YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/5467
KARAR NO : 2023/2604
KARAR TARİHİ : 26.04.2023
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Silahla tehdit
HÜKÜM : Mahkûmiyet
Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Antalya Cumhuriyet Başsavcılığının 12.01.2016 tarihli iddianamesi ile sanığın, şikayetçiyi silahla tehdit ettiğinden bahisle, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 106 ncı maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi ve 53 üncü maddesi uyarınca cezalandırılması talep edilmiştir.
2. Antalya 8. Asliye Ceza Mahkemesinin 30.05.2016 tarihli kararı ile, sanık hakkında ek savunma hakkı verilerek genel güvenliğin kasten tehlikeye sokulması suçundan 5237 sayılı Kanun’un 170 inci maddesinin birinci fıkrasının (c) bendi, 50 nci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi, 52 nci maddesinin birinci ve dördüncü fıkraları uyarınca 3.600,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, verilen cezanın 24 eşit taksit halinde tahsiline ve adli emanet eşyasının 5237 sayılı Kanun’un 54 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca müsaderesine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Cumhuriyet savcısının temyiz isteği, sanığın eyleminin silahla tehdit suçunu oluşturduğuna ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
1. Dava konusu olay, sanığın, aralarında husumet bulunan şikayetçinin evine doğru tüfekle iki el ateş ederek silahla tehdit ettiği ve eve zarar verdiği iddiasına ilişkindir.
2. Şikayetçinin evinde tüfek saçma izlerinin olduğuna dair 15.10.2015 tarihli olay yeri görgü ve tespit tutanağı ile fotoğraflar ve sanığın aracında yapılan incelemeye ilişkin rapor ve araç fotoğrafları dosyada mevcuttur.
3. Şikayetçi, evde bulunduğu sırada iki el silah sesi duyduğunu, evinin zarar gördüğünü, olay yerinden uzaklaşan aracın sanığa ait olduğunu, olaydan dört gün önce, sanık hakkında yüksek sesle müzik dinlediği için şikayetçi olduğunu beyan etmiştir.
4. Tanıklar M. Ş. ve H.B., sanığın tüfekle şikayetçinin evine iki kez ateş ettiğini gördüklerini beyan etmişlerdir.
5. Sanığın aracından elde edilen tüfeğe ait Antalya Kriminal Polis Laboratuvarının 12.11.2015 tarihli BLS-15-300 sayılı raporda, tüfeğin 2521 sayılı Avda ve Sporda Kullanılan Tüfekler, Nişan Tabancaları ve Av Bıçaklarının Yapımı, Alımı, Satımı ve Bulundurulmasına Dair Kanun (2521 sayılı Kanun) kapsamında olduğu belirtilmiştir.
6. Sanık savunmasında, atılı suçlamayı inkar etmiştir.
IV. GEREKÇE
Olay ve olgular bölümündeki tespitler, şikayetçi ve tanık ifadeleri ile tüm dava dosyası kapsamına göre, sanığın olay tarihinde aralarında anlaşmazlık bulunan şikayetçiyi korkutmak amacıyla adli emanetteki tüfekle şikayetçinin evine iki kez ateş etmesi şeklinde gerçekleşen olayda, eylemi, 5237 sayılı Kanun’un 106 ncı maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi kapsamındaki silahla tehdit suçunu oluşturmakla, 5237 sayılı Kanun’un 44 üncü maddesinin birinci fıkrasında yer alan “işlediği bir fiil ile birden fazla farklı suçun oluşmasına sebebiyet veren kişi, bunlardan en ağır cezayı gerektiren suçtan dolayı cezalandırılır” hükmü karşısında sanığın silahla tehdit suçundan mahkûmiyeti yerine, yazılı şekilde genel güvenliğin kasten tehlikeye sokulması suçundan hüküm kurulması, hukuka aykırı bulunmuştur.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle, Antalya 8. Asliye Ceza Mahkemesinin 30.05.2016 tarihli kararına yönelik Cumhuriyet savcısının temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 26.04.2023 tarihinde karar verildi.