Yargıtay Kararı 10. Hukuk Dairesi 2022/9372 E. 2022/11548 K. 29.09.2022 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/9372
KARAR NO : 2022/11548
KARAR TARİHİ : 29.09.2022

Mahkemesi :İş Mahkemesi

Dava, davacının sair dava hakları saklı kalmak kaydıyla “07/05/2014 düzenleme tarihli ödeme emirlerinin usul ve yasaya aykırı olması nedeniyle iptali, ödeme emrine istinaden davacı tarafından ödenen bedellerin, ödeme tarihlerinden itibaren işleyecek yasal faizi ile iadesi”, bu talebinin reddi halinde ”davacının dava dışı borçlu şirkette çalıştığı dönemde Sosyal Güvenlik Kurumuna karşı sorumlu olacak şekilde üst düzey yönetici olmadığının tespiti”, bu talebinin de reddi halinde ”davacının 6645 sayılı Yasa ile 5510 sayılı Yasaya eklenen Geçici 61. maddesinden yararlanmasını engelleyen Kurum kararının iptali ve anılan Yasadan yararlanabilme hak ve koşulları olduğunun tespiti ile aynı Yasadan kaynaklı olarak davalıya borçlu olmadığının tespiti” şeklindeki terditli istemlerine ilişkindir.
Mahkemece bozma ilamına uyularak ilamında belirtildiği şekilde, davanın konusuz kalması nedeniyle esas hakkında karar verilmesine yer olmadığına, karar vermiştir.
Hükmün, davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteklerinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
6645 sayılı Kanunun 54. maddesi ile 5510 sayılı Kanuna eklenen geçici 61.maddesinde “Mülga 25/4/1985 tarihli ve 3182 sayılı Bankalar Kanunu, mülga 4389 sayılı Kanun ve 5411 sayılı Kanun kapsamında faaliyet izni kaldırılan ve (ortaklarının temettü hariç ortaklık hakları dâhil) yönetim ve denetimi Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonuna devredilen ya da doğrudan iflasına karar verilen bankalar ve bu bankaların; hâkim ortakları, yönetim ve denetimine sahip olduğu iştirakleri, gerçek ve tüzel kişi hâkim ortaklarının hâkim ortak olduğu şirketler ve anılan kanunlar kapsamında bankanın Fona olan borcundan sorumlu tutulan kişiler hariç olmak üzere, bu maddenin yürürlüğe girdiği tarih itibarıyla haklarında 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu hükümlerine göre iflas kararı verilmiş ve işlemleri devam eden, iflas tasfiyesi sonuçlanmış olan şirketlerin borçlarından, 506 sayılı Kanunun mülga 80 inci ve bu Kanunun 88 inci maddesi çerçevesinde müşterek ve müteselsil sorumluluğu bulunanlardan şirket yönetim organlarında görev almayan ve sermaye sahibi olmayan kanuni temsilciler ve üst düzey yönetici veya yetkilileri hakkında Kurum alacaklarından dolayı Kurumca 6183 sayılı Kanun hükümlerine göre icra takibi başlatılmış olsun veya olmasın ilgili mevzuata ilişkin müşterek ve müteselsil sorumlulukları sona erer, yapılan takipler sonlandırılır ve bu kişiler hakkında uygulanan hacizler kaldırılır. Haklarında icra takibi başlatılmış olanlardan, bu işlemlere karşı dava açmış olanların bu madde hükmünden yararlanabilmeleri için bu davalarından feragat etmeleri şarttır. Bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihten önce ilgililerin şahsi mal varlıklarından tahsil edilmiş olan tutarlar ret ve iade edilmez.

Bu maddenin uygulanmasına ilişkin usul ve esasları belirlemeye Kurum yetkilidir” hükmü yer almaktadır.
Öte yandan; 6100 sayılı HMK’nın 331. maddesinin 1. fıkrası, “ Davanın konusuz kalması sebebiyle davanın esası hakkında bir karar verilmesine gerek bulunmayan hâllerde, hâkim, davanın açıldığı tarihteki tarafların haklılık durumuna göre yargılama giderlerini takdir ve hükmeder” hükmünü içermektedir.
Dosyadaki kayıt ve belgelerden; davalı Kurum tarafından 2007/010527, 2007/010528 ve 2007/010529 takip sayılı ödeme emirlerinin davacıya tebliğ edildiği, davacı tarafından terditli tespit istemli olarak eldeki davanın açıldığı, ihtilaf konusu dönem olan 2004/07-2006/12 ayları arasında davacının dava dışı Kurum borçlusu limited şirkette temsil ve ilzam yetkisine de sahip şirket müdürü olarak görev yaptığı, yargılama esnasında dava konusu borcun ödendiği ve Mahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılama neticesi davanın konusuz kalması nedeniyle esas hakkında karar verilmesine yer olmadığına şeklinde karar verildiği anlaşılmaktadır.
Somut olayda; ihtilaf konusu dönem olan 2004/07-2006/02 ayları arasında dava dışı Kurum borçlusu limited şirkette temsil ve ilzam yetkisine de sahip şirket müdürü olarak görev yapan davacının dava konusu ödeme emirlerinden dolayı sorumluluğunun bulunduğu, davacının 6645 sayılı Yasa ile 5510 sayılı Yasaya eklenen Geçici 61. maddesi hükümlerinden de faydalanamayacağı anlaşılmakla, davanın açılmasına sebebiyet vermeyen Kurum yararına yargılama giderleri ile vekalet ücretine ilişkin hüküm kurulması gerekirken, davacı yararına yargılama giderleri ile vekalet ücretine hükmedilmesi hatalı olmuştur.
Ne var ki, bu aykırılığın giderilmesi, yeniden yargılamayı gerektirmediğinden, hüküm bozulmamalı, 01.10.2011 tarihinde yürürlüğe giren 6100 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun 370. maddesi gereğince düzeltilerek onanmalıdır.
SONUÇ : Hükmün ( 3., 4., 5., 6. ) paragraflarının silmek suretiyle yerine gelmek üzere;
“Karar tarihinde yürürlükte bulunan harçlar tarifesine göre alınması gereken 80,70 TL maktu karar ilam harcının peşin yatırılan 55,40 TL harcın mahsubu ile 25,30 TL harcın davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına,”
“Davacı tarafından yapılan yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına,”
“Davalı Kurum tarafından yapılan toplam 100,00.-TL yargılama giderinin davacı taraftan tahsili ile davalı Kurum’a tarafa ödenmesine,”
“Davalı Kurum kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT gereğince belirlenen 5.100,00.-TL maktu ücreti vekaletin davacı taraftan tahsili davalı Kurum’a ödenmesine,” ibarelerinin yazılmasına ve ve hükmün bu şekli ile DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 29/09/2022 gününde oybirliğiyle karar verildi.