Yargıtay Kararı 20. Hukuk Dairesi 2009/17406 E. 2009/18755 K. 15.12.2009 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/17406
KARAR NO : 2009/18755
KARAR TARİHİ : 15.12.2009

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki SATAŞMANIN(MUARAZANIN) GİDERİLMESİ davasının yapılan yargılaması sonunda DAVANIN REDDİNE ilişkin kurulan 24/07/2007 günlü hükmün Yargıtayca duruşmalı olarak incelenmesi davacı …Ş. vekili tarafından istenilmekle, tayin olunan 29/04/2008 günü için yapılan tebligat üzerine, temyiz eden … TURİSTİK TESİSLERİ A.Ş. vekili avukat … …, karşı taraftan ORMAN YÖNETİMİ vekili Avukat … … ile HAZİNE vekili Avukat … … …, başka gelen olmadı, açık duruşmaya başlandı. Süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra,gelenlerin sözlü açıklamaları dinlendi, duruşmanın bittiği bildirildi. İş karara bırakıldı. Daha sonra dosya içindeki tüm belgeler incelenip, gereği düşünüldü:
KARAR

Davacı …Ş., … İlçesi … Mevkii 1086 parsel içinde yer alan 396.140 m2 yüzölçümündeki taşınmazın orman sayılan yerlerden olduğunu ve (Turizm Bakanlığının 10/6/1971 gün ve 709 sayılı Turizm müessesesi işletme belgesi bakanlık oluru, hak lehtarının Ankara 12. Noterliğince düzenlenen 10/8/1971 gün ve 18546 sayılı taahhütnamesi dahilinde 709 … kapasiteli (A) sınıfı turistik tatil köyü tesis ve işletmesi amacıyla) 49 yıllığına turizm amaçlı olarak Orman Bakanlığından kiraladıklarını ve 1971 yılından beri kullanımlarında olduğunu, ancak Hazine tarafından kıyı kenar çizgisi içinde kaldığı gerekçesiyle 6052 m2 bölümü için kendilerine ecri misil tahakkuk ettirilerek bu yerden tahliye edilmelerinin istendiğini ileri sürerek, haksız olarak ecrimisil tahakkuk ettirilmesi ve tahliyelerinin istenmesi ile yaratılan sataşmanın önlenmesini istemiyle dava açmış, Orman Yönetimi 05.07.2001 tarihinde, Olimpos-Beydağları sahil Milli Parkı Kesmeçayı serisinde yer alan taşınmazın, davacı şirkete 49 yıllığına kiralandığını ve 396.140 m2 yüzölçümündeki taşınmaz için kira alındığını, taşınmazın kıyı kenar çizgisi içinde kalan bölümünün de orman rejimi içinde yer aldığını iddia ederek, Hazine tarafından taşınmazın bir bölümü için davacı şirkete ecrimisil tahakkuk ettirilmesi ve tahliye istenmesi ile yaratılan sataşmanın giderilmesi istemiyle davaya katılmıştır
Mahkemece, davaya bakmakta idari yargı görevli olduğu gerekçesiyle davanın görev yönünden REDDİNE karar verilmiş, hüküm davacı şirket tarafından temyiz edilmekle, hükmüne uyulan Yargıtay 20. Hukuk Dairesinin 16/6/2005 gün ve 2005/3510-7930 sayılı karar ile (davacı şirketin, davalı Orman Bakanlığı ile aralarındaki kira ilişkisine dayanarak, kira sözleşmesinin kendilerine verdiği hakların kullanılmasındaki engellerin kaldırılmasını istediğinden, Hazinenin hak iddiasını önlemek için, çekişmeli taşınmaz bölümünün kesinleşen orman kadastro sınırları içindeki devlet ormanı olduğunun tespit edilmesinde, hukuki yararının bulunduğu,taşınmazın kesinleşmiş orman kadastrosu sınırları içindeki devlet ormanı olup olmadığını ve davacı Şirket ile Orman Bakanlığı arasındaki kira sözleşmesine konu olup olmadığını belirlemek görevinin ise Genel Adliye Mahkemelerine ait olduğu, idari yargının görevine girmediği nedeniyle,mahkemece yargılamaya devamla tarafların sav ve savunmaları sorulup delilleri toplanarak oluşacak sonuca göre bir karar verilmesi) gereğine değinilmiştir.
