Yargıtay Kararı 11. Ceza Dairesi 2019/10224 E. 2023/2866 K. 11.04.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2019/10224
KARAR NO : 2023/2866
KARAR TARİHİ : 11.04.2023

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ :Resmi belgede sahtecilik
HÜKÜM :Mahkûmiyet

Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
Eskişehir (Kapatılan) 10. Asliye Ceza Mahkemesi, 05.05.2015 tarihli ve 2014/1242 Esas, 2015/710 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında resmi belgede sahtecilik suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 204 üncü maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesi ve 53 üncü maddesi uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezasına mahkûmiyet ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık müdafii temyiz dilekçesinde ; mahkeme tarafından suça konu belge üzerindeki tahrifat ve aldatıcılık niteliği nedeniyle bilirkişi incelemesi yaptırılmadan mahkumiyet kararı verilmesi ile sanık lehine uygulanması gereken lehe hükümlerin uygulanmamasının usul ve yasaya aykırı olduğuna ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR
1. Katılanın sanığın konutunda kiracı sıfatıyla 10.10.2009 ve 15.06.2010 tarihleri arasında oturduğu, konuttan çıkarken sanığa vermiş olduğu depozito senedini geri alamadığı, sanığın Eskişehir 5. İcra Müdürlüğünün 2012/4215 Esas sayılı dosyası aracılığı ile suça konu senedi icra takibine koyarak, bedelini tahsil etmek suretiyle üzerine atılı resmi belgede sahtecilik suçunu işlediği iddiasıyla hakkında kamu davası açılmıştır.
2. Ankara Kriminal Polis Laboratuvarı Müdürlüğünün 07.11.2014 tarih ve BLG- 14-03154 sayılı uzmanlık raporuna göre, tetkike konu senet üzerindeki borçlu … adına atılan imzaların … elinden çıktığı, tetkike konu ve senedin arka yüzünde bulunan … isim yazısı ve ciranta imzalarının … elinden çıktığı, ancak ödeme tarihi/yıl hanesindeki 2010 rakamlarından birler basamağındaki 0 rakamının fulaj izi ve konum itibariyle diğer rakamlara kıyasen farklılık arzettiği,söz konusu senedin evvelce ödeme gününün 10/06/2010 olarak yazıldığı, bilahare 0 rakamının üzerinden sürşarj yönteminin kullanılarak 3 rakamının yapılması suretiyle 10/06/2013 tarihine dönüştürüldüğü, böylelikle sanığın senedin ödeme gününü değiştirmek suretiyle senedi icra takibine koyduğu tespitinde bulunulmuştur.
3. Mahkeme tarafından ,suça konu edilen belge hakkında herhangi bir gözlem yapılmadığı tespit edilmiştir.
4. Sanık aşamalarda alınan savunmasında, katılanın kira borcuna istinaden suça konu bonoyu icraya koyduğunu, bono üzerindeki vade tarihinin kaç olduğuna dikkat etmediğini, sözkonusu bononun üzerindeki iddianamede belirtilen rakam değişikliğinin yapılıp yapılmadığını ya da kim tarafından yapıldığını bilmediğini ve bu değişikliğin katılanın kendisi tarafından da yapılmış olabileceğini belirterek suçlamayı kabul etmemiştir.
5. Mahkemece, sanığın üzerine atılı bulunan resmi belgede sahtecilik suçu sübut bulduğundan sanığın mahkumiyetine hükmedilmiştir.

IV. GEREKÇE
1. Ankara Kriminal Polis Laboratuvarı Müdürlüğü’nün 07.11.2014 tarih ve BLG- 14-03154 sayılı uzmanlık raporuna göre, söz konusu senedin evvelce ödeme gününün 10/06/2010 olarak yazıldığı, bilahare 0 rakamının üzerinden sürşarj yönteminin kullanılarak 3 rakamının yapılması suretiyle 10/06/2013 tarihine dönüştürüldüğü, belirlenmesi karşısında; belgede sahtecilik suçlarında aldatıcılık niteliğinin bulunup bulunmadığının takdirinin mahkemeye ait olduğu, belge aslının aldatma niteliği yönünden bir değerlendirme yapılmadığı göz önüne alınarak, suça konu belge aslı duruşmaya getirtilip incelenmek suretiyle özellikleri duruşma tutanağına yazıldıktan sonra aldatıcılık niteliğinin bulunup bulunmadığının tespit edilmesi ve denetime olanak sağlayacak şekilde belge aslının dosya içinde bulundurulması gerektiği gözetilmeden, eksik incelemeyle hüküm kurulması, hukuka aykırı bulunmuştur.
2. 5237 sayılı Kanun’un 53 üncü maddesine ilişkin uygulamanın Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 tarihli ve 2014/140 Esas, 2015/85 Karar sayılı iptal kararı ile birlikte yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Nedenleriyle, sanık hakkında resmi belgede sahtecilik suçundan kurulan mahkumiyet hükmünde hukuka aykırılık görülmüştür.

V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle Eskişehir(Kapatılan)10.Asliye Ceza Mahkemesi, 05.05.2015 tarih ve 2014/1242 Esas, 2015/710 Karar sayılı kararına yönelik sanık müdafiinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

11.04.2023 tarihinde karar verildi.