YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2023/404
KARAR NO : 2023/703
KARAR TARİHİ : 15.02.2023
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2018/211 E., 2021/296 K.
KARAR : Davanın Kısmen kabulüne
Taraflar arasındaki kullanım kadastrosuna itiraz davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davalı Hazine vekili ile davalı … vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece Mahkeme kararının onanmasına karar verilmiştir.
Davalı … vekili tarafından Dairece verilen kararın düzeltilmesi istenilmiş olmakla; kesinlik, süre ve diğer usul eksiklikler yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, karar düzeltme dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
1.Tesis kadastrosu sonucunda … Köyü çalışma alanında bulunan 101 ada 48 parsel sayılı 14.635,42 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz, 1995 yılında beyanlar hanesine 6831 sayılı Orman Kanunu’nun (6831 sayılı Kanun) 2/B maddesi uyarınca Hazine adına orman sınırları dışına çıkarıldığı şerhi verilerek zeytinlik niteliği ile davalı Hazine adına tespit ve tescil edilmiş, 2009 yılında 3402 sayılı Kadastro Kanunu’nun (3402 sayılı Kanun) Ek-4 üncü maddesi uyarınca yapılan güncelleme ile beyanlar hanesine davalı …’in kullanımında olduğu yazılmıştır.
2.Davacı …, dava konusu 101 ada 48 parsel sayılı taşınmazın 10.500 metrekarelik bölümünü 28.11.2005 tarihinde … ‘tan satın aldığını, ancak kullanıcı olarak davalı …’in yazıldığını belirterek, davalı adına olan şerhin iptali ile söz konusu kısmın kullanıcısı olduğunun tapuya şerh verilmesine karar verilmesini istemiştir.
3.Asli müdahale talebinde bulunan … vekili, vekil edeninin dava konusu taşınmazın 400 m2 bölümünü 19.12.1994 tarihinde … isimli şahıstan bedelini ödeyerek satın aldığını, …’nin ise 28.08.1988 tarihinde taşınmazın ilk sahibi olan …’den satın aldığını, vekil edeninin dava konusu yeri aldıktan hemen sonra Milas Belediyesine emlak vergisi beyannamesi vererek vergisini ödediğini ve halen de her yıl vergisini ödemeye devam ettiğini belirterek, 400 m2 lik yer için tapu kaydının şerhler kısmında hak sahibi olarak davalı adına konulan şerhin iptali ile vekil edeni adına şerh konulmasına karar verilmesini istemiştir.
4.Asli müdahale talebinde bulunan … vekili, dava konusu taşınmazın 1200 m2 lik kısmının 03.08.1988 tarihinde … tarafından zeytinlik satış senedi ile … ve …’e eşit hisselerle satıldığını, sonrasında, 1200 m2 lik kısmın 14.06.1998 tarihinde … ve … tarafından satış senedi ile vekil edeni …’a satıldığını, 14.06.1998 tarihinden bu yana vekil edeninin bu yeri bilfiil kullanmakta olduğunu, yerin etrafının tel örgü ile çevrildiğini ve üzerine de bina yapmak suretiyle tasarruf edildiğini belirterek, davaya konu taşınmazın tapu kaydının şerhler kısmında hak sahibi olarak davalı adına konulan şerhin 1200 m2 lik kısmı için iptali ile vekil edeni adına tapuya şerh edilmesine karar verilmesini istemiştir.
II. CEVAP
1.Davalı …, dava konusu taşınmazın 6831 sayılı Kanun uyarınca orman sınırları dışına çıkarıldığını ve bu taşınmazın zilyetliğinin kendisinde bulunduğunu, davacının daha önce de Milas 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2009/428 Esas nolu dosyasında aynı taşınmaz için dava açtığını, bu davanın 19.04.2010 tarihinde davacının aktif dava ehliyetinin bulunmaması ve hak düşürücü sürenin geçmiş olduğu gerekçesi ile reddedildiğini, açılan davanın haksız olduğunu belirterek davanın reddini savunmuştur.