Mahkemece bozmaya uyularak, davacı ve katılan davacının davasının reddine karar verilmiş, hüküm davacı …Ş. vekili ile katılan ORMAN YÖNETİMİ vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava dilekçesindeki açıklamaya göre dava, kiralanan orman alanına, kıyı kenar çizgisi içinde kaldığı gerekçesiyle, ecrimisil tahakkuk ettirilmesi ve tahliye talep edilmesi şeklinde yaratılan sataşmanın önlenmesine ilişkindir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yörede, 3116 Sayılı Yasa hükümlerine göre 1942 yılında yapılıp kesinleşen orman kadastrosu, 1976 yılında yapılıp kesinleşen ilk orman kadastrosunun aplikasyonu, sınırlaması yapılmamış ormanlarda 4785 Sayılı Yasa hükümlerine göre orman kadastrosu, 6831 Sayılı Yasanın 1744 Sayılı Yasa ile değişik 2.madde uygulaması ile 1990 yılında yapılıp kesinleşen aplikasyon ve 6831 Sayılı Yasanın 2/B madde uygulaması vardır.Genel arazi kadastrosu ise 1971 yılında yapılmıştır. Davaya konu taşınmazın içinde bulunduğu yerin, 940 parsel numarası ve 7095200 m2 yüzölçümünde devlet ormanı niteliğinde 04/07/1986 tarihinde tapuya tescil edildikten sonra, 25/01/1988 tarihinde ifraz nedeniyle 1076 parsel numarası ve 7073112 m2 yüzölçümünde orman niteliği ile Hazine adına tescil edilmiş, yine 04/03/1988 tarihindi yapılan ifraz ile 1086 parsel numarası ve 7031570 m2 yüzölçümü ve orman niteliği ile Hazine adına tescil edildiği anlaşılmaktadır.
Mahkmece yapılan araştırma ve inceleme hükme yeterli değildir.Şöyle ki; … TURİSTİK TESİSLERİ A.Ş. Tarafından, 6831 Sayılı yasanı 17 ve 115. maddesi çerçevesinde 1086 parsel içinde yer alan 396.140 m2 yüzölçümündeki taşınmazın, Turizm Bakanlığının 10/06/1971 gün ve 709 sayılı Turizm müessesesi işletme belgesi bakanlık oluru ile Ankara 12. Noterliğince düzenlenen 10/08/1971 gün ve 18546 sayılı taahhütnamesi dahilinde, 709 … kapasiteli (A) sınıfı turistik tatil köyü tesis ve işletmesi amacıyla, 49 yıllığına turizm amaçlı olarak kullanılması hususunda Orman Bakanlığından izin alındığı ve 1971 yılından beri kullanımında olduğu, ancak; Maliye Bakanlığı … Defterdarlığı … Mal Müdürlüğü Milli Emlak servis şefliğinin 15/8/2000 tarih b.07.4.def.4.65.00/4-965 sayılı kaymakam imzalı yazısı ile … TURİSTİK TESİSLERİ A.Ş’nin 2886 Sayılı Yasanın 75. maddesi uyarınca kıyı şeridi içinde kalan 6052 m2 alanın işgal edilmesi nedeniyle, bu yerden tahliyesi ve üzerindeki muhtesatın 30 gün içinde yıkılarak enkazın götürülmesi aksi takdirde masrafının Akdeniz A.Ş.’den alınmak üzere yıkım ve enkaz kaldırmanın kaymakamlıkça yapılacağının bildirilmesi üzerine, sataşmanın (muarazanın) oluştuğu, davanın konusunun Hazinenin muaraza oluşturduğu alan olduğuna göre, Hazine tarafından kıyı kenar çizgisi içinde kaldığı gerekçesiyle 6052 m2 bölümü için kendilerine ecri misil tahakkuk ettirilerek bu yerden tahliye edilmelerinin istenen yerin tam olarak neresi olduğu, Orman Yönetiminden 49 yıllığına izin alınan alan içinde olup olmadığı ve haksız işgal konusu olup olmadığının duraksamaya yer vermeyecek biçimde saptanması gerekir. Oysa, mahkemece yapılan keşifte Hazine tarafından kıyı kenar çizgisi içinde kaldığı gerekçesiyle ecrimisil ve tahliyesi istenen taşınmazın, 1086 parsel içinde yer alan ve davacı şirketin orman bakanlığından izin alınarak kullanımında olan 396.140 m2 yüzölçümündeki taşınmazın neresinde yer aldığı,yüzölçümü ve çapı belirlenmemiştir.
