Yargıtay Kararı 20. Hukuk Dairesi 2009/8295 E. 2009/10231 K. 18.06.2009 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/8295
KARAR NO : 2009/10231
KARAR TARİHİ : 18.06.2009

MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi

Taraflar arasındaki orman kadastrosuna ve 2/B madde uygulamasına itiraz davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı … Yönetimi tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R

Davacı gerçek kişi, … Köyünde zilyetliğinde bulunan taşınmazın, 6831 Sayılı Yasa hükümlerine göre 2005 yılında yapılan ve 14.06.2005 tarihinde ilan edilen orman kadastro çalışmalarında orman sınırları içine alındığını belirterek orman sınırları dışına çıkarılması istemi ile 6 aylık askı ilan süresi içinde dava açmıştır. Yargılama sırasında tesis kadastrosu yapılmış ve konusu yerler ile etrafına 189 ada 1 parsel numarası verilmiştir. Mahkemece çekişmeli (B) ile işaretli 7330.42 m2 taşınmazın orman sayılmayan yerlerden olması nedeni ile davanın kısmen kabulüne, … bilirkişi krokisinde (B) ile işaretli taşınmazla ilgili olarak orman kadastro çalışmasının iptaline, bu taşınmazın orman sınırları dışına çıkarılmasına, (A) harfli taşınmaza yönelik davanın ise reddine karar verilmiş, hüküm davalı … Yönetimi tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, 6 aylık ilan süresi içinde açılan orman kadastrosuna ve 2/B madde uygulamasına itiraza ilişkindir.
Dosya kapsamından, … … Köyünde yapılan orman kadastro çalışmasına çok geniş yüzölçümlü olarak orman sınırları içine alınan taşınmazın çeşitli bölümlerine gerçek kişiler tarafından çok sayıda dava açılmış ve mahkemece kurulan hükümlerin temyiz incelemesi yapılmak üzere daireye gönderilmiş, Dairemizin değişik tarihlerdeki iade kararları ile tüm dosyalarda dava konusu olan taşınmazların orijinal memleket haritası üzerinde kadastro paftası ile çakıştırılmak suretiyle bulundukları yerlerin gösterilmesi istenmiş ve her dosyada iade gereği uzman orman ve fenni bilirkişiler tarafından yerine getirerek orijinal memleket haritası üzerinde (kadastro paftası ile çakıştırılmış olarak) çekişmeli taşınmazların konumları işaretlenmiştir. Orman kadastrosuna itiraz davasının yargılaması sırasında … Köyünde 2006 yılında tesis kadastrosunun yapıldığı, 2005 yılında orman kadastro sınırları içine alınan ve bazı bölümleri hakkında orman kadastrosunu itiraz davaları devam eden taşınmaza 189 ada 1 parsel numarası gacatepe devlet ormanı olarak tesbit tutanağı düzenlenmeden 3402 Sayılı Yasanın 22/4 maddesi gereğince işlem yapılarak tapu kütüğüne aktarılmış, davaya konu taşınmazın bulunduğu yer 189 ada 1 sayılı parselin kadastro çapı içinde gösterilmiştir.
“6831 Sayılı Yasanın 17/2. maddesinde orman içi açıklıkların özel mülk olarak kişiler adına tescil edilemeyeceği belirtilmiştir. 26.05.1958 tarihli Orman Tahdit ve Tescil Talimatnamesinde gerekse 25.06.1970 günlü Resmi Gazetede yayınlanan 31.05.1970 gün ve 531 sıra no’lu Orman Tahdit ve Tescil Yönetmeliğinin 33/3 ve 19.08.1974 günlü Resmi Gazetede yayınlanan 25.07.1974 tarihli Orman Kadastro Yönetmeliğinin 40/A ve 30.05.1984 günlü Resmi Gazetede yayınlanan Orman Kadastro Yönetmeliğinin 30/1 ve 02.09.1986 tarihli Resmi Gazetede yayınlanan Orman Kadastro Yönetmeliğinin 23/1 ve 15.07.2004 tarihli Resmi

Gazetede yayınlanan Orman Kadastro Yönetmeliğinin 26/a maddesinde “… 6831 Sayılı Yasanın 17. maddesinde yer alan orman içinde bulunan doğal olarak ağaç ve ağaçcık içermeyen, genel olarak otsu bitki veya bazı durumlarda yer yer odunsu bitkiler içeren açıklıkların orman olarak sınırlandırılacağı”, aynı yönetmeliğin 26/j maddesinde ise ‘orman ve … muhafaza karakteri taşıyan funda ve makilik alanların devlet ormanı olarak sınırlandırılacağı”,aynı maddenin 2.fıkrasında ise “orman rejimine girmiş olan bu gibi yerlerin komisyonlarca herhangi bir nedenle sınırlama dışı bırakılmış veya orman sayılmamış olmasının bu yerlerin orman olma vasfını kaldırmayacağı” konusunda hükümler öngörülmüştür.
Hükme esas alınan uzman orman bilirkişileri tarafından düzenlenen raporda bu dosyada davaya konu (A) ile işaretli bölümün eski tarihli resmi belgelerde yeşil renkli makilik rumuzlu alanda kaldığı ve orman sayılan yerlerden olduğu, (B) harfli taşınmazın ise açık alanda kaldığı ve orman sayılmayan yerlerden olduğu açıklanmakta ise de orijinal memleket haritası üzerindeki taşınmazların konumu göz önüne alındığında (A) ve (B) ile işaretli bölümlerin birbirine bitişik halde bulundukları, her iki taşınmazın eğiminin % 15 olduğu, halen üzerlerinde …, meşe, sandal menegiç ağaçları bulunduğu, toprağının humuslu olduğu, zeminde kesilmiş … ağacı köklerinin yer aldığı,dairenin 2008/5389 sayılı kararında “ormancı bilirkişiler … …, … ile jeolog bilirkişi … Yılmazel tarafından düzenlenen 02.02.2007 tarihli raporun 1. bölümünde taşınmazın üzerinde 05-06 kapalılıkta meşe türü ağacının bulunduğu, alt tabakada çeşitli türde … ve meşe sürgünlerinin mevcut olduğu, toprağının orman toprağı niteliğinde olduğu açıklandıktan sonra raporun 10. bölümünde aynen” davalı taşınmazın memleket haritasındaki rumuzlara göre çalılık alanlar içerisinde kaldığı görülmekte ise de taşınmaz üzerinde bulunan meşe ağaçlarının mevcudiyeti, harita tanzimine müstenit olan … fotoğrafının çekimi sırasında bu ağaçların kesilmiş olduğu sadece çalılık örtünün kaldığı kanaati uyanmıştır. Şöyle ki; meşe ağacı tohumu, ağır tohumlu ağaçlar grubu içerisinde yer aldığı ve tohum kanatlarının olmaması nedeni ile uzak mesafelere rüzgar v.s. gibi etkenlerle taşınarak çalılık alanlar içerisinde çimlenip yetişmesi mümkün görülmemektedir. Dolayısı ile davalı taşınmaz üzerindeki meşenin daha önceki yıllarda tahrip edilmiş olduğu, … fotoğraflarının bu senelerde çekilmiş olduğu, fakat daha sonraki yıllarda … altında kalan kök ve yüzeyde bulunan gövde kesitlerinden çıkan kök ve sürgünlerinden yeniden bugün üzerinde görülen meşe ormanının meydana geldiği bilimsel bir gerçektir.” şeklinde bilimsel açıklamalarda bulunulduğunun belirtildiği, bu hususlar göz önüne alındığında çekişmeli (A) ve (B) harfli taşınmazların her ikisinin de eylemli durumda orman sayılan yerlerden oldukları ve tümüyle kuzeydeki 0.5 -10 metre rumuzlu ormanlık alanın devamı niteliğinde bulunduğu, ayrıca davacının 6831 Sayılı Yasanın 11/1 maddesinde anılan ve orman kadastrosuna itiraz davası açmanın koşulu olan “hak sahipliği”ni de kanıtlayamadığı anlaşıldığından çekişmeli taşınmazın orman sayılan yerlerden olması nedeni ile davanın tamamen reddine, dava dosyasının kadastro tespit tutanak aslı ile birleştirilmek ve tescil işlemi yapılmak üzere tapu sicil müdürlüğüne gönderilmesine karar verilmesi gerekirken aksine düşünceler ile davanın kısmen kabulü yolunda kurulan hüküm doğru değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle; davalı … Yönetiminin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde iadesine 18.06.2009 günü oybirliği ile karar verildi.