Yargıtay Kararı 20. Hukuk Dairesi 2009/245 E. 2009/3592 K. 04.03.2009 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/245
KARAR NO : 2009/3592
KARAR TARİHİ : 04.03.2009

MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi

Taraflar arasındaki kadastro tespitine itiraz davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı … tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:

K A R A R
Kadastro sırasında … köyü 120 ada 11, 12, 13 ve 14 parsel sayılı taşınmazlar, belgesizden tarla niteliğinde kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle davalılar adına tespit edilmiş, davacı … taşınmazların devletin hüküm tasarrufu altındaki yerlerden olduğu iddiasıyla dava açmıştır. Mahkemece davanın kısmen kabulüne; 11, 12 ve 14 sayılı parsellerin tespit gibi davalılar adına, 13 sayılı parselin (A)=3154 m2 bölümünün orman niteliği ile Hazine adına, (B)=6197 m2 bölümünün tespit gibi tesciline karar verilmiş, hüküm Hazine tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, kadastro tespitine itiraz niteliğindedir.
Çekişmeli taşınmazların bulunduğu yerde tespit tarihinden önce 1947 yılında 3116 Sayılı Yasaya göre seri bazda yapılıp kesinleşen orman kadastrosu vardır. Daha sonra 14.04.2004 tarihinde ilan edilip, dava tarihinde kesinleşen aplikasyon ve 2/B uygulaması vardır.
1.Davacı Hazinenin çekişmeli 120 ada 11,12,14 parsellerle, 13 parselin (B) bölümüne yönelik temyiz itirazları bakımından,uzman bilirkişi kurulu tarafından yapılan araştırma inceleme sonucu, taşınmazların orman sayılmayan yerlerden olduğu ve kazandırıcı zamanaşımı ile taşınmaz edinme koşullarının davalılar yararına gerçekleştiği belirlenerek davalılar adına tescile karar verilmesinde isabetsizlik bulunmamaktadır. Bu nedenle Hazinenin temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2.Davalıların, orman olarak tescile karar verilen 13 parselin (A) bölümüne yönelik temyiz itirazlarına gelince, taşınmazların bulunduğu yerde ilk orman kadastrosunun seri bazda yapıldığı, daha sonra yapılan orman kadastrosunun ise aplikasyon niteliğinde olduğu, dolayısıyla çekişmeli taşınmazların orman kadastro sınırı dışında kaldığı belirlenmişse de serinin dışında kalan yerlerde henüz orman sınırlandırmasının yapıldığından sözedilemeyeceğinden mahkemece eski tarihli resmi belgelere göre yapılan araştırma inceleme sonucu (A) bölümünün orman sayılan yerlerden olduğu saptanarak ve 4999 Sayılı Yasa ile değişik 6831 Sayılı Yasanın 7/1. maddesi gereğince herhangi bir nedenle sınırlama dışında kalmış orman olması nedeniyle her zaman orman sınırı içine alınmasına karar verilebileceği gözetilerek orman niteliğiyle hazine adına tesciline karar verilmesinde isabetsizlik bulunmamaktadır ancak aynı gün dairede temyiz incelemesi yapılan ve seri dosya niteliğinde bulunan dosyalarda davanın önemi ve değeri, vekilin sarf ettiği emek ve mesai dikkate
alındığında davacı vekili lehine hesaplanan vekalet ücreti, 3402 sayılı Kadastro Yasasının 31. maddesine aykırı olarak yüksek takdir edilmişse de , bu husus hükmün bozulmasını ve yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden hükmün düzeltilerek onanması uygun görülmüştür. Bu nedenle hüküm fıkrasının 8. bendinde yeralan “…………400. YTL vekalet ücretinin davalılardan alınarak davacıya verilmesine” sözleri yerine, “……150 YTL vekalet ücretinin davalılardan alınarak davacıya verilmesine ” sözleri yazılmak suretiyle hükmün düzeltilmesine ve HYUY 438/7. maddesi gereğince düzeltilmiş bu hali ile ONANMASINA, Harçlar Yasasının değişik 13/j maddesi gereğince harç alınmasına yer olmadığına 04/03/2009 günü oybirliğiyle karar verildi.