Orman Bakanlığının kullanılmasına bedeli karşılığında izin verdiği taşınmazın niteliğinin orman olması gerektiği ve yörede kesinleşen orman kadastrosu bulunduğu gözetilerek öncelikle, davacı şirket tarafından orman bakanlığından izin alınarak kullanımında olan 396.140 m2 yüzölçümündeki taşınmazın orman olan ve olmayan bölümünün kesinleşen orman kadastrosu uygulanarak duraksamaya yer vermeyecek biçimde saptandıktan sonra, Hazine tarafından kıyı kenar çizgisi içinde kaldığı gerekçesiyle ecrimisil ve tahliyesi istenen taşınmazın, nerede yer aldığı,yüzölçümünün ve çapının belirlenmesi gerekmektedir.
Bu nedenle; mahkemece, önceki bilirkişiler dışında halen … ve Orman Bakanlığı ve bağlı birimlerinde görev yapmayan bu konuda uzman yüksek orman mühendisleri arasından seçilecek üç mühendis ve bir harita mühendisinden veya olmadığı takdirde bir tapu … memurundan oluşturulacak bilirkişi kurulu aracılığıyla yeniden yapılacak keşifte, 2 Eylül 1986 tarihli Resmi Gazetede yayınlanan 6831 Sayılı Orman Yasasına Göre Orman Kadastrosu ve aynı yasanın 2/B maddesinin uygulanması Hakkındaki Yönetmeliğin 54. maddesi uyarınca hazırlanan Orman Kadastrosu Teknik İzahnamesinin 49. maddesinde yazılı “orman sınır noktası ve hatların uygulanmasında tutanaklardan, orman kadastro haritasından, … fotoğraflarından, varsa ölçü karnelerinden, nirengi, poligon, röper noktalarından yararlanılır. Sınırlama tutanakları ile orman kadastro haritaları arasında çekişme olduğunda ölçü değerleri ve tutanaktaki ifadeler arazinin durumuna göre incelenir, hangisi daha çok uyum gösteriyorsa ve gerçek duruma uygun ise o esas alınır” hükmü ile 15.07.2004 tarihli Resmi Gazetede yayınlanan Orman Kadastrosunun Uygulanması Hakkında Yönetmeliğin “Teknik İşler” başlıklı Dokuzuncu Bölümde yazılı esaslar göz önünde bulundurularak yapılacak uygulamada, önce, dava konusu taşınmazın bulunduğu yer ile ilgili 3116 sayılı yasa hükümlerine göre 1942 yılında yapılıp kesinleşen orman kadastrosu tutanak ve haritaları uygulanmalı, daha sonra 4785 Sayılı Yasa hükümlerine göre 1975 yılında yapılan ve 07/10/1976 tarihinde ilan edilerek kesinleşen orman kadastrosunda (… TURİSTİK TESİSLERİ A.Ş’nin ORMAN YÖNETİMİ aleyhine komisyon kararının iptali istemiyle açtığı orman kadastrosunun iptali davasının da, … 3. Asliye Hukuk Mahkemesinin 1977/691-1980/703 sayılı kararı ile reddedilerek kesinleşmiştir) daha önce 3116 sayılı yasa hükümlerine göre yapılan orman kadastrosunda saptanan 1045-1046 numaralı orman sınır noktalarının kuzey batısında kalan AKDİŞLER KÜÇÜKBURUN DEVLET ORMANININ sınırlandırılması çalışmasına, Köy Tüzel kişiliğinin itirazı üzerine, orman kadastro komisyonunun 16/9/1976 gün ve 9 numaralı İTİRAZLARI İNCELEME TUTANAĞINDA (…küçukburun dışındaki sahanın tamamen açık ve ormanla ilgisinin bulunmadığı ve eskiden beri iskele ve … yeri olarak kullanıldığı tespit edildi.Açık sahanın orman sınırı dışında bırakılmasına karar verilerek, 18 nolu orman sınır noktasından k.doğuya sahili takiben d.ormanı, sağda olmak üzere sahanın k. batısında ve … kenarındaki beton kazığa 19 numaralı orman sınır, buradan g.doğuya d.ormanı sağda köy tüzel kişiliği arazisi orman dışı kalarak arazinin güneyinde … kenarındaki kuyuya 20 numaralı orman sınır noktasına, oradan güneye d. ormanı sağda,… orman dışı kalarak 1046 numaralı orman sınır noktasına ve oradan da 8 numaralı orman sınır noktasına bağlanmak suretiyle poligonun kapatılmasına evvelden tahdit dışı kalan ve 4785 sayılı kanunla devletleşen AKDİŞLER DEVLET ORMANININ sınırının bu şekilde düzeltilmesine…) denilmek suretiyle … ile orman arasındaki … alanın orman sınırı dışında bırakıldığı gözetilerek, yerel