Yargıtay Kararı 8. Ceza Dairesi 2023/426 E. 2023/2431 K. 25.04.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2023/426
KARAR NO : 2023/2431
KARAR TARİHİ : 25.04.2023

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Kişiyi hürriyetinden yoksun kılma
HÜKÜM : Mahkûmiyet

Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Şanlıurfa Cumhuriyet Başsavcılığının, 22.09.2008 tarihli iddianamesi ile sanık hakkında kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 37 nci maddesinin birinci fıkrası delaletiyle 109 uncu maddesinin ikinci fıkrası, üçüncü fıkrasının (b) bendi ve 53 üncü maddesi uyarınca cezalandırılması talebi ile dava açılmıştır.
2. Şanlıurfa 5. Asliye Ceza Mahkemesinin, 14.05.2013 tarihli kararı ile sanık hakkında kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan, 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi uyarınca beraat kararı verilmiştir.

3. Şanlıurfa 5. Asliye Ceza Mahkemesinin, 14.05.2013 tarihli kararının Cumhuriyet savcısı ve katılan vekili tarafından temyizi üzerine Yargıtay 8. Ceza Dairesinin 12.07.2019 tarihli ve 2019/2549 Esas, 2019/9998 Karar sayılı kararı ile ”…Mağdurun ve sanığın ifadelerinde ”Hacı” lakabıyla anılan ve açık kimliği tespit edilemeyen şahıs tarafından kullanıldığı anlaşılan ”05423442831” numaralı telefonun kimin üzerine kayıtlı olduğu tespit edilerek, söz konusu numaranın olay günü dahil, üç ay öncesine kadar olan HTS kayıtları çıkartılıp, sanık ve mağdurla görüşmelerinin bulunup bulunmadığının tespit edilmesi, araştırmaya konu numarayı kullanan şahsın belirlenmesi halinde sanık ve mağdurla yüzleştirilerek olayda ismi geçen şahıs olup olmadığının sorulması ve Şanlıurfa Cumhuriyet Başsavcılığının 17.09.2008 tarihli tefrik kararıyla hazırlığın 2008/13826 numaralı esasına kaydedilen soruşturma dosyasının akıbeti de sorularak, tüm deliller birlikte değerlendirildikten sonra sanığın hukuki durumunun tayin ve takdiri gerekirken, eksik araştırma ile yazılı şekilde hüküm kurulması,…” nedeniyle bozulmasına karar verilmiştir.
4. Yargıtay bozma ilamına uyularak yapılan yargılamada; Şanlıurfa 5. Asliye Ceza Mahkemesinin, 07.04.2021 tarihli kararı ile sanık hakkında kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan, 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi uyarınca beraat kararı verilmiştir.
5. Şanlıurfa 5. Asliye Ceza Mahkemesinin, 07.04.2021 tarihli kararının Cumhuriyet savcısı ve katılan vekili tarafından temyizi üzerine Yargıtay 8. Ceza Dairesinin 02.12.2021 tarihli ve 2021/13932 Esas, 2021/22109 Karar sayılı kararı ile ”…sanığın mağdur tarafından gerçekleştirilen haksız fiilin meydan getirmiş olduğu hiddet ve şiddetli elemin etkisi altında atılı eylemi gerçekleştirdiği gözetilerek, sanık hakkında 5237 sayılı TCK’nın 109/2, 109/3-a-b, 29. maddeleri uyarınca mahkumiyet hükmü kurulması gerekirken, dosya kapsamına uymayan gerekçeyle yazılı şekilde beraatine karar verilmesi,…” nedeniyle bozulmasına karar verilmiştir.
6. Yargıtay bozma ilamına uyularak yapılan yargılamada; Şanlıurfa 5. Asliye Ceza Mahkemesinin, 16.11.2022 tarihli kararıyla, sanık hakkında kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan 5237 sayılı Kanun’un 109 uncu maddesinin ikinci fıkrası, üçüncü fıkrasının (a) ve (b) bentleri, 29 uncu maddesi, 62 nci maddesi ve 51 inci maddesi uyarınca, 1 yıl 9 ay 20 gün hapis cezasıyla cezalandırılmasına ve cezanın ertelenmesine karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık müdafinin temyiz itirazı,
1. Suçun yasal unsurlarının oluşmadığına,
2. Şüpheden sanığın yararlanması gerektiğine,
3. Mahkumiyet için yeterli delil bulunmadığına,
Ve somut bir nedene dayanmayan diğer temyiz itirazlarına ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR
1. Dava konusu olay; sanığın, kendisine uygun fiyatlı döviz bulması için mağdura para verdiği, mağdurun sanıktan almış olduğu para karşılığında döviz bulmadığı gibi paranın bir kısmını da iade etmediği, bunun üzerine sanığın açık kimliği tespit edilemeyen şahıslarla birlikte mağduru hürriyetinden yoksun kıldığı olaya ilişkindir.
2. Kolluk tarafından düzenlenen cep telefonu inceleme tutanakları dosya içerisine alınmıştır.
3. Sanık ile mağdur arasındaki ticarete ilişkin bir kısım evraklar ve dekontlar dava dosyasında mevcuttur.

4. Telekomünikasyon şirketleri tarafından sunulan cevabi yazılar dava dosyasında mevcuttur.
5. HTS kayıtları, iletişim tespit tutanakları dava dosyasına alınmıştır.
6. Şanlıurfa Adli Tıp Şube Müdürlüğünün 19.09.2008 tarihli raporunda, mağdurdaki yaralanmaların basit tıbbi müdahaleyle giderilebilir olduğu bildirilmiştir.

IV. GEREKÇE
Sanık hakkında erteleme kararı verilen hapis cezasının kısa süreli olmaması karşısında, tayin olunan hapis cezasının Kanuni sonucu olarak 5237 sayılı Kanun’un 53 üncü maddesindeki hak yoksunluklarına karar verilmemiş ise de, bu durumun infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görülmüştür.
Mahkemece, sanık hakkında hüküm kurulurken, 5237 sayılı Kanun’un 109 uncu maddesinin ikinci ve üçüncü fıkraları uyarınca belirlenen hapis cezası üzerinden, aynı Kanun’un 29 uncu maddesi gereği dörtte bir oranında indirim yapılacağı belirtilmesine rağmen, yarı oranda indirim yapılması suretiyle eksik cezaya hükmolunması hukuka aykırı ise de, bu durum karşı temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
Mağdurun aşamalardaki tutarlı beyanları, sanığın yazılı ve sözlü savunmaları, tanık ifadeleri, adli muayene raporu, tutanaklar ve dava dosyası kapsamındaki tüm deliller birlikte değerlendirildiğinde, sanığın mahkumiyetine ilişkin kararda isabetsizlik görülmemiş, yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanık müdafinin temyiz itirazları yerinde görülmemekle, eleştiri dışında kararda hukuka aykırılık bulunmamıştır .

V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Şanlıurfa 5. Asliye Ceza Mahkemesinin, 16.11.2022 tarihli kararında, sanık müdafii tarafından ileri sürülen temyiz sebepleri ile dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden, sanık müdafinin temyiz itirazının reddiyle hükmün, Tebliğnameye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 25.04.2023 tarihinde karar verildi.