YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/6940
KARAR NO : 2021/11270
KARAR TARİHİ : 28.12.2021
MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasındaki sigorta tahkim yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı Sigorta Tahkim Komisyonu Uyuşmazlık Hakem Heyetince başvurunun kabulüne dair karara karşı davalı vekili tarafından itiraz edilmesi üzerine İtiraz Hakem Heyeti tarafından verilen 27/06/2019 tarih 2019/İHK-7657 sayılı itirazın kabulüne dair verilen kararın süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği düşünüldü:
K A R A R
Davacı vekili Sigorta Tahkim Komisyonu başvurusunda, 07/09/2010 tarihinde davalı tarafından sigortalanan araç ile davacının sürücüsü olduğu motosikletin karıştığı çift taraflı trafik kazası sonucu davacının yaralandığını belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 1.000,00 TL maluliyet tazminatının temerrüt tarihinden itibaren faiziyle beraber davalı … şirketinden tahsilini talep etmiş; ıslahla talebini 130.989,09 TL sürekli iş göremezlik tazminatı, 1.497,80 TL geçici iş göremezlik tazminatı olarak belirlemiştir.
Davalı vekili, başvurunun reddi gerektiğini savunmuştur.
Sigorta Tahkim Komisyonu Uyuşmazlık Hakem Heyetince, başvurunun kabulüne, 130.989,09 TL sürekli iş göremezlik tazminatı, 1.497,80 TL geçici iş göremezlik tazminatı olmak üzere toplam 132.486,89 TL maddi tazminatın 25.05.2018 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizle birlikte davalıdan alınarak davacıya ödenmesine karar verilmiş; Uyuşmazlık Hakem Heyeti kararına karşı davalı vekili tarafından itiraz edilmesi üzerine İtiraz Hakem Heyetince itirazın kabulü ile Uyuşmazlık Hakem Heyeti kararının kaldırılarak başvurunun zamanaşımı nedeniyle reddine karar verilmiş; bu karara karşı davacı vekilli tarafından temyiz yoluna başvurulmuştur.
Dava, trafik kazası sonucu oluştuğu iddia edilen bedensel zarar nedeniyle maddi tazminat istemine ilişkindir.
Sigortacılık Kanunu’nun 30. maddesinin on üçüncü fıkrasına göre, sigorta kