Yargıtay Kararı 8. Hukuk Dairesi 2021/5410 E. 2023/655 K. 14.02.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/5410
KARAR NO : 2023/655
KARAR TARİHİ : 14.02.2023

MAHKEMESİ : Erzurum Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2018/1000 E., 2020/674 K.
KARAR : İstinaf talebinin esastan reddine
İLK DERECE MAHKEMESİ : Bingöl Kadastro Mahkemesi

Taraflar arasındaki kadastro tespitine itiraz davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.

Kararın davalı … vekili ve dahili davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı … vekili ve dahili davalı … vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
1.Kadastro sırasında Bingöl ili, … ilçes, … Köyü çalışma alanında bulunan 157 ada 5 parsel sayılı 17.144,17 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz, devletin hüküm ve tasarrufu altında bulunan ve ekonomik yarar sağlanması mümkün olan yerlerden olup, kimsenin mülkiyet iddiasında bulunmadığı belirtilerek çayır vasfıyla davalı … adına tespit edilmiştir.

2.Davacılar …, … ve … vekili dava dilekçesinde; irsen intikal ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak, çekişmeli taşınmazın kadastro tespitinin iptali ve müvekkilleri adına tapuya tescili istemiştir.

3…. müdahale dilekçesinde; kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak, çekişmeli taşınmazın kadastro tespitinin iptali ve taşınmazın ¼ payının adına tescili istemiyle davaya katılmıştır.

II. CEVAP
Davalı … temsilcisi, davanın reddini savunmuştur.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile “dava konusu taşınmazın özel mülkiyete konu olan yerlerden olup, davacılar ve asli müdahile murislerinden kaldığını, taşınmaz üzerinde davacıların ve asli müdahilin 20 yılı aşkın süre zilyet olduklarını, dava konusu taşınmazın bulunduğu köyün terör nedeniyle boşaltılana kadar ekonomik amaca uygun olarak kullandıklarını ve terör sebebiyle zilyetliğin terkinin iradi terk sayılmayacağı gerekçesiyle davacılar ve asli müdahil …’nin davasının kabulüne, mülkiyet hakkı 4 pay kabul edilerek 1’er payla davacılar …, …, … ve asli müdahil … adına mülkiyet hakkının tespitine, çekişmeli taşınmazın baraj gölü suları altında kaldığından 3402 sayılı Kadastro Kanunu’nun (3402 sayılı Kanun) 16/C maddesi uyarınca tespit dışı bırakılmasına” karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı davalı … vekili ve dahili davalı … vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri
1.Davalı … vekili istinaf dilekçesinde; çekişmeli taşınmazın çayır vasfıyla tespit gördüğünü ve taşınmazın EPDK tarafından kamulaştırıldığını, taşınmazın devletin hüküm ve tasarrufu altında olduğunu, zilyetlik şartlarının oluşmadığını ve yeterli inceleme ve araştırma yapılmadığını belirterek, yerel mahkeme kararının kaldırılmasını talep etmiştir.

2.Dahili davalı … vekili istinaf dilekçesinde; dava konusu parselin su altında kaldığını, müvekkili kurumun kamulaştırmasının söz konusu olduğunu, tescil için yeterli şartların oluşmadığını, hava fotoğraflarının incelenmesi gerektiğini ve kararın eksik incelemeye dayalı olarak verildiğini belirterek, yerel mahkeme kararının kaldırılmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile;”İlk Derece Mahkemesi kararının gerekçesinde belirtilen hususlar tekrarlanarak, davacılar ve asli müdahil lehine dava konusu taşınmazın baraj gölü suları altında kalana kadar zilyetlikle iktisap koşullarının oluşması nedeniyle Mahkemece, mülkiyet haklarının tespitine karar verilmiş olmasının usul ve yasaya uygun olduğu belirtilerek davalı … vekili ile dahili davalı EPDK vekilinin istinaf başvurularının esastan reddine” karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı davalı … vekili ve dahili davalı … vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B.Temyiz Sebepleri
1.Davalı … vekili temyiz dilekçesinde; istinaf dilekçesinde ileri sürülen gerekçeleri tekrar ederek Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını talep etmiştir.

2.Dahili davalı … vekili temyiz dilekçesinde; istinaf dilekçesinde ileri sürülen gerekçeleri tekrar ederek Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, dava konusu taşınmaz üzerinde davacılar ve asli müdahil lehine zilyetlikle iktisap koşullarının oluşup oluşmadığına ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369/1 ile 370 ve 371 inci maddeleri, 3402 sayılı Kanun’un 14 ve 16/C maddeleri.

3. Değerlendirme
1.Bölge Adliye Mahkemesince yukarıda (IV.C.) numaralı paragrafta açıklanan gerekçe ile yazılı olduğu şekilde karar verilmiş ise de yapılan araştırma, inceleme ve uygulama hüküm vermeye yeterli bulunmamaktadır. Şöyle ki; taşınmazın niteliğini ve kullanım durumunu en iyi belirleme yöntemi hava fotoğraflarının incelenmesi olduğu halde, hava fotoğraflarından yararlanılmamış, çekişmeli taşınmazın kamulaştırma alanı içerisinde kaldığı belirtilmesine rağmen kamulaştırmayı yapan kurumdan taşınmazın baraj gölü suları altında kalmadan önce film ve fotoğraflarının çekilip çekilmediği sorulup istenmemiş, çekişmeli taşınmaz üzerinde davacılar ile asli müdahil lehine zilyetlikle kazanım koşullarının oluşup oluşmadığı somut olarak ortaya konulmadan, keşfin yapıldığı 2017 tarihinde taşınmazın baraj suları altında kaldığı anlaşılmasına rağmen, yerel bilirkişilerin soyut ve yetersiz beyanlarına itibar edilerek yazılı olduğu şekilde hüküm tesisi yoluna gidilmiştir. Bu şekilde eksik araştırma ve incelemeye dayalı olarak karar verilemez.

