YARGITAY KARARI
DAİRE : 5. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/13004
KARAR NO : 2023/3166
KARAR TARİHİ : 30.03.2023
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
KARAR : Kabul
Taraflar arasında görülen 4650 sayılı Kanun’la değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu’nun (2942 sayılı Kanun) 10 uncu maddesine dayanan kamulaştırma bedelinin tespiti ve kamulaştırılan taşınmazın davacı idare adına tescili davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Yargıtay (Kapatılan) 18. Hukuk Dairesince Mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir.
Mahkemece bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kabulüne karar verilmiştir.
Karar davacı idare vekili tarafından temyiz edilmekle; süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü
I. DAVA
Davacı idare vekili dava dilekçesinde; İzmir ili, … ilçesi, … Mahallesi, 32095 ada 9 ve 11 parsel sayılı taşınmazların kamulaştırma bedelinin tespiti ve kamulaştırılan taşınmazın davacı idare adına tescilini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalılar süresi içinde cevap dilekçesi sunmamıştır.
III. MAHKEME KARARI
Mahkemenin 06.02.2013 tarihli ve 2010/443 Esas, 2013/40 Karar sayılı kararı ile davanın kabulüne karar verilmiştir.
IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
1.Mahkemenin 06.02.2013 tarihli ve 2010/443 Esas, 2013/40 Karar sayılı kararına karşı süresi içinde davacı idare ile davalılardan … vd. vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
2. Yargıtay (Kapatılan) 18. Hukuk Dairesince yapılan inceleme sonucunda; dava konusu taşınmaz ile emsal taşınmazın karşılaştırmasının gerçeği yansıtmadığını, vergi değerlerine ters düşecek şekilde hazırlanmış olan ve yeterli, inandırıcı ve somut gerekçelere de dayandırılmayan rapora dayanılarak hüküm kurulması doğru görülmediğinden kararın bozulmasına karar verilmiştir.
B. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulüne karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı idare vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı idare vekili temyiz dilekçesinde özetle; emsalin uygun olmadığını, emsal karşılaştırmasının doğru yapılmadığını, dava konusu taşınmazla emsal taşınmazın emlak vergi değer oranlarının dikkat çekici olduğunu, tespit edilen değer farkından daha fazla değer farkı olduğunu, faiz hükmünün hatalı olduğunu belirterek temyiz isteminde bulunmuştur.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukukî Nitelendirme
Uyuşmazlık, dava konusu taşınmazın kamulaştırma bedelinin tespitine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
1.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) geçici 3 üncü maddesinin atfıyla 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun (1086 sayılı Kanun) 26.09.2004 tarihli ve 5236 sayılı Kanun’la yapılan değişiklikten önceki 427 ilâ 439 uncu maddeleri.
2. 2942 sayılı Kanun’un 10 uncu maddesi ile 11 inci maddesi.
3. Değerlendirme
1.Mahkemelerin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un geçici 3 üncü maddesinin atfıyla 1086 sayılı Kanun’un 26.09.2004 tarihli ve 5236 sayılı Kanun’la yapılan değişiklikten önceki 428 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Temyizen incelenen mahkeme kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozma ile kesinleşen ve karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; davacı idare vekilinin aşağıdaki paragrafın dışında kalan temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
3. Dava 4 ay içinde sonuçlandırılmadığından ilk kararla bloke ettirilen bedele 01.05.2011 tarihinden ilk karar tarihine kadar, son kararla bloke ettirilen ve ödenmesine karar verilen fark bedele ise aynı tarihten son karar tarihine kadar faiz işletilmesi gerektiğinin düşünülmemesi bozmayı gerektirir.
Ne var ki bu hatanın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden kararın düzeltilerek onanması gerekir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
1.Davacı idare vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine
2. Davacı vekilinin temyiz itirazlarının kısmen kabulü ile gerekçeli kararın hüküm fıkrasının 1 inci bendinin ikinci paragrafında yer alan “Yukarıdaki bu bedellere 30.04.2011 tarihinden karar tarihi olan 16.02.2022 tarihine kadar yasal faiz uygulanmasına bu faizin davacıdan alınarak yukarıdaki davalılara ödenmesine,” cümlesinin hükümden çıkartılmasına, yerine ”İlk kararla 32095 ada 11 parsel için davalılar payının bedeli olarak belirlenen 18.775 TL ye 01.05.2011 tarihinden ilk karar tarihi olan 06.02.2013 tarihine, bozma sonrası tespit edilen fark bedel 2.893,12 TL ‘ye ise aynı tarihten son karar tarihine kadar faiz işletilmesine ” cümlesinin yazılmasına,
2.Gerekçeli kararın hüküm fıkrasının 1 inci bendinin dördüncü paragrafında yer alan “Yukarıdaki bu bedellere 30.04.2011 tarihinden karar tarihi olan 16.02.2022 tarihine kadar yasal faiz uygulanmasına bu faizin davacıdan alınarak yukarıdaki davalılara ödenmesine,” cümlesinin hükümden çıkartılmasına, yerine ”İlk kararla 32095 ada 9 parsel için davalılar payının bedeli olarak belirlenen 97.630 TL’ ye 01.05.2011 tarihinden ilk karar tarihi olan 06.02.2013 tarihine, bozma sonrası tespit edilen fark bedel 15.044,16 TL ‘ye ise aynı tarihten son karar tarihine kadar faiz işletilmesine ” cümlesinin yazılması suretiyle hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
Davacı idareden peşin alınan temyiz harcının istenildiğinde iadesine,
30.03.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.