YARGITAY KARARI
DAİRE : 1. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2022/2177
KARAR NO : 2023/789
KARAR TARİHİ : 02.03.2023
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SUÇ : Kasten öldürmeye teşebbüs
HÜKÜM : İstinaf başvurularının esastan reddi kararı
İlk Derece Mahkemesince kurulan hükümlere yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun’un) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
Sanıklar ve suça sürüklenen çocuklar müdafilerinin duruşmalı inceleme taleplerinin, 7079 sayılı Kanun’un 94 üncü maddesiyle değişik 5271 sayılı Kanun’un 299 uncu maddesinin birinci fıkrası gereği takdîren reddine karar verilmiştir.
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Çanakkale 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 06.11.2018 tarihli ve 2014/317 Esas, 2018/494 Karar sayılı kararı ile;
a. Sanıklar …..,….., ve … hakkında 5237 sayılı Kanun’un 81 inci maddesinin birinci fıkrası, 35 inci maddesinin ikinci fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 53 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca ayrı ayrı 11 yıl 8 ay hapis cezası ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
b. Suça sürüklenen çocuklar …..,ve…..,hakkında 5237 sayılı Kanun’un 81 inci maddesinin birinci fıkrası, 35 inci maddesinin ikinci fıkrası, 31 nci maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca ayrı ayrı 7 yıl 9 ay 10 gün hapis cezasına karar verilmiştir.
2. … Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesinin, 07.02.2019 tarihli ve 2019/284 Esas, 2019/365 Karar sayılı kararı ile sanıklar ve suça sürüklenen çocuklar hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükümlere yönelik sanıklar ve suça sürüklenen çocuklar müdafilerinin istinaf başvurularının 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.
3. Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca 27.02.2022 tarihinde tanzim olunan ve onama görüşünü içerir Tebliğname ile Daireye tevdi olunmuştur.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
A. Sanık … müdafiinin temyiz sebepleri
1. Sanığın eylemi gerçekleştirmediğini ve beraat kararı verilmesi gerektiğini belirterek sübuta ,
2. Haksız tahrik hükümlerinin uygulanması gerektiğine,
B. Sanık … müdafiinin temyiz sebepleri
1. Sanığın eylemi gerçekleştirmediğini ve beraat kararı verilmesi gerektiğini belirterek sübuta,
C. Sanık … müdafiinin temyiz sebepleri
1. Sanığın eylemi gerçekleştirmediğini ve beraat kararı verilmesi gerektiğini belirterek sübuta,
2. Eylemin kasten yaralama olduğundan bahisle vasfa,
3. Eksik inceleme ile mahkumiyet hükmü tesis edildiğine,
D. Suça sürüklenen çocuk … müdafiinin temyiz sebepleri
1. Sanığın eylemi gerçekleştirmediğini ve beraat kararı verilmesi gerektiğini belirterek sübuta,
2. Haksız tahrik hükümlerinin uygulanması gerektiğine,
3. Ceza miktarının fazla olduğuna,
E. Suça sürüklenen çocuk … müdafiinin temyiz sebepleri
1. Meşru müdafaa hükümlerinin uygulanması gerektiğine,
İlişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Temyizin kapsamına göre;
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
1. Katılan … ile suça sürüklenen çocuk … arasında köylerinin adetlerine göre düğün sahiplerinden para alınması ile ilgili başkan olma meselesinden çekişme bulunduğu ve sanıklar ile suça sürüklenen çocukların katılana bu nedenle husumet besledikleri, sanık …’ın daha önce bu nedenle katılanı tehdit ettiği, yine bir eğlence nedeniyle katılan …’ın, daha önce köy halkınca ortaklaşa alınan zinciri suça sürüklenen çocuk …’dan istediği, suça sürüklenen çocuk …’ın zinciri eve geldikleri takdirde verebileceğini söylemesi üzerine katılan ve …’nin karşı tarafa güvenerek zinciri almaya gittikleri, fakat suça sürüklenen çocuk …’ın sopa ile katılana vurmaya başladığı, suça sürüklenen çocuk …’in bıçak sallayarak katılana yardım etmeye çalışan …..,’i engellediği, olay yerine gelen sanıklar….., ve …..,’in sopalarla, sanık …’ın ise dirgenle katılana vurmaya devam ettikleri, katılan …’ın Adli Tıp 2. İhtisas Dairesinin 30.11.2015 tarihli raporuna göre oksipital fraktür, epidural kanama, temporal kontüzyo, kolda kırık, beyin doku harabiyeti nedeniyle yaşamını tehlikeye sokacak, ağır (5) derece kemik kırığı meydana gelecek, duyularından birinin işlevinin sürekli zayıflamasına neden olacak şekilde yaralandığı dikkate alındığında sanıkların ve suça sürüklenen çocukların katılanı kasten öldürmeye teşebbüs ettiklerinin kabulü ile sanıklar ve suça sürüklenen çocuklar hakkında kasten öldürmeye teşebbüs suçundan mahkumiyet hükmü kurulduğu anlaşılmıştır.