2.Dahili davalı Hazine vekili, davanın usul ve esas yönünden reddini savunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEME KARARI
1.İlk Derece Mahkemesinin 31.10.2013 tarihli ve 2013/229 Esas, 2013/142 Karar sayılı kararı ile, birbirine uyumlu olan yerel bilirkişi ve tanık anlatımları ile keşifte uygulanan satış senetlerine göre davacı ve asli müdahillerin zilyetlik iddialarının miktar itibariyle kısmen haklı oldukları gerekçesiyle, davanın kısmen kabulü ile dava konusu olan Milas ilçesi, … Mevkiinde zeytinlik niteliğinde 14.635,42 m2 yüzölçümlü olarak Hazine adına kayıtlı bulunan 101 ada 48 parsel sayılı taşınmazın tapu kaydındaki beyanlar hanesinde bulunan “Bu taşınmaz … oğlu …’in kullanımındadır” şerhinin iptali ile beyanlar hanesine taşınmazın fen bilirkişi tarafından düzenlenen 19.06.2013 tarihli rapor ve krokide A harfi ile gösterilen 10.023,51 m2 kısmın davacı … oğlu …, krokide B harfi ile gösterilen 518,75 m2 kısmın asli müdahil … oğlu …, C harfi ile gösterilen 399,95 m2 yerin asli müdahil … oğlu … ve D harfi ile gösterilen 3.693,21 m2 yerin davalı …’in zilyetliğinde olduğu şerhinin yazılmasına, fazlaya ilişkin isteklerin reddine karar verilmiştir.
2.Anılan hüküm, davalı … vekili tarafından temyiz edilmekle Yargıtay (Kapatılan) 16. Hukuk Dairesinin 26.10.2017 tarihli ve 2017/3308 Esas 2017/7051 Karar sayılı ilamı ile, davanın, 3402 sayılı Kanun’un Ek-4 üncü maddesi kapsamında yapılan kullanım kadastrosundan kaynaklanan tespite itiraz niteliğinde olduğu, kural olarak bu davaların, lehine tespit ya da Kadastro Komisyonlarınca adlarına tescile karar verilen gerçek veya tüzel kişiye karşı açılacağı, davanın niteliği gereği husumetin taşınmazın maliki olan Hazineye ve beyanlar hanesinde ismi yazılı kişilere yöneltilmesinin zorunlu olduğu, dava yalnızca şerh sahibine karşı açıldığı halde Mahkemece, taşınmazın tespit maliki Hazinenin de dava da taraf olması gerektiğinin gözetilmemiş olmasının hatalı olduğu belirtilerek bozulmuştur.
3.Mahkemece, bozmaya uyularak, yeniden yapılan yargılama sonucunda, bu kez bozmadan önceki gerekçe ile, davanın kısmen kabulü ile; dava konusu olan Milas İlçesi … Mevkiinde zeytinlik niteliğinde 14.635,42 m2 yüzölçümlü olarak hazine adına kayıtlı bulunan 101 ada 48 parsel sayılı taşınmazın tapu kaydındaki beyanlar hanesinde bulunan “Bu taşınmaz … oğlu …’in kullanımındadır” şerhinin iptali ile beyanlar hanesine taşınmazın fen bilirkişi tarafından düzenlenen 19.06.2013 tarihli rapor ve krokide A harfi ile gösterilen 10.023,51 m2 kısmın davacı … oğlu …, krokide B harfi ile gösterilen 518,75 m2 kısmın asli müdahil … oğlu …, C harfi ile gösterilen 399,95 m2 yerin asli müdahil … oğlu … ve D harfi ile gösterilen 3.693,21 m2 yerin davalı …’in zilyetliğinde olduğu şerhinin yazılmasına, fazlaya ilişkin isteklerin reddine karar verilmiştir.
IV. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuran
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı davalı … vekili ile dahili davalı Hazine vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Gerekçe ve Sonuç
Dairenin 21.04.2022 tarihli ve 2021/14536 Esas, 2022/3866 Karar sayılı kararıyla kararın onanmasına karar verilmiştir.
