldıktan 11 gün sonra mesaj atarak özür dilemesinin af sayıldığı yönündeki itirazının kabulünün mümkün olmadığı, erkeğin annesi ve çocuğunun tanık olarak dinlenip beyanları ile kusur yüklendiği, onlarla husumetli olduğu itirazının dosya kapsamı ve olayların akışı birlikte değerlendirildiğinde yeminli dinlenen bu tanıkların beyanına itibar edilmesinde bir hata bulunmadığı, boşanmaya sebep olan olaylarda daha ziyade veya eşit kusurlu olmadığı anlaşılan, mevcut veya beklenen menfaatleri boşanma yüzünden zedelenen, en azından eşinin maddi desteğini yitiren ve kişilik hakkı ihlal edilen erkek yararına, tarafların boşanmaya neden olan olaylardaki kusur dereceleri, tespit edilen ekonomik ve sosyal durumları, paranın alım gücü ve beklenen menfaatlerin kapsamı, tazminata esas olan fiilin ağırlığı, hakkaniyet kuralları birlikte değerlendirildiğinde, maddi ve manevi tazminat takdir edilmesinde ve takdir edilen tazminatın miktarında, herhangi bir isabetsizlik bulunmadığı, kararın usul ve yasaya uygun olduğu gerekçesi ile, davacı-davalı kadın vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 353 üncü maddesinin (1) inci fıkrasının (b) bendinin (1) inci alt bendi gereğince esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı-davalı kadın vekilini temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
Davacı-davalı kadın vekili, Mahkemenin kusur tespitinin hatalı olduğu, şiddet uyguladığı söylenen erkeğin annesi ve çocuğunun tanık olarak dinlenip beyanları ile kusur yüklendiğini, husumet olduğunun gözetilmediğini, erkeğin karardan 11 gün sonra mesaj atarak özür dilediğini, bunun af sayıldığını, erkeğin tam kusurlu olduğunu beyanla, kararın usul ve kanuna aykırı bulunduğunu ileri sürerek; karşı davanın kabulü, kusur belirlemesi, aleyhe hükmedilen maddi ve manevi tazminatlar yönünden kararın bozulmasına karar verilmesini talep etmiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, karşılıklı açılan boşanma davasında taraflar arasında ortak hayatı temelinden sarsacak derecede ve birliğin devamında imkan vermeyecek nitelikte bir geçimsizlik bulunup bulunmadığı, geçimsizlik var ise kusurun kimden kaynaklandığı, karşı davanın kabulü, erkek lehine maddi ve manevi tazminat verilmesi şartlarının gerçekleşip gerçekleşmediği, tazminatların miktarı, af iddiasının ispatlanıp ispatlanmadığı noktasında toplanmaktadır.

2. İlgili Hukuk
4721 sayılı Kanun’un 4 üncü maddesi, 166 ncı maddesinin birinci ve ikinci fıkrası, 174 üncü maddesinin birinci ve ikinci fıkrası. 6100 sayılı Kanun’un 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 inci maddesinin birinci fıkrası ve 371 inci maddesi. 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun 50 nci ve 51 inci maddeleri.

3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı-davalı kadın vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR
Açıklanan sebeple;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

11.04.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.