2. Tanık beyanları dava dosyasında bulunmaktadır.
3. Adli Tıp Kurumu 2. İhtisas Dairesinin 30.11.2015 tarihli Raporu dosyada mevcuttur.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgularda, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik görülmediği anlaşılmıştır.
IV. GEREKÇE
A. Sübut Yönünden
Her ne kadar sanıklar ve suça sürüklenen çocuklar üzerlerine atılı suçlamaları kabul etmediklerini beyan etmiş iseler de tanıkların anlatımları, katılana ait raporlar, sanıkların ve suça sürüklenen çocukların beyanları, olay ve olgular kısmında belirtilen hususlar ve tüm dosya kapsamına göre; sanıkların ve suça sürüklenen çocukların eylemlerinin sübuta erdiğinin kabulü ile haklarında mahkûmiyet hükmü kurulmasında bir isabetsizlik görülmediğinden, hükümlerde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.
B. Suç Vasfı Yönünden
Katılana ait raporların içeriği ve suçun işleniş şekli gözetilerek Mahkemece, sanıkların ve suça sürüklenen çocukların eyleme bağlı kastının kasten öldürmeye teşebbüs olduğunun kabulü ile suç vasfının tespit ve tayininde bir isabetsizlik görülmediğinden, inceleme konusu hükümde bu yönden hukuka aykırılık bulunmamıştır.
C. Haksız Tahrik Yönünden
Sanıklara ve suça sürüklenen çocuklara yönelik katılandan kaynaklı herhangi bir eylemin bulunmadığı, sanıkların ve suça sürüklenen çocukların savunmalarının gerçek olmadığı ve suçtan ve cezadan kurtulmaya yönelik olduğu, bu haliyle sanıklar ve suça sürüklenen çocuklar lehine haksız tahrik hükümlerinin uygulanamayacağı anlaşıldığından hükümlerde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.
D. Meşru Müdafaa Yönünden
1. Meşru savunmaya yönelen temyiz sebepleri yönünden öncelikle, 5237 sayılı Kanun’un 25 inci maddesinin birinci fıkrası kapsamında yer verilen meşru savunma müessesesinin sınırlarının belirlenmesi gerekmektedir.
2. Meşru savunma, 5237 sayılı Kanun’un 25 inci maddesinin birinci fıkrasında;
“Gerek kendisine ve gerek başkasına ait bir hakka yönelmiş, gerçekleşen, gerçekleşmesi veya tekrarı muhakkak olan haksız bir saldırıyı o anda hal ve koşullara göre saldırı ile orantılı biçimde defetmek zorunluluğu ile işlenen fiillerden dolayı faile ceza verilmez.”
Şeklinde bir hukuka uygunluk nedeni olarak düzenlenmiştir.
3. Bahse konu hüküm gereği meşru savunma kurumunun uygulanabilirliği için saldırının, korunmaya değer nitelikteki herhangi bir hakka yönelmiş olması yeterlidir.
4. Olayın meşru savunma içerisinde gerçekleşip gerçekleşmediğini anlamak için saldırıya ilişkin şartların yanında savunmaya ilişkin de şartların oluşması gerekmektedir. Savunmada zorunluluk bulunsa da savunmanın saldın ile orantılı olması gerekir. Bu orantılılık belirlenirken saldırının yer ve zamanı, saldıran kişinin o anki durumu savunmada bulunan buna uygun bir tepki verip vermediği değerlendirilmelidir.
7. Bu açıklamalar kapsamında sanıklar ve suça sürüklenen çocuklar lehine meşru savunma koşullarının mevcut olmadığı anlaşılmakla, hükümlerde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.
E. Ceza Miktarına Yönelik
Katılana yönelik eylemde sanıklar ve suça sürüklenen çocuklar hakkında hüküm kurulurken, sanıkların ve suça sürüklenen çocukların eylemleri neticesinde katılanda meydana gelen yaralanmalar ile eylemin son bulduğu aşama dikkate alınarak meydana gelen zarar veya tehlikenin ağırlığı karşısında müebbet hapis cezası için dokuz yıldan on beş yıla kadar ceza indirimi öngören 5237 sayılı Kanun’un 35 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca takdir edilen ceza miktarında bir isabetsizlik görülmediğinden, hükümlerde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle … Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesinin, 07.02.2019 tarihli ve 2019/284 Esas, 2019/365 Karar sayılı kararında sanıklar ve suça sürüklenen çocuklar müdafilerince öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin
birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKÜMLERİN ONANMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Çanakkale 1. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise … Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
02.03.2023 gününde karar verildi.