bilirkişi beyanlarına başvurularak yerinde bulunmayan orman sınır noktaları, bulunanlardan hareketle tutanak ve haritalarda yazılı mevkii, yer, kişi isimleri ile açı ve mesafelere göre, orman kadastrosu, aplikasyon ve 2. ve 2/B madde uygulama tutanak ve haritalarının düzenlenmesinde kullanılan … fotoğrafları ve memleket haritalarından yararlanılarak, değişik açı ve uzaklıklardaki en az 6-7 adet orman sınır noktası bulunup röperlenmeli, anlatılan yöntemle bulunan ilk orman kadastrosu, aplikasyon ve 2. ve 2/B madde uygulaması ile ilgili sınır noktaları aynı ölçeği çevrilerek, çekişmeli taşınmazın orman kadastrosu aplikasyon ve 2. ve 2/B madde haritalarına göre konumu genel kadastro paftası üzerinde, ayrı renkli kalemlerle gösterilip, 1086 parsel içinde yer alan ve davacı şirketin orman bakanlığından izin alınarak kullanımında olan 396.140 m2 yüzölçümündeki taşınmazın orman sınırı içinde ve dışında kalan bölümleri ve yüzölçümleri duraksamaya yer vermeyecek biçimde saptanmalı, orman sınırı içinde ve dışındaki alan hesaplanırken, idare tarafından oluşturulan kıyı kenar çizgisi ile bağlı kalınmaksızın, 1942 yılında yapılan ilk orman kadastrosunda denizin devamı mahiyetindeki kumsal alanların orman sınırı içinde olamayacağı düşünülerek, orman kadastrosunda orman dışında bırakılması gereken denizin devamı mahiyetindeki kumsal alanın yüzölçümü ve çapı belirlenmelidir
Daha sonra Hazine tarafından kıyı kenar çizgisi içinde kaldığı gerekçesiyle ecrimisil ve tahliyesi istenmek suretiyle muaraza oluşturulan taşınmazın, davacı şirket tarafından orman bakanlığından izin alınarak kullanımında olan 396.140 m2 yüzölçümündeki taşınmazın neresine isabet ettiği, yüzölçümü ve çapı belirlenip, hangi bölümlerinin orman sınırı içinde kaldığı ve hangi bölümlerinin orman sınırı dışında ve ilk orman kadastrosunda orman dışında bırakılması gereken denizin devamı mahiyetindeki kumsal alanda kaldığı saptanarak yüzölçümü ve çapı hesaplatılıp, ilk orman kadastrosu, aplikasyon ve 2. ve 2/B madde uygulaması ile ilgili sınır noktaları saptanıp, orman kadastro haritası, memleket haritası ve kadastro paftasının ölçekleri eşitlenerek, çekişmeli taşınmazın, memleket haritası, 3116 Sayılı Yasaya göre yapılan orman kadastrosu, aplikasyon, 4785 Sayılı Yasaya göre yapılan orman kadastrosu ve 2. ve 2/B madde haritalarına göre konumu genel kadastro paftası üzerinde, ayrı renkli kalemlerle gösterilip işaretlenmelidir.
Yukarıdaki yöntemle yapılan araştırma sonucu, Hazine tarafından kıyı kenar çizgisi içinde kaldığı gerekçesiyle ecrimisil ve tahliyesi istenen taşınmazın tamamının veya bir kısmının orman sınırı dışında kalan ve ilk orman kadastrosunda orman dışında bırakılması gereken denizin devamı mahiyetindeki kumsal alanda kalan yerlerden olduğu saptanırsa, bu bölüm hakkındaki dava reddedilmeli, Hazine tarafından kıyı kenar çizgisi içinde kaldığı gerekçesiyle ecrimisil ve tahliyesi istenen taşınmazın tamamının veya bir kısmının orman sınırı içinde kaldığı saptanırsa bu taşınmaz yönünden dava kabul edilerek sataşmanın(muarazanın) giderilmesine karar verilmelidir.
Açıklanan hususlar gözetilmeksizin, eksik inceleme ve yetersiz bilirkişi raporuna dayanılarak hüküm kurulması usul ve yasaya aykırıdır.
SONUÇ:Yukarda açıklandığı üzere, davacı …Ş. vekili ile katılan ORMAN YÖNETİMİ vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA ve yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre belirlenen 500.00.-T.L. vekalet ücretinin davalı HAZİNE’den alınarak, davacı …Ş. ile katılan ORMAN YÖNETİMİ’ne verilmesine, peşin alınan temyiz harcının istek halinde yatırana iadesine 15/12/2009 günü oybirliğiyle karar verildi.