YARGITAY KARARI
DAİRE : 2. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2023/1425
KARAR NO : 2023/1245
KARAR TARİHİ : 22.03.2023
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Aile Mahkemesi
Taraflar arasındaki karşılıklı boşanma davasından dolayı bozma sonrası yapılan yargılama sonunda, Mahkemece davanın kısmen kabulü ile davacı-karşı davalı kadın lehine maddî tazminata karar verilmiştir.
Mahkeme kararı davalı-karşı davacı erkek tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikler yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı-karşı davalı kadın vekili dava dilekçesinde özetle; erkeğin müvekkilini aldatması nedeniyle 2004 yılında boşandıklarını ancak 2007 yılında tekrar evlendiklerini ve ikinci çocuklarının dünyaya geldiğini, müvekkilinin üzülerek tekrar evlendikten sonra erkeğin hiç değişmediğini gördüğünü, erkeğin evine ekonomik olarak hiç bir destekte bulunmadığını, evi otel gibi kullandığını, ne eş olarak ne baba olarak sorumluluklarını yerine getirmediğini, kadına ve aile bireylerine kötü muamelede bulunduğunu, müvekkiline defalarca şiddet uyguladığını belirterek 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun (4721 sayılı Kanun) 166 ncı maddesinin birinci fıkrası gereği tarafların boşanmalarına, ortak çocuk için 2.000,00 TL tedbir ve iştirak nafakasına, müvekkili için 50.000,00 TL maddî ve 100.000,00 TL manevî tazminata karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
II. CEVAP
Davalı-karşı davacı erkek vekili cevap ve karşı dava dilekçesinde özetle; iddiaların asılsız olduğunu, 2004 yılındaki boşanma olayında da erkeğin eşine ihanet etmiş olduğu iddialarını ortaya attığını, bunların iddia olarak kaldığını, kadının çalışmaya başladığını ve bu durumun müvekkiline karşı davranışlarının değişmesine neden olduğunu, müvekkilini küçük görmeye başladığını, evde sürekli huzursuzluk çıkarttığını belirterek asıl davanın reddine, karşı davanın kabulü ile tarafların 4721 sayılı Kanun’un 166 ncı maddesinin birinci fıkrası gereği boşanmalarına, müvekkili lehine 100.00,000 TL maddî ve 50.000,00 TL manevî tazminata, aylık 2.000,00 TL nafakaya karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
III. MAHKEME KARARI
Mahkemece, erkeğin aldatması nedeniyle evlilik birliğinin temelinden sarsıldığı tekrar bir araya gelme imkanlarının bulunmadığı anlaşılmakla kadının davasının kabulü ile tarafların 4721 sayılı Kanun’un 166 ncı maddesinin birinci fıkrası gereği boşanmalarına, ortak çocuğun velâyetinin anneye verilmesine, müşterek çocuk için aylık 1.000,00 TL tedbir ve iştirak nafakasına, kadın lehine 20.000,00 TL maddî ve 30.000,00 TL manevî tazminata karar verilmiştir.
IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
1. Mahkeme kararına karşı süresi içinde davalı-karşı davacı erkek vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
2. Dairenin 06.11.2017 tarihli ve 2016/6852 Esas, 2017/12271 Karar sayılı kararıyla erkeğe dava dilekçesinin usulüne uygun tebliğ edilmeden, savunma hakkı kısıtlanarak hüküm kurulduğu, erkeğe usulünce tebligat yapılarak duruşmaya katılma ve savunma hakkını kullanma imkanı tanınmadan, yokluğunda yargılama yapılıp hüküm kurulması, hukuki dinlenilme hakkının ihlali sonucunu doğurduğundan kararın münhasıran bu sebeple bozulmasına karar verilmiştir.
