YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/6493
KARAR NO : 2009/10002
KARAR TARİHİ : 16.06.2009
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
DAVALILAR : HAZİNE-ORMAN YÖNETİMİ- …
Taraflar arasındaki TAPU İPTALİ VE TESCİL davasının yapılan yargılaması sonunda kurulan 19/11/2008 günlü hükmün Yargıtayca duruşmalı olarak incelenmesi davalı … vekili tarafından istenilmekle, tayin olunan 16/06/2009 günü için yapılan tebligat üzerine,duruşmalı temyiz eden davalı … vekili avukat … …, davalı … YÖNETİMİ vekili avukat …davalı HAZİNE vekili avukat … … geldi,karşı taraftan davacı … vekili avukat … … geldi, başka gelen olmadı, açık duruşmaya başlandı. Süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, gelenlerin sözlü açıklamaları dinlendi, duruşmanın bittiği bildirildi. İş karara bırakıldı. Daha sonra dosya içindeki tüm belgeler incelenip, gereği düşünüldü;
K A R A R
Davacı …Mahallesi, … Mevkii, 863 Ada, 2 Parsel sayılı taşınmazın zilyedi olduğunu, 2981 sayılı İmar Affı Kanuna’na göre yasal süre içinde 16/11/1984 gününde başvurusu üzerine Milli Emlak Müdürü ve Tapu Sicil Muhafızı’nın müşterek imzaları ile Tapu Tahsis Belgesi aldığını, Tapu Tahsis Belgesi ile kendisine tahsis edilen 380 m2 yüzölçümündeki taşınmaz için, İstanbul Defterdarlığı, Milli Emlak Müdürlüğü 28/03/1988 gün ve 13356 sayılı yazıları ile Emlak Kredi Bankası Çemberlitaş Şubesi nezdindeki 1656 numaralı hesaba iki taksit halinde arsa bedeli olarak 342.020.-TL yatırdığını,buna rağmen, hukuki gerekçe ve dayanak olmaksızın kendisine tahsis edilen dava konusu taşınmazın devrinin yapılmayıp,davalılar tarafından taşınmazın satışa çıkardığını ileri sürerek, dava konusu 863 ada, 2 parsel sayılı taşınmazın tapu kaydının iptali ve adına tescili istemiyle dava açmıştır.
Davalı Hazine, dava konusu 184 Ada, 7 Parselin ifrazı ile oluşan 863 ada 2 parsel sayılı taşınmazın öncesinin orman olduğunu, 6831 sayılı yasanın 2/B maddesi gereğince Hazine adına orman sınırları dışına çıkarıldığını, … İlçesinin 2863 Sayılı Yasa kapsamında SİT alanı olarak ilan edildiğini ve 2981 Sayılı Yasanın uygulama olanağının bulunmadığını, davalının, 2981 Sayılı Yasayı gerekçe göstererek adına tescili hususunda … Belediye Başkanlığından tescil istemesinin hatalı olduğu, konunun Belediye Meclisinde incelendiğini bunun sonucuna göre işlem yapılacağını olumsuz gelmesi halinde tapu iptali ve tescil davası açacaklarını belirterek dava açma hakları saklı kalmak kaydı ile davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Davalı …, davacıya çekişmeli taşınmaz hakkında, Milli Emlak Müdürlüğünce 16/11/1984 gün ve 3673 sayılı karar gereğince tapu tahsis belgesi verildiğini, 2981 Sayılı Yasa gereğince … Belediyesinin 23/09/1996 gün ve 960062 sayılı kararı ile çekişmeli 863 ada 2 parsel sayılı taşınmazın 1/4 payının tahsis edildiğini, davacı … adına tapu tescil işlemlerinin tamamlanmadığını, … İlçesinin tamamının İstanbul III Numaralı Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kurulunun 15/11/1995 tarih ve 7755 sayılı kararı ile Doğal Sit alanı olarak ilan edildiğini, Doğal SİT ilan edilen 15/11/1995 tarihinden sonra 2981 sayılı İmar Affı Kanunun uygulama olanağının bulunmadığından davacının bu yasadan kaynaklanan hakkının kalmadığını belirterek davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, davanın KABULÜNE, …Mahallesi, 863 Ada, 2 Parsel sayılı taşınmazın 1/4 payının davalı … Belediyesi adına olan tapu kaydının iptali ile davacı … adına TESCİLİNE, karar verilmiş, hüküm HAZİNE vekili … vekili, ORMAN YÖNETİMİ vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava dilekçesindeki açıklamaya göre dava, tapu iptali ve tesciline ilişkindir. Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde dava tarihinden önce 1940 yılında yapılıp kesinleşen orman kadastrosu bulunmaktadır. Daha sonra 30/3/981 tarihinde ilan edilerek dava tarihinde kesinleşen ilk orman kadastrosunun aplikasyonu ve 6831 sayılı yasanın 1744 sayılı yasa ile değişik 2. madde uygulaması ile 7/3/1988 tarihinde ilan edilerek dava tarihinde kesinleşen 6831 sayılı yasanın 2/B madde uygulaması vardır.
