Yargıtay Kararı 20. Hukuk Dairesi 2008/17901 E. 2009/2667 K. 18.02.2009 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2008/17901
KARAR NO : 2009/2667
KARAR TARİHİ : 18.02.2009

MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki tapu iptali tescil ve elatmanın önlenmesi davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı ve davalı tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R

1994 yılında yapılan kadastro sırasında … (…) Mahallesi 183 ada 1 parsel sayılı 72.892,82 m2 yüzölçümündeki taşınmaz, Ağustos 1955 tarih 18 sıra numaralı tapu kaydı uygulanarak kargir … binası, … bahçesi, su deposu, su pompası, kulübe ve arsası niteliği ile davalı … Genel Müdürlüğü adına tespit ve tescil edilmiştir. Davacı … Yönetimi; çekişmeli taşınmazın kesinleşen tahdit içinde kaldığı iddiası ile dava açmıştır. Mahkemece davanın kısmen kabulüne, dava konusu taşınmazın … bilirkişi tarafından düzenlenen krokili raporda (A) ile 4.765,58 m2 yüzölçümlü bölümünün tapu kaydının iptal edilerek orman niteliği ile Hazine adına tapuya tesciline ve davalı kurumun bu yere yönelik el atmasının önlenmesine karar verilmiş, hüküm davacı ve davalı tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, kesinleşen tahdit içinde kalan tapu kaydının iptali tescil ve el atmanın önlenmesi niteliğindedir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde 24.10.2003 tarihinde ilan edilerek kesinleşen orman kadastrosu ve 3302 Sayılı Yasanın 2/B madde uygulaması vardır.
Mahkemece yapılan araştırma, inceleme ve uygulama hükme yeterli değildir. Şöyle ki; hükme dayanak yapılan orman bilirkişi raporunda çekişmeli taşınmazın (A) ile işaretlenen bölümünün tahdit içinde, (B) ile işaretlenen kesiminin ise tahdit dışında olduğu açıklanmış, rapor ekindeki krokide taşınmazın (A) bölümü tahdit içinde (B) bölümü tahdit dışında gösterilmiştir. … bilirkişi tarafından düzenlenen raporda ise taşınmazın bir bölümünün tahdit içinde, bir kesiminin de 2/B alanında olduğu açıklanmış ve rapor ekindeki krokide taşınmazın bir bölümü 2/B alanında gösterilmiş, ancak 2/B alanında kalan yerin yüzölçümü hesap edilmemiştir. … ve orman bilirkişi raporları birbiriyle çelişik olduğu gibi çekişmeli taşınmazın kadastro paftası ile tahdit haritasının ölçekleri eşitlenmeksizin bir örneği dosyada bulunan tahdit ve orman rejimi dışına çıkarma haritasındaki 2053 – 2054 – 35 – 52 – 53 OTSler itibariyle açı, eğim ve uzaklık bakımından uyumsuz şekilde hat uygulaması yapılmıştır. Mahkemece değinilen çelişkiler üzerinde durulup yöntemince giderilmemiştir..Birbirleriyle ayrıca tahdit haritası ve orman rejimi dışına çıkarma haritası ile çelişen krokiye dayanılarak hüküm kurulamaz. Bu haliyle uzman bilirkişilerin orman tahdit haritası, orman rejimi dışına çıkarma haritaları ve tutanaklarını nasıl uyguladığı net olarak anlaşılamamaktadır.
O halde; öncelikle, çekişmeli taşınmazın bulunduğu yörede yapılıp kesinleşen orman tahdit ve orman rejimi dışına çıkartma haritaları, işe başlama, çalışma, işi bitirme ve sonuçlarını askı ilan tutanakları bulundukları yerlerden getirtildikten sonra mahkemece, önceki bilirkişiler dışında halen … ve Orman Bakanlığı ve bağlı birimlerinde görev yapmayan bu konuda uzman yüksek orman mühendisleri arasından seçilecek iki mühendis ve bir harita mühendisinden oluşturulacak üç kişilik bilirkişi kurulu aracılığıyla yeniden yapılacak keşifte 2 Eylül 1986 tarihli Resmi Gazetede yayınlanan 6831 Sayılı Orman Yasasına Göre Orman Kadastrosu ve Aynı Yasanın 2/B Maddesinin uygulanması Hakkındaki Yönetmeliğin 54. maddesi uyarınca hazırlanan Orman Kadastrosu Teknik İzahnamesinin 49. maddesinde yazılı “orman sınır noktası ve hatların uygulanmasında tutanaklardan, orman kadastro haritasından, … fotoğraflarından, varsa ölçü karnelerinden, nirengi, poligon, röper noktalarından yararlanılır. Sınırlama tutanakları ile orman kadastro haritaları arasında çekişme olduğunda ölçü değerleri ve tutanaktaki ifadeler arazinin durumuna göre incelenir, hangisi daha çok uyum gösteriyorsa ve gerçek duruma uygun ise o esas alınır.” hükmü ile 15.07.2004 tarihli Resmi Gazetede yayınlanan Orman Kadastrosunun Uygulanması Hakkında Yönetmeliğin “Teknik İşler” başlıklı Dokuzuncu Bölümde yazılı esaslar gözönünde bulundurularak uygulama yapılmalı, yerel bilirkişi beyanlarına başvurularak yerinde bulunmayan orman sınır noktaları, bulunanlardan hareketle tutanak ve haritalarda yazılı mevkii, yer, kişi isimleri ile açı ve mesafelere göre, orman kadastrosu ve 2/B madde uygulama tutanak ve haritalarının düzenlenmesinde kullanılan … fotoğrafları ve memleket haritalarından yararlanılarak, değişik açı ve uzaklıklardaki en az 6-7 adet orman sınır noktası bulunup röperlenmeli, anlatılan yöntemle bulunan orman kadastrosu ve 2/B madde uygulaması ile ilgili sınır noktaları aynı ölçeği çevrilerek, çekişmeli taşınmazın orman kadastrosu aplikasyon ve 2/B madde haritalarına göre konumu genel kadastro paftası üzerinde, ayrı renkli kalemlerle gösterilip keşfi izleme olanağı sağlanmalı, aynı ya da yakın orman sınır hatlarında, dava konusu edilen parseller varsa, bunların tümü birleşik harita üzerinde gösterilerek ve çekişmeli taşınmazın X ve Y değerlerini gösterir şekilde koordinatlı müşterek imzalı rapor ve kroki alınmalı, orman kadastro harita ve tutanakları ile 2/B madde harita ve tutanaklarının uyumsuz olması halinde yukarıda yazılı Yönetmelikler ile Teknik İzahnamelerde yazılı tutanakların düzenlenmesine esas alınan … fotoğrafı ve memleket haritası ile desteklenen ve gerçek duruma uygun düşen tutanaklara değer verileceği düşünülerek oluşacak sonuca göre bir karar verilmelidir. Açıklanan hususlar gözetilmeksizin, eksik inceleme ve yetersiz bilirkişi raporuna dayanılarak hüküm kurulması usul ve yasaya aykırıdır.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle; davacı … Yönetimi ve davalı T.C.D.D. Genel Müdürlüğü’nün temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde yatıranlara iadesine 18/02/2009 günü oybirliği ile karar verildi.