YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/12204
KARAR NO : 2023/622
KARAR TARİHİ : 13.02.2023
MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi
SAYISI : 2019/13 E., 2019/20 K.
KARAR : Karar verilmesine yer olmadığına
Taraflar arasındaki tapu iptali ve tescil davasından dolayı yapılan yargılama sonunda verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonunda Yargıtay (Kapatılan) 20. Hukuk Dairesince İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararı asli müdahiller vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
1.Bingöl ili, … ilçesi, … Köyü çalışma alanında bulunan temyize konu 101 ada 24 parsel sayılı taşınmaz ham toprak vasfıyla Hazine adına tespit edilmiştir.
2.Kadastro sırasında, Bingöl ili, … ilçesi, … Köyü çalışma alanında bulunan temyize konu 101 ada 24 parsel sayılı taşınmazın, hiç bir şekilde tasarruf edilmediğinden ham toprak olarak kaldığı ve Hazine adına tespitinin yapıldığı, ancak komşusu 101 ada 1 parselin kadastro mahkemesi 2006/1746 Esas sayılı dosyasında davalı bulunduğu belirtilerek, 12.12.2006 tarihinde, 3402 sayılı Kadastro Kanunu’nun (3402 sayılı Kanun) 5 inci maddesi uyarınca, tutanağın yüzölçüm haneleri açık bırakılarak tespit edildiği anlaşılmış; … …, …, … ve … vekili dava konusu edilen 101 ada 1 parsel sayılı taşınmazın komşusu olan 101 ada 24 nolu parselin müvekkillerinin ortak murisleri …. ait Mart 330 tarihli ve 82 nolu tapu kaydının içerisinde bulunduğunu, bu tapu kaydına göre müvekkilleri adına tespit yapılması gerekirken … adına tespit edildiğini bildirerek müvekkileri adına tescil istemiyle davaya harçlı katılımda bulunmuştur.
II. CEVAP
Davalı, davanın reddini savunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesi 27.02.2015 tarihli ve 2006/1746 Esas, 2015/18 Karar sayılı kararıyla, temyize konu çekişmeli 101 ada 24 nolu parselin ölü tespit malikleri …, …, … ve … adına yapılan tespitin iptaliyle parsel üzerindeki tüm hisselerin 480 pay kabul edilerek, mirasçıları adına miras payları oranında tespit ve tapuya tesciline karar verilmiştir.
IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A.Temyiz Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı davalı Hazine vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Bozma Kararı
Yargıtay (Kapatılan) 20. Hukuk Dairesinin 25.06.2018 tarihli ve 2018/2352 Esas, 2018/4845 Karar sayılı kararı ile, “101 ada 24 nolu parsele yönelik usulünce açılan bir dava bulunmadığı ve çekişmeli taşınmazın müdahale ile dava konusu yapılamayacağı halde 101 ada 24 parsel hakkında esasa yönelik karar verilmesinin isabetsiz olduğu” gerekçesiyle karar bozulmuştur.
C. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar
İlk Derece Mahkemesince, çekişmeli 101 ada 24 nolu parsele yönelik usulünce açılan bir dava bulunmadığı ve çekişmeli taşınmazın müdahale ile dava konusu yapılamayacağı gerekçesiyle bu parsel hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı asli müdahiller vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Nedenleri
Asli müdahiller vekili, çekişmeli 101 ada 24 parsele yönelik dava açmak istediklerinde bu parselin Kadastro Mahkemesi 2006/1746 Esas sayılı dosyada davalı olarak bulunduğunu, buna binaen henüz tapu kaydı oluşmayan bu parsele yönelik davanın ancak müdahale edilmek suretiyle açılabileceğini, bu parsele yönelik kadastro mahkemesine yaptıkları müdahalenin İlk Derece Mahkemesince karara bağlanması gerektiğini; ne var ki bu parsele yönelik davalı dosyaya asli müdahalede bulunmalarına rağmen karar verilmesine yer olmadığına kararının verildiğini ve verilen bu kararın hukuka aykırı olduğunu belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, orman kadastrosuna ve kadastro tesbitine itiraz istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) Geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun (1086 sayılı Kanun) 428 inci maddesi, 438 inci maddesinin yedinci fıkrası ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrası, 6100 sayılı Kanun’un 1 inci, 114/1-c, 115/1 inci maddeleri, 3402 sayılı Kanun’un 11 ve 26 ncı maddeleri.
3. Değerlendirme
1. 3402 sayılı Kanun’un 26 ncı maddesi uyarınca askı ilan süresi sona erdikten sonra tutanağı kesinleşen taşınmazlara karşı açılacak davalarda genel mahkemeler görevlidir. Buna göre çekişmeli 101 ada 24 parsele yönelik davacı 10 yıl içinde genel mahkemelerde dava açabilecektir.
2.Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyulan bozma ilamı doğrultusunda inceleme ve araştırma yapılarak, mevcut deliller takdir edilerek karar verildiğine, uygulanması gereken hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığına, bozmaya uyulmakla taraflar lehine ve aleyhine kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin yeniden incelenmesine hukukça imkan olmadığı gibi 6100 sayılı Kanun’un geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Kanun’un 428 inci maddesi ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerin biri de var olmadığına göre, İlk Derece Mahkemesi kararında yazılı gerekçeler dikkate alındığında temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davacı … vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
V. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararının ONANMASINA,
44,40 TL peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 135,50 TL’nin temyiz edenden alınmasına,
1086 sayılı Kanun’un 440/I maddesi gereğince Yargıtay ilamının tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine,13.02.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.