Uzman orman bilirkişi tarafından kesinleşmiş orman tahdit haritasına dayalı olarak yöntemine uygun biçimde yapılan uygulama ve araştırmada, çekişmeli taşınmazın 1940 yılında yapılıp kesinleşen orman kadastro sınırları içinde olduğu, 6831 sayılı yasanın 1744 sayılı yasa ile değişik 2. Maddesine göre 1980 yılında orman sınırları çıkarılan XX. Sayılı 2. Madde poligonu sınırları içinde kaldığı saptanmıştır.
Dava konusu 863 Ada, 2 Parsel sayılı 888m2 yüzölçümünde ve Arsa niteliğindeki taşınmaz, hazine adına idari yoldan tescil edilen 184 Ada 7 Parsel sayılı 887491m2 yüzölçümündeki taşınmazdan, 2981 sayılı yasanını 10/B madde Uygulaması nedeniyle ifraz edildiğinden, … Belediyesi Adına Tescil Edilmiş olup, halen tapuda kaydında yapılan pay devirleri nedeniyle ¼ payı … Belediyesi , Geri Kalan Payları ise … Narin ve arkadaşları adına kayıtlı bulunmaktadır.
… Belediyesinin tamamı İstanbul III Numaralı Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kulunun 15/11/1995 gün ve 7755 sayılı kararı ile Doğal SİT alanı olarak ilan edilmiş, aynı kurulun 07/03/1996 gün ve 7935 sayılı kararı ile de SİT dereceleri belirlenerek, doğal sit alanı ilan edilmiş olup, … ilçesinin tamamında daha önce verilmiş bulunan tapu Tahsis belgeleri de dahil olmak üzere tüm tahsisler tapu sicilinden terkin edilmiştir.
2863 Sayılı Kültür Ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kanununun 3.maddesin 3.bendinde( “Sit”; tarih öncesinden günümüze kadar gelen çeşitli medeniyetlerin ürünü olup, yaşadıkları devirlerin sosyal, ekonomik, mimari ve benzeri özelliklerini yansıtan kent ve kent kalıntıları, kültür varlıklarının yoğun olarak bulunduğu sosyal yaşama konu olmuş veya önemli tarihi hadiselerin cereyan ettiği yerler ve tespiti yapılmış tabiat özellikleri ile korunması gerekli alanlardır.) şekliNde tanımlanmıştır. Aynı kanunun 11. maddesinde ise,( Taşınmaz kültür ve tabiat varlıklarının malikleri bu varlıkların bakım ve onarımlarını Kültür ve Turizm Bakanlığının bu Kanun uyarınca bakım ve onarım hususunda vereceği … ve talimata uygun olarak yerine getirdikleri sürece, bu Kanunun bu konuda maliklere tanıdığı hak ve muafiyetlerden yararlanırlar. (Değişik cümle: 30/05/2007- 5663 S.K./1.mad)Ancak, kültür ve tabiat varlıklarını koruma bölge kurullarınca birinci grup olarak tescil ve ilan edilen kültür varlıklarının bulunduğu taşınmazlar ile birinci ve ikinci derece arkeolojik sit alanlarındaki taşınmazlar zilyetlik yoluyla iktisap edilemez. )hükmü bulunmaktadır.
2981 İmar Ve Gecekondu Mevzuatına Aykırı Yapılara Uygulanacak Yasanın,İstisnalar başlıklı 3 . maddesinde aynen( İstanbul ve Çanakkale (Özel kanun çıkarılıncaya kadar), Boğazları ile 2862 sayılı Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kanunu uyarınca belirlenmiş ve belirlenecek yerlerde, Askeri Yasak Bölgeleri ve Güvenlik Bölgelerinde, Türk Silahlı Kuvvetlerine ait harekat, eğitim ve savunma amaçlı yapılarda bu Kanun hükümleri uygulanmaz.)hükmünün bulunduğu,yine 10.maddesinde, (Değişik madde: 22/05/1986 – 3290/4 md.)a) Bu Kanun hükümlerine göre hazine, belediye, il özel idaresine ait veya … Genel Müdürlüğünün idare ettiği arsa veya araziler üzerinde, gecekondu sahiplerince yapılmış yapılar, 12 nci madde hükümlerine göre tespit ettirildikten sonra, kayıt maliki kamu kuruluşunca bu yer hak sahibine tahsis edilir ve bu tahsisin yapıldığı tapu sicilinin beyanlar hanesinde gösterilerek ilgilisine “Tapu Tahsis Belgesi” verilir.Tapu tahsis belgesi, ıslah imar planı veya kadastro planları yapıldıktan sonra hak sahiplerine verilecek tapuya esas teşkil eder…)hükmü yer almaktadır.
