Yargıtay Kararı 6. Hukuk Dairesi 2022/1499 E. 2023/1279 K. 29.03.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 6. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/1499
KARAR NO : 2023/1279
KARAR TARİHİ : 29.03.2023

MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 27. Hukuk Dairesi
HÜKÜM : Esastan Red
İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 11. Asliye Ticaret Mahkemesi

Taraflar arasındaki menfi tespit ve alacak ( eser Sözleşmesinden Kaynaklı ) davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, ilk derece mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.

Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
Davacı yüklenici vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin üstlendiği ofis tadilat işinin elektrik işi için davalı taşeron ile anlaşılmasına rağmen bazı imalatların taşeronca eksik ve kusurlu yapıldığını, delil tespiti raporunda yapılan işlerin 257.136,34 TL, yapılan ödemenin ise 280.124,00 TL olduğunun ve davalıya 22.987,66 TL fazla ödeme yapıldığının anlaşıldığını, davalı tarafından davacı aleyhine Ankara 25. İcra Müdürlüğünün 2015/589 sayılı dosyasında 116.892,35 TL üzerinden takip yapılması üzerine takibe itiraz edildiğini ancak itirazın iptali davasında sadece fatura durumu göz önünde bulundurularak 100.000,00 TL yönünden itirazın iptaline karar verildiğini ileri sürerek, gerçek borç alacak ilişkisi tespit edilerek davacının 2015/589 sayılı takip dosyasında borçlu olmadığının tespiti ile davalının %20 oranında tazminata mahkum edilmesini ve fazla ödenen 22.987,66 TL’nin dava tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

II. CEVAP
Davalı taşeron vekili cevap dilekçesinde özetle; Ankara 3. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2015/182 esas sayılı dosyasında mahkemece verilen davanın kabulü kararının istinaf yoluna taşındığını, davanın derdestlik nedeniyle usulden reddi gerektiğini, ayrıca delil tespitini kabul etmediklerini, hüküm kurulduktan sonra delil tespiti yaptırıldığını, davacının Ankara 3. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2015/182 esas dosyasında sözleşme ilişkisinin tamamen reddettiği ve bu savunmaları o dosyada ileri sürmediği halde açtığı işbu davada akdi ilişkiyi kabul edip farklı beyanda bulunduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile Ankara 3. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2015/182 esas, 2016/825 karar sayılı kararı ile taraflar arasındaki eser sözleşmesinden kaynaklanan alacak nedeniyle Ankara 25. İcra Müdürlüğünün 2015/589 sayılı dosyasındaki itirazın 100.000,00 TL asıl alacak yönünden iptaline karar verildiği, bu kararın kesinleştiği, davalının davacıdan 100.000,00 TL alacaklı olduğu, bunun mahkeme kararı ile sabit olduğu, taşınmazın elektrik işlerinin yapımı nedeniyle davacının davalıdan alacaklı olmadığı gibi davalıya 100.000,00 TL borçlu olduğunun anlaşıldığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; eksik ve gizli ayıplı imalatlar için inceleme ve araştırma yapılmaksızın karar verildiğini, Ankara 3. ATM’nin 2015/182 E. sayılı dava dosyası ile bu davanın aynı olmadığını, mahkemenin her iki davanın aynı dava olduğu kanaatinde ise davayı derdestlikten reddetmesi gerektiğini, davalının tebliğ olunan delil tespitine usulüne uygun olarak itiraz etmediğini ve bilirkişi raporunda belirlenenleri kabul etmiş olduğunu, davacı tarafından 22.987,66.-TL fazla ödeme yapıldığını, davalı tarafından imalat miktarı ve tutarlarına uymayan faturalar düzenlendiğini, hiç yapılmayan işlerin faturaya yansıtıldığını, yapıldığı gösterilen işlerde malzemenin eksik kullanıldığını, hatalı ve kusurlu imalatlar yapıldığını, hukuki ilişkinin tek dayanağının fatura olmadığını, işin esasının çözümüyle ilgili bir inceleme yapılması gerektiğini ileri sürerek kararının kaldırılmasnı talep etmiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile mahkeme kararında usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, özellikle aynı sözleşmeden kaynaklanan davada aynı iddia ve savunmaların değerlendirilerek karar verilen Ankara 3. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2015/182 Esas ve 2016/825 Karar sayılı itirazın iptali davasındaki kararın derecettan geçerek kesinleştiğinin anlaşılmasına göre davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; eksik ve gizli ayıplı imalatlar için inceleme ve araştırma yapılmaksızın karar verildiğini, Ankara 3. ATM’nin 2015/182 E. sayılı dava dosyası ile bu davanın aynı olmadığını, mahkemenin her iki davanın aynı dava olduğu kanaatinde ise davayı derdestlikten reddetmesi gerektiğini, davalının tebliğ olunan delil tespitine usulüne uygun olarak itiraz etmediğini, bilirkişi raporunda belirlenenleri kabul etmiş olduğunu, davacı tarafından 22.987,66.-TL fazla ödeme yapıldığı, davalı tarafından imalat miktarı ve tutarlarına uymayan faturalar düzenlendiğini, hiç yapılmayan işlerin faturaya yansıtıldığını, yapıldığı gösterilen işlerde malzemenin eksik kullanıldığını, hatalı ve kusurlu imalatlar yapıldığını, hukuki ilişkinin tek dayanağının fatura olmadığını, işin esasının çözümüyle ilgili bir inceleme yapılması gerektiğini ileri sürerek kararının bozulmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, eser sözleşmesinden kaynaklanan menfi tespit ve fazla ödenen işbedeli alacağının iadesi istemlerine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 369 ncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 nci maddeleri, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanununun 470 ve devamı maddeleri, 2004 sayılı İcra İflas Kanununun 72 inci maddesi.

3. Değerlendirme
1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanunun 371 nci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı yüklenici vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR
Açıklanan sebeple;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanunun 370 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
29/03/2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.