V. KARAR DÜZELTME
A. Karar Düzeltme Yoluna Başvuran
Dairenin yukarıda belirtilen kararına karşı davalı … vekili karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
B. Karar Düzeltme Sebepleri
Davalı … vekili, davacının daha önce, Milas 2.Asliye Hukuk Mahkemesinin 2009/428 Esas sayılı dosyasında aynı taşınmaz için dava açtığını, bu davanın, davacının aktif dava ehliyetinin bulunmaması ve hak düşürücü sürenin geçmiş olduğu gerekçesi ile reddedildiğini, açılan ilk davaya konu kadastro tespit tarihinden itibaren yasal haklarını kullanmamış olan davacının, açılan ikinci dava ile tapu kaydının düzeltilmesini istemesinin usul ve yasaya uygun olmadığını, davanın öncelikle zamanaşımı ve hak düşürücü süre yönünden reddi gerektiğini, Mahkemece bu hususa ilişkin gerekçeli açıklama yapılmadığını ve eksik hüküm kurulduğunu, davalı tanığı …’ün 16.11.2018 tarihli keşifte alınan beyanında dava konusu yeri … ‘a sattığını, onun da davacıya sattığını beyan ettiğini, ancak aynı tanığın Milas Kaymakamlığı Mal Müdürlüğüne vermiş olduğu dilekçe ile (16.07.2009 tarihli) “kullanımında ve en az 40 yıldır zilyetliğimde olan 101 ada ve 48 parseli ekli zilyetlik devir senedine göre tüm haklarımı …’e devrettim. 2B arazileri hakkında yapılacak tüm çalışmaların alıcı … hakkında yapılmasını talep ederim” şeklinde beyanda bulunduğunu, bu nedenle, bu tanığın beyanlarının ciddi çelişkiler içerdiğini, vekil edeninin iyiniyetli üçüncü kişi olarak dava konusu taşınmazı satın aldığını, Mahkemece zilyetlik hususunun eksik değerlendirildiği, hüküm kısmında vekalet ücreti hususunda tüm taraflar için vekalet ücreti takdir edilirken, lehe takdir edilen vekalet ücretinin davalı Hazineye ödenmesine hükmedildiğini, mahkeme kararının bu yönden de düzeltilerek lehe takdir edilen vekalet ücretinin Hazineye değil taraflarına ödenmesi şeklinde düzeltilmesi gerektiğini belirterek karar düzeltme talebinde bulunmuştur.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, 3402 sayılı Kanun’un Ek-4 üncü maddesi kapsamında yapılan kullanım kadastrosundan kaynaklanan tespite itiraz niteliğindedir.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369/1, 370 ve 371 inci maddeleri, 3402 sayılı Kanun’un Ek-4 üncü maddesi
3. Değerlendirme
1. Dosya muhtevasına, dava evrakı ile tutanaklar münderecatına ve Yargıtay ilâmında açıklanan gerektirici sebeplere göre, davalı … vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair karar düzeltme talepleri yerinde görülmemiştir.
2. İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, ret sebepleri farklı olduğundan davalılar lehine ayrı ayrı vekalet ücretine hükmedilmiş ise de, hükmün 14 üncü bendinde, davalı … lehine vekalet ücreti takdir edildikten sonra, maddi hata sonucu 4.080,00 TL vekalet ücretinin davalı Hazineye verilmesine karar verilmiştir. Bu nedenle temyiz incelemesi sırasında anılan hususun düzeltilmesi suretiyle onama kararı verilmesi gerekirken bu hususlar gözden kaçırılarak hükmün onandığı anlaşıldığından, karar düzeltme isteğinin kabulüyle onama kararının kaldırılarak hükmün açıklandığı şekilde düzeltilerek onanmasına karar vermek gerekmiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararının
Yukarıda (V). (C). (3) nolu bentte açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin sair karar düzeltme itirazlarının REDDİNE;
(V). (C). (4) nolu bentte açıklanan nedenlerle karar düzeltme itirazlarının kabulü ile Dairemizin 21.04.2022 tarih ve 2021/14536 Esas, 2022/3866 Karar sayılı onama ilamının KALDIRILMASINA, İlk Derece Mahkemesi kararının hüküm fıkrasının (14). bendinin hüküm fıkrasındaki ‘ …Davalı Hazine’ye verilmesine…’ ibaresinin hüküm fıkrasında çıkartılmasına yerine ‘…davalı …’e verilmesine…’ ibaresinin eklenmesine, hükmün DÜZELTİLMİŞ BU ŞEKLİ İLE ONANMASINA,
Peşin alınan karar düzeltme harcının istek halinde ilgiliye iadesine,15.02.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.