Somut olayda davacının mülkiyet belgesi olmayıp, H.G.K.nun 12/3/2008 gün ve 2008/ 14-237-2008/242 sayılı kararında da belirtildiği gibi, fiili kullanmayı belirleyen ve ilgilisine kişisel hak sağlayan zilyetlik belgesi niteliğindeki tapu tahsis belgesine dayanmaktadır.
2863 Sayılı Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Yasasının ve bu yasayı değiştiren hükümlerin henüz kesinleşmemiş olan davalara uygulanması gerektiği, 22.05.2007 tarihinde kabul edilen ve 30.05.2007 yayınlanarak yürürlüğe giren 5663 Sayılı Yasayla değişik 2863 Sayılı Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Yasasının 11. maddesinin 2. cümlesi kapsamı dışında kalan taşınmazların zamanaşımı yoluyla kazanılabileceği kabul edildiği anlaşılmaktadır.
Ne var ki;Anayasanın 169 ve 170. maddelerinde özel olarak düzenlenen Devlet Ormanları ,3402 Sayılı Yasanın 16/D maddesine göre, Devletin hüküm ve tasarrufu altında olan kamu malı niteliğindedir .H.G.K.nun 24/03/1999 gün ve 1999/1-170-167 ve 21/02/1990 gün 1989/1-70-101 sayılı kararlarında da belirtildiği gibi aslında özel mülkiyete konu olmayan taşınmazlar her nasılsa tapuya tescil edilmiş olsa bile , bu durum taşınmazın niteliğini değiştirmez. Bu tür taşınmazlar hakkında Medeni Yasanın 1023. ( eski 931 mad.) maddesi gereğince iyi niyet iddiasında bulunulamaz.
6831 Sayılı Orman Yasasına tabi olan kamu malı niteliğindeki taşınmazlar hakkında imar uygulaması yapılamaz. Başka bir anlatımla, idari mercilerin yasadan kaynaklanan bir yetkileri bulunmayan konularda aldıkları kararlar yok hükmünde olup, buna dayanılarak yapılan tescil de YOLSUZ TESCİL niteliğindedir. Yasalarımız tapu sicili iptal davalarına bakma görevini Adliye Mahkemelerine vermiştir. Bu nedenle, Orman Genel Müdürlüğü yada Hazine tarafından davalı … adına olan tapu kaydının iptali için her zaman adli yargıda genel mahkemelerde dava açılabilir
İdari mercilerin yasadan kaynaklanmayan bir yetkileri bulunmayan konularda aldıkları kararlar yok hükmünde, buna dayalı olarak yapılan tescil de yolsuz tescil niteliğindedir (H.G.K.’nun 1997/1-655-1003 S.K.). 2981 ve 3194 Sayılı Yasalarda, Anayasanın 169 ve 170. maddelerinde nitelikleri ve kullanma şekli belirtilen kamu malı ormanların ve orman niteliğini kaybetmesi nedeniyle Hazine adına orman rejimi dışına çıkartılan alanların sözü edilen yasalar hükümlerine tabi tutulacağı konusunda bir hüküm bulunmadığı, aksine 3194 Sayılı İmar Yasasının 4. maddesindeki “…diğer özel yasalar ile belirlenen veya belirlenecek olan yerlerde, bu (imar) yasanın özel yasalara aykırı olmayan hükümleri uygulanır” hükmü bulunduğu gibi ,2981 Sayılı Yasanın 3290 Sayılı Yasa ile değişik Gecici 2. maddesinin (e) bendi hükmünü iptal eden ve sonucu gibi gerekçesi de bağlayıcı olan Anayasa Mahkemesinin 27.09.1995 gün ve 1995/13-51 sayılı ve yine 2924 Sayılı Yasanın 11. maddesindeki bir kısım hükümleri iptal eden Anayasa Mahkemesinin 30.03.1993 gün ve 1992/48-14 sayılı kararlarının gerekçelerinde “31.12.1981 tarihinden önce bilim ve … bakımından orman niteliğini tamamen kaybetmiş yerlerin değerlendirilmesi, bilim ve … bakımından orman olarak muhafazasında yarar görülmeyen yerlerin tespiti ve orman sınırları dışına çıkartılması, orman içindeki köyler halkının kısmen veya tamamen bu yerlere yerleştirilmesi için devlet eliyle anılan yerlerin ihya edilerek, ancak bu halkın yararlanmasına tahsis edileceği hükme bağlanmıştır. Buna göre, ormanların tahribinin önlenerek ulusal ekonomiye katkısının sağlanması ve orman köylüsünün üretici haline getirilip kalkındırılması için orman sınırları dışına çıkartılan yerlerin yalnızca orman köyleri halkının nakli ve yerleştirilmesi amacıyla değerlendirilmesi öngörülmüştür” şeklinde açıklamalar bulunmaktadır.