2.Hal böyle olunca; doğru sonuca ulaşılabilmesi için İlk Derece Mahkemesince öncelikle, Harita Genel Müdürlüğü web sitesinin hava fotoğrafı sorgulama sayfasına girilmek suretiyle taşınmazın bulunduğu köyü/mahalleyi/mevkiyi kapsayacak şekilde hangi yıllara ait hava fotoğrafları olduğu araştırılıp belirlenmek ve (denetimin sağlanması bakımından) ilgili sayfanın çıktısı dosya içerisine konulmak suretiyle buradan elde edilen verilere göre dava konusu taşınmazın bulunduğu köyün terör nedeniyle boşaltıldığı bildirilen 1993 tarihi ile tespit tarihinden 15-20-25 yıl öncesine (bulunmadığı taktirde bu tarihlere en yakın tarihlere) ait farklı dönemlerde çekilmiş en az üçer adet stereoskopik hava fotoğrafı Harita Genel Müdürlüğünden tarihleri açıkça yazılmak suretiyle istenilmeli, yine aynı tarihler arasında düzenlenen fotoplan, fotometrik ve fotogrametrik paftalar, hava fotoğrafları kullanılarak üretilmiş memleket haritaları ile temin edilebilen en eski ve yeni tarihli uydu fotoğrafları ilgili yerlerden getirtilmeli, ilgili kurumdan baraj için hangi tarihte su tutulmaya başlandığı, nizalı yerin hangi tarihte sular altında kaldığı, bu yer ile ilgili olarak taşınmazın baraj gölü suları altında kalmadan önce film ve fotoğraflarının çekilip çekilmediği sorulup varsa, getirtilerek dosya arasına konulduktan sonra çekişmeli taşınmazın işaretlendiği ve komşu taşınmazların açıkça gösterildiği kadastro paftası üzerinden yaşlı, tarafsız, yöreyi iyi bilen, davada yararı bulunmayan şahıslar arasından seçilecek yerel bilirkişiler, tespit bilirkişileri, taraf tanıkları, ziraatçi bilirkişisi, jeodezi ve fotogrametri mühendisi ve fen bilirkişisinin katılımıyla yapılacak keşif sırasında mahalli bilirkişiler ve taraf tanıklarından, pafta üzerinden nizalı taşınmazın mevkii, sınırları, sınır komşuları, geçmişte ne durumda bulunduğunu, kime ait olduğunu, kimden kime nasıl intikal ettiğini, kim tarafından ne zamandan beri ne suretle kullanıldığını, taşınmazın öncesinin imar-ihyaya muhtaç yerlerden olup olmadığını, muhtaç yerlerden ise imar ve ihyanın ne zaman başlayıp tamamlandığını, taşınmazın bulunduğu köyün boşaltıldığı 1993 tarihine ve tespit tarihine (taşınmazda bu tarihten önce su tutulmaya başlanmış ise bu tarihe) kadar 3402 Sayılı Kanun’un 14 üncü maddesinde belirtilen sürenin geçip geçmediği etraflıca sorulup maddi olaylara dayalı olarak açıklattırılmalı, dinlenen bilirkişi ve tanık beyanlarında çelişki doğduğu takdirde gerektiğinde yüzleştirme yapılmak suretiyle giderilmeye çalışılmalı; ziraatçi bilirkişinden, dava konusu taşınmazın toprak yapısını ve niteliğini, zirai durumunu, üzerinde sürdürülen zilyetliğin şeklini ve süresini, taşınmazın üzerindeki bitki örtüsünü, taşınmaz imar-ihyaya konu edilmişse imar-ihyanın tamamlandığı tarihi bildirir, komşu parsellerle karşılaştırmalı değerlendirmeyi içerir ayrıntılı ve gerekçeli rapor alınmalı; jeodezi ve fotogrametri uzmanı bilirkişiden yukarıda belirtilen tarihlerde çekilmiş stereoskopik üçer adet hava fotoğrafının stereoskop aletiyle incelemesi yaptırılarak taşınmazın sınırlarını ve niteliğini, taşınmaz üzerinde sürdürülen zilyetliğin başlangıcı, şekli ve süresini belirtir şekilde rapor alınmalı, sunulan raporda çekişmeli taşınmazın memleket haritası ve uydu fotoğrafları üzerindeki konumu gösterilmeli, dava konusu taşınmazın kadastro paftasının ölçekleri ile kamulaştırma haritası ölçeği eşitlenerek çakıştırılmak suretiyle kapsam tayini yapılmalı, bu hususta denetime elverişli ve bilimsel verilere dayalı ayrıntılı rapor tanzim edilmesi istenilmeli; fen bilirkişisinden keşif ve uygulamayı denetlemeye elverişli rapor alınmalı; mahalli bilirkişi ve tanık beyanları teknik raporlar ve komşu parsel tutanakları ve dayanak kayıtları ile denetlenmeli; bundan sonra toplanan ve toplanacak tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre bir karar verilmelidir.

3.Eksik incelemeyle yazılı olduğu şekilde hüküm kurulması isabetsiz olup, davalı … ve dahili davalı vekilinin temyiz itirazları açıklanan nedenlerle yerinde bulunduğundan kabulüyle hükmün bozulmasına karar vermek gerekmiştir.

VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,

İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,
Peşin harcın istek halinde temyiz eden dahili davalıya iadesine,

Dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,14.02.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.