B. İkinci Bozma Kararı
1. Bozmaya uyan Mahkemece 10.11.2020 tarihli 2018/34 Esas, 2020/714 Karar sayılı kararıyla erkeğin evlilik birliğinin kendisine yüklediği sorumlukları gereği gibi yerine getirmediği, iş yerinde huzursuzluk çıkarttığı, sadakat yükümlüğüne aykırı davrandığı, kadının ise erkeği aşağıladığı gerekçesiyle erkeğin tamamıyla kusurlu bulunun tutum ve davranışları nedeniyle yaşanan olaylar sonucu evlilik birliğinin eşlerden devam ettirmeleri beklenmeyecek derecede temelinden sarsıldığı gerekçesiyle kadının davasının kabulüne, erkeğin davasının reddine, velâyetin anneye verilmesine, müşterek çocuk için 1.200,00 TL tedbir ve iştirak nafakasına, kadın lehine 30.000,00 TL maddî ve 30.000,00 TL manevî tazminata karar verilmiş, karara karşı, süresi içinde davalı-karşı davacı erkek vekili kusur belirlemesi, aleyhine hükmedilen maddî ve manevî tazminat yönünden temyiz isteminde bulunmuştur.
2. Dairenin 15.02.2021 tarihli 2021/460 Esas, 2021/1279 Karar sayılı kararıyla Mahkemece erkeğe yüklenilen kusurlu davranışların yanında, kadının da eşini aşağıladığı, buna karşın tarafların gerçekleşen kusurlu davranışlarına göre erkeğin ağır kusurlu olduğu, Mahkemece verilen 25.02.2016 tarihli ilk kararla kadın lehine hükmedilen maddî tazminat miktarı kadın tarafından temyiz edilmemesi nedeniyle erkek yararına usulü kazanılmış hak oluşturduğu, bu sebeple İlk Derece Mahkemesince usuli kazanılmış hakka aykırı şekilde kadın lehine 30.000,00 TL maddî tazminata hükmedilmesinin doğru olmadığı gerekçesiyle kararın kadın yararına hükmedilen maddî tazminatın miktarı yönünden erkek yararına bozulmasına, bozma kapsamı dışında kalan temyize konu diğer bölümlerin ise onanmasına karar verilmiştir.
C. Üçüncü Bozma Kararı
1. Bozmaya uyan Mahkemece 14.10.2021 tarihli ve 2021/407 Esas ve 2021/916 Karar sayılı kararıyla her ne kadar kadın kusurlu olmasa da boşanma neticesinde mevcut veya beklenen bir menfaatinin haleldar olmayacağı gerekçesiyle kadının maddî tazminat talebinin reddine karar verilmiş, karara karşı, süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.
2. Dairenin 10.05.2022 tarihli ve 2022/3003 Esas, 2022/4259 Karar sayılı kararıyla Mahkemece bozma ilamı gereği kadın yararına usulü kazanılmış hakka uygun olarak 20.000,00 TL maddî tazminata hükmedilmesi gerekirken bozma ilamına uyulduğu halde kadının maddî tazminat talebinin reddine karar verilmesinin hatalı olduğu gerekçesiyle kararın bozulmasına, bozma kapsamı dışında kalan temyize konu diğer bölümlerin ise onanmasına karar verilmiştir.
D. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Mahkemenin yukarıdaki başlıkta tarih ve sayısı belirtilen kararıyla, boşanmaya sebep olan olaylarda maddî tazminat isteyen kadının erkekten daha ziyade ve eşit kusurlu olmadığı, evlilikte geçirilen süre, boşanma sonucu en azından eşinin maddî desteğini yitireceği kanaatine varılmakla tarafların sosyal ve ekonomik durumları ile kusurları ve hakkaniyet ilkesi dikkate alınarak kadın lehine 20.000,00 TL maddî tazminata, boşanma, velâyet nafaka ve manevî tazminata ilişkin verilen karar kesinleştiğinden bu hususta ayrıca karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuran
Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı-karşı davacı erkek vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı-karşı davacı erkek vekili temyiz başvuru dilekçesinde özetle; kadının kusurlu olduğunu, gelirinin fazla olduğunu belirterek kararı kusur belirlemesi ile kadın lehine hükmedilen maddî tazminat yönünden temyiz etmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, kadın lehine hükmedilen maddî tazminatın miktarı noktasında toplanmaktadır.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri. 4721 sayılı Kanun’un 4 üncü, maddesi, 174 üncü maddesinin birinci fıkrası hükümleri. 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun 50 nci ve 51 inci maddeleri.
3. Değerlendirme
1.Mahkemelerin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Kanun’un 428 inci maddesi ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Temyizen incelenen Mahkeme kararında ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, Mahkemece bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olduğu, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ve kesinleşen yönlerin yeniden incelenmesinin hukuken mümkün bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeple;
Davalı-karşı davacı erkek vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine,
İşbu kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere,
22.03.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.