Yargıtay Kararı 10. Ceza Dairesi 2021/2401 E. 2022/13961 K. 27.12.2022 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/2401
KARAR NO : 2022/13961
KARAR TARİHİ : 27.12.2022

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SUÇ : Uyuşturucu madde ticareti yapma
HÜKÜM : İlk derece mahkemesinin hükmünün kaldırılması suretiyle yeniden mahkûmiyet

İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ

A. Ankara 1.Ağır Ceza Mahkemesinin, 25.06.2020 tarihli ve 2019/547 Esas, 2020/136 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 188 inci maddesinin üçüncü fıkrası, dördüncü fıkrasının “a” bendi, 62 nci maddesi, 52 nci maddesinin ikinci fıkrası ve 53 üncü maddesinin birinci, ikinci fıkrası ile üçüncü fıkrasının ilk cümlesi uyarınca 15 yıl hapis ve 30.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
B. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesinin, 04.11.2020 tarihli ve 2020/891 Esas, 2020/1122 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik istinaf başvurusunun değerlendirilmesi ile 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca hükmün kaldırılarak sanık hakkında 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 188 inci maddesinin üçüncü fıkrası, dördüncü fıkrasının “a ve b” bendi, 62 nci maddesi, 52 nci maddesinin ikinci fıkrası ve 53 üncü maddesinin birinci, ikinci fıkrası ile üçüncü fıkrasının ilk cümlesi uyarınca 13 yıl 9 ay hapis ve 27.500,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ

Sanık müdafiinin temyiz sebepleri;
1. Tutanak tanıkların beyanlarının çelişkili olduğuna,
2. Tutanak içeriğinin doğru olmadığına,
3. Türkçe bilmeyen sanığa tutanağın imzalatılmasının usul ve yasaya aykırı olduğuna,
4. Şüpheden sanık yararlanır ilkesinin ihlal edildiğine,
Sanığın temyiz sebepleri;
1. Hapis cezasına itiraz ettiğine ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Temyizin kapsamına göre;
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
İran uyruklu olan ve eşkâl bilgileri verilen sanık hakkında gelen ihbar üzerine olay yerine gidildiği, kolluk görevlilerince yapılan fiziki takipte, kimliği sonradan tespit edilen sanığın yanına bir

şahsın geldiğinin görüldüğü, mesafenin uzun olması sebebiyle tam olarak şahıslar arasında ne alınıp verildiği görülmemiş ise de; el kol hareketlerinden birbirlerine bir şey alıp verdiklerinin görülmesi üzerine; şahısların yanında gidildiği, sanığın yapılan kaba üst yoklamasında montunun cebinde şişkinliğin fark edilmesi üzerine kendi rızası ile polislere teslim ettiği poşette 15 fişek diye tabir edilen suça konu eroinin ele geçtiği somut olayda; sanık olay tutanağını inkar etmiş ise de; tutanak tanığının beyanı, sanıkta ele geçen uyuşturucu madde miktarı ve niteliği, ele geçiriliş şekli nazara alındığında sanığın uyuşturucu madde ticareti yapma suçunu işlediğinin kabulü ile alt sınırdan uzaklaşılarak mahkûmiyetine karar verildiği anlaşılmıştır.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
İlk Derece Mahkemesince kabul edilen dava konusunda, Bölge Adliye Mahkemesince, ilk derece mahkemesi hükmünde sübut yönünden bir isabetsizlik görülmediği, ancak; sanık hakkında teşdit uygulanması ve yine 5237 sayılı Kanun’un 188 inci maddesinin dördüncü fıkrasının (b) bendi yönünden değerlendirme yapılmaması sebebiyle 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (e) bendi uyarınca duruşma açılarak davanın yeniden görülmesine karar verildiği ve sanık hakkında uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan kurulan mahkûmiyet hükmünün 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca kaldırılarak sanık hakkında 5237 sayılı Kanun’un 188 inci maddesinin üçüncü fıkrası, dördüncü fıkrasının “a ve b” bendi, 62 nci maddesi, 52 nci maddesinin ikinci fıkrası ve 53 üncü maddesinin birinci, ikinci fıkrası ile üçüncü fıkrasının ilk cümlesi uyarınca 13 yıl 9 ay hapis ve 27.500,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verildiği anlaşılmıştır.

IV. GEREKÇE

Sanığın olay tutanak içeriğini inkar etmesine karşılık tutanak tanığının duruşmada dinlenerek olay tutanak içeriğini tekrarladığı, maddelerin sanığın üst yoklaması sırasında sanık tarafından rızası ile teslim edildiğini beyan ettiği, sanığın, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından yapılan duruşmada Türkçe bildiğinin tutanağa geçirildiği, yine tutanak tanıkları hazır olduğu halde yapılan keşifte olay yerinin … İlkokulunun duvarına 43 metre mesafede olduğunun tespit edildiği, bu şekliyle yapılan işlemlerde bir hukuka aykırılığın bulunmadığı anlaşıldığından, İlk Derece Mahkemesi ve Bölge Adliye Mahkemesi kararlarında açıklanan gerekçeler, tüm dosya kapsamına göre usul ve yasaya uygun bulunarak, sanık ve müdafiinin temyiz sebepleri yerinde görülmemiş, hükümde hukuka aykırılık bulunmamıştır.

V. KARAR

Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesinin, 04.11.2020 tarihli ve 2020/891 Esas, 2020/1122 Karar sayılı kararında sanık ve müdafiince öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğnameye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA, hükmolunan ceza miktarı ve tutuklu kalınan süreye göre sanık hakkındaki tahliye talebinin reddine,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Ankara 1. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
27.12.2022 tarihinde karar verildi.