Yukarıda yazılı Anayasa Mahkemesi kararlarının gerekçesi 3194 Sayılı Yasanın 4. maddesi ve 2924 Sayılı Orman Köylülerinin Kalkınmalarının Desteklenmesi Hakkındaki Yasa hükümleri ve Anayasanın 169 ve 170. maddeleri birlikte değerlendirildiğinde, orman rejimi dışına çıkartılan alanların, Anayasa ve yasaların bu hükümlerine göre Hazinenin diğer özel mülklerinden farklı hukuki statüde olduğu anlaşılmaktadır.
Orman rejimi dışına çıkartılan yerler Anayasanın 170. maddesi ve 2924 Sayılı Yasada belirlenen amaçların gerçekleşmesi için Orman Bakanlığının emrine geçer (2924 S.Y. md. 3). Hazine bu yerleri diğer özel taşınmazlarında olduğu gibi serbestçe tasarruf edemez ve satamaz. İşte bu nedenlerle 05.11.2003 gün 4999 Sayılı Yasa ile değişik 6831 Sayılı Yasanın 11/5 maddesi ile, 1744, 2896, 3302 Sayılı Yasa uygulaması sonucu orman rejimi dışına çıkartılan, ancak fiilen orman olduğu Orman Genel Müdürlüğünce tespit edilen yerler talep üzerine Maliye Bakanlığınca Orman Genel Müdürlüğüne tahsis edilir. Tahsisi yapılan bu yerler Hazine adına tapuya orman vasfı ile tescil edilir” hükümleri yürürlüğe konulmuştur.
Ormanlar ve orman rejimi dışına çıkartılan yerler 2981 Sayılı Yasa hükümlerine göre ıslah-imar planlarına ve 3194 sayılı Yasa gereğine imar uygulamasına konu edilemeyeceğinden, idari mercilerin yasadan kaynaklanan herhangi bir yetkileri bulunmayan konularda aldıkları kararların yok hükmünde olduğu sonucuna ulaşılır.
O halde,öncesi orman olan ve 6831 Sayılı Yasanın değişik 2. ve 2/B madde uygulaması sonucu orman niteliğini kaybetmesi nedeniyle Hazine adına orman sınırları dışına çıkarılan taşınmazların, Anayasanın 170. maddesinde belirtilen kamu hizmetinin yerine getirilmesi için 2924 Sayılı Yasa gereği Orman Bakanlığının emrine geçeceği, başka bir anlatımla, Orman Bakanlığına tahsis edilmiş sayılacağından ,kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine konu olamayacağı, kaldı ki, 27 Ocak 2009 gününde yürürlüğe giren 5831 sayılı tapu kanunu ile bazı kanunlarda değişiklik yapılmasına dair kanunun 5. maddesi ile 6831 sayılı kanuna eklenen, EK MADDE’ 10’da aynen(Bu kanunun; 20/6/1973 tarihli ve 1744 sayılı Kanunla değişik 2 nci maddesi ile 23/9/1983 tarihli ve 2896 sayılı Kanun ve 5/6/1986 tarihli ve 3302 sayılı Kanunla değişik 2 nci maddesinin birinci fıkrasının (B) bendi uygulamaları ile orman sınırları dışına çıkarılan yerler, çıkarma işleminin kesinleştiği tarihten itibaren kazandırıcı zamanaşımı yolu ile iktisap edilemez.”hükmü getirilmiş olduğundan, mahkemece davaya konu taşınmazın bu hali ile kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği yoluyla kazanmaya elverişli taşınmaz niteliğinde olmadığı gözetilerek davacı gerçek kişinin davasının reddine karar verilmesi gerekirken yazılı biçimde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırıdır
SONUÇ : Yukarıda açıklanan nedenlerle; davalılar HAZİNE, ORMANYÖNETİMİ ve …’nın temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre belirlenen 625 TL. vekalet ücretinin katılan davacıdan alınarak davalı HAZİNE, ORMANYÖNETİMİ ve … BELEDİYE BAŞKANLIĞIN’a verilmesine, peşin alınan temyiz harcının istek halinde yatıranlara iadesine 16/06/2009 günü oybirliğiyle karar verildi.