YARGITAY KARARI
DAİRE : 1. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2022/9588
KARAR NO : 2023/2416
KARAR TARİHİ : 27.04.2023
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Kasten yaralama
HÜKÜM : Mahkûmiyet
Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. … 8. Asliye Ceza Mahkemesinin, 11.02.2016 tarihli ve 2015/852 Esas, 2016/71 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında kasten yaralama suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 86 ncı maddesinin birinci fıkrası, 86 ncı maddesinin üçüncü fıkrasının (e) bendi, 87 nci maddesinin birinci fıkrasının (c) bendi, 87 nci maddesinin birinci fıkrasının son cümlesi, 62 nci maddesinin birinci fıkrası ve
53 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca 4 yıl 2 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
2. … 8. Asliye Ceza Mahkemesinin, 11.02.2016 tarihli ve 2015/852 Esas, 2016/71 Karar sayılı kararının sanık tarafından temyizi üzerine Yargıtay (Birleşen) 3. Ceza Dairesinin 11.02.2020 tarihli ve 2019/18717 Esas, 2020/2589 Karar sayılı kararı ile “a) 5237 sayılı TCK’nin 86/1 ve 86/3-e maddeleri uygulanarak verilen 1 yıl 6 ay hapis cezasının TCK’nin 87/1-c maddesi gereğince bir kat artırılması ile 2 yıl 12 ay hapis cezası ile cezalandırılması gerekirken 3 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmesi,
b) Sanık ve müştekinin olayın başlangıcını farklı şekilde anlattıkları, kavganın ilk çıkış anına ilişkin tarafsız tanık anlatımının bulunmadığı, sanığın da müşteki tarafından yaralanmış olduğu ve ilk haksız hareketin kimden kaynaklandığının şüpheye yer bırakmayacak şekilde belirlenemediği olayda, Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 22.10.2002 tarihli ve 2002/4-238 Esas – 2002/367 sayılı Kararı uyarınca ve bu kararla uyumlu Ceza Dairelerin yerleşmiş ve süreklilik gösteren kararlarında kabul edildiği üzere, ilk haksız hareketin kimden kaynaklandığı şüpheye yer bırakmayacak şekilde belirlenemediğinde, şüpheli kalan bu halin sanık lehine 5237 sayılı TCK’nin 29. maddesinde düzenlenen haksız tahrik hükümlerinin asgari oranda uygulanmasını gerektirdiğinin gözetilmemesi,
c) Anayasa Mahkemesinin 24.11.2015 tarihli ve 29542 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 08.10.2015 tarihli ve 2014/140 Esas – 2015/85 Karar sayılı ilamı ile 5237 sayılı TCK’nin 53. maddesindeki bazı ibarelerin iptal edilmesi nedeniyle hak yoksunlukları yönünden sanığın hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması” nedeniyle bozulmasına karar verilmiştir.
3. … 8. Asliye Ceza Mahkemesinin, 16.03.2021 tarihli ve 2020/181 Esas, 2021/164 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında kasten yaralama suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 86 ncı maddesinin birinci fıkrası, 86 ncı maddesinin üçüncü fıkrasının (e) bendi, 87 nci maddesinin birinci fıkrasının (c) bendi, 87 nci maddesinin birinci fıkrasının son cümlesi, 29 uncu maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası ve 53 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca 3 yıl 1 ay 15 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanığın temyiz istemi, eksik inceleme ve vesaireye ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
1. Sanığın, mağdurun apartman görevlisi olduğu binada sıva ve boya işleri yapımında çalıştığı sanığın apartman yönetiminin kararı gereğince asansörle yük taşınmaması ve gürültü yapılmaması konusunda sanığı uyarması yüzünden çıkan tartışma sırasında karşılıklı olarak birbirlerine vurdukları bu sırada sanığın elinde bulunan spatulayı …’ün suratına vurarak yüzünde sabit iz oluşacak nitelikte yaralanmasına neden olduğu belirlenmiştir.
2. Sanık üzerine atılı suçlamayı tevil yoluyla ikrar etmiştir.
3. … Adlî Tıp Şube Müdürlüğünün
a. 03.06.2014 tarihli raporuna göre, mağdurun, sol göz kapağında 3 cm’lik kesi, sağ ön kolda insan ısırığı, her iki kolda abrazyon ve ekimotik alanlar, boyunda ve göğüs ön tarafta abrazyon ve ekimotik alanlar mevcut olduğu, yaralanmanın, yaşamsal tehlikeye neden olmadığı, basit tıbbî müdahale ile giderilebilecek nitelikte olduğu,
b. 24.11.2015 tarihli raporuna göre, mağdurun, sol göz üst göz kapağında sol kaş 1/3 iç kısımdan başlayıp oblik olarak üst göz kapağı dış yana uzanan 2,5 cm’lik sütür izleri belirgin ciltten seviye farkı gösteren olgun skar dokusunun, yüzde sabit iz niteliğinde olduğu,
c. 27.09.2015 tarihli raporuna göre, sanığın, nazal bölgede hassasiyet, sağ üst göz kapağı lateralde 1,5 cm laserasyon mevcut olup göz hareketleri olağan olduğu, lumbal bölgede ve sağ el 5. parmakta hassasiyet olduğu, çekilen Beyin BT’nin normal, Lumbal BT’de L3 vertebra transvers proçeste nondeplase fraktür izlendiği, yaralanmanın, yaşamsal tehlikeye neden olmadığı, basit tıbbî müdahale ile giderilemeyecek nitelikte olduğu, kırığın yaşam fonksiyonlarına etkisinin orta (2) derece olduğu tespit edilmiştir.
4. Muayene notları, kollukça düzenlenen tutanaklar dosyada mevcuttur.
IV. GEREKÇE
1. Mağdur, 23.10.2020 tarihinde talimatla alınan ifadesinde şikayetçi olmadığını beyan etmesine rağmen, gerekçeli karar başlığında katılan olarak gösterilmesi mahallinde giderilebilir yazım hatası olarak görülmüştür.
2. Olay ve Olgular başlığı altında sayılan delillerden anlaşılacağı üzere, dava dosyası tekemmül ettirilerek karar verildiği belirlendiğinden, hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.
3. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanığın yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri de reddedilmiştir.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle … 8. Asliye Ceza Mahkemesinin, 16.03.2021 tarihli ve 2020/181 Esas, 2021/164 Karar sayılı kararında sanık tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanığın temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
27.04.2023 tarihinde karar verildi.