YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/2047
KARAR NO : 2009/4927
KARAR TARİHİ : 24.03.2009
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki tapu iptali ve tescil davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı … tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Çekişmeli … Köyü 182 sayılı parsel yörede 1984 yılında yapılan genel arazi kadastrosu sırasında 5500 m2 yüzölçümü ile tarla niteliğinde Aralık 1937 tarih 47 ve Mayıs 1939 tarih 22 numaralı tapu kayıtları uygulanmak suretiyle … Besen adına tespit ve tapuya tescil edilmiştir. Halen satış nedeniyle davalı … adına tapuda kayıtlıdır.
Hazine, taşınmazın eskiden … Çiftliği sınırları içinde iken Aralık 1937 tarih 47 ve Mayıs 1939 Tarih 22 numaralı tapu kayıtları ile satış suretiyle … Köy Tüzel kişiliği adına tescil edildiği, 1944 yılında 3116 Sayılı Yasa gereğince 1 numaralı orman kadastro komisyonu tarafından yapılan çalışmada 4785 Sayılı Yasa hükümlerine göre devletleştirilip bedelinin köy tüzel kişiliğine ödendiği, … Devlet Ormanı adı altında 29/ 04/ 1954 tarih, 12 numarada Hazine adına tapuya kaydedildiği, buna rağmen yörede 1984 yılında yapılan genel arazi kadastrosu sırasında hukuki değerini yitirmiş bulunan Aralık 1937 tarih 47 ve Mayıs 1939 Tarih 22 numaralı tapu kayıtlarına dayanılarak çekişmeli yerin kişi adına tespit edilip yolsuz olarak tapuya kaydedildiği, daha sonra 1997 yılında 6831 Sayılı Yasanın 3302 Sayılı Yasa ile değişik 2/B maddesi ile Hazine adına orman sınırları dışına çıkartıldığı, bu çalışmanın iptali yolunda … Kadastro Mahkemesinde açılan davaların reddedildiğini ileri sürerek, davalı adına olan tapu kaydının iptali ile Hazine adına tescilini istemiştir. Mahkemece, davanın kabulüne, çekişmeli … Köyü 182 sayılı parselin davalı adına olan tapusunun iptali ile Hazine adına tesciline, tapu kaydının beyanlar hanesinde taşınmazın 6831 Sayılı Yasanın 2/B maddesi gereğince Hazine adına orman sınırları dışına çıkartılan yerlerden olduğunun şerh verilmesine karar verilmiş, hüküm davalı tarafından temyiz edilmiştir.
Dava dilekçesindeki açıklamaya göre dava; tapu kaydının iptal ve tesciline ilişkindir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yörede 1942 yılında 3116 Sayılı Yasa hükümleri gereğince yapılıp kesinleşen orman kadastrosu bulunmaktadır. Daha sonra 1995 yılında yapılıp 20.01.1997 tarihinde ilan edilerek kesinleşen 3302 Sayılı Yasaya ile değişik 2/B madde uygulaması ile önceden sınırlaması yapılmamış ormanlarda orman kadastrosu ile 2/B madde uygulaması vardır.
Davalıya dava dilekçesi … Köyünde tanınmadığından bahisle tebliğ edilememiş, … Savcılığı eliyle yapılan araştırmada da adresi bulunamamıştır. Mahkemece taşınmazın davalıya satışı sırasında belirtilen adresinin bildirilmesi ve akit tablosunun gönderilmesi için tapu sicil müdürlüğüne müzekkere yazılmış akit tablosunda adı geçen ve davalı adına vekaleten iş gören avukatla ilgili noterden düzenlenmiş vekaletname
istenmiştir. Vekaletnamede gösterilen adrese (……,Cd. ……, No: 41/ 38………./ İstanbul) tebligat çıkartılmıştır. Bu tebligat ise davalının adres bırakmadan ayrıldığını bildirir mahalle muhtarlığı yazısı ile işlemsiz olarak geri dönmüştür. Bu kez aynı adreste Tebligat Yasanın 35. maddesine göre davalıya tebligat yapılmıştır. Tebligat yasasının değişik 35 maddesi ve ek fıkrası “ Kendisine veya adresine kanunun gösterdiği usullere göre tebliğ yapılmış olan kimse, adresini değiştirirse, yenisini hemen tebliği yaptırmış olan kaza merciine bildirmeye mecburdur. Bu takdirde bundan sonraki tebliğler bildirilen … adrese yapılır.
(Değişik: 19/03/2003 – 4829/11 md.) Adresini değiştiren kimse yenisini bildirmediği ve … adres tebliğ memurunca da tespit edilemediği takdirde tebliğ olunacak evrakın bir nüshası eski adrese ait binanın kapısına asılır ve asılma tarihi, tebliğ tarihi sayılır.
(Değişik: 19/03/2003 – 4829/11 md.) Bundan sonra eski adrese çıkarılan tebliğler muhataba yapılmış sayılır.
(Ek: 06/06/1985 – 3220/12 md.) Daha önce tebligat yapılmamış olsa bile, taraflar arasında yapılan, imzası resmi merciler önünde ikrar olunmuş sözleşmelerde belirtilen adresler ile kamu kurum ve kuruluşları ve kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşlarına, ticaret sicillerine ve esnaf ve sanatkarlar sicillerine verilen en son adreslerdeki değişiklikler hakkında da bu madde hükümleri uygulanır.) hükmü gereğince davalıya yöntemince dava dilekçesi ve duruşma gününün tebliğ edildiği mahkemece kabul edilip yargılamaya devam edilerek hüküm kurulmuştur. Ancak “daha önce tebligat yapılmamış olsa bile” ifadesi bu fıkrada sözü edilen adreslerde evvelce bir tebligatın yapılmamış olması anlamındadır. Dosyada davalıya hiçbir adreste tebligat yapılamamıştır. Bu nedenle yapılan tebligatın yöntemine uygun olduğu kabul edilemez. Bir an için uygun olduğu kabul edilse bile tebligat davalıya 04/11/2004 tarihinde yapılmıştır. Mahkemece tebligatın yapılması beklenmeden işin esasına girilerek 08/05/2004 tarihinde keşif yapılmış, tebligat parçasının döndüğü celse hüküm kurulmuştur. Mahkemece oluşturulan gerekçeli karar davalıya yine yukarıdaki adreste tebliğe çıkarılmış, tebliğ edilemeden dönmüş, davalı kendisine karar tebliği de yapılamadan kararı temyiz etmiştir. Bu durumda davalının hakkında açılan davadan haberi olmamıştır. Mahkemece H.Y.U.Y.’nın 73. maddesine aykırı olarak davalının sav ve savunmaları alınmaksızın, yasal hakları kısıtlanmak suretiyle hüküm kurulmuştur. Değinilen yön gözetilmeksizin kurulan hüküm usul ve yasaya aykırıdır.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle; davalının temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, bozma nedenine göre sair yönlerin bu aşamada incelenmesine yer olmadığına, peşin alınan temyiz harcının istek halinde yatırana iadesine 24/03/2009 günü oybirliği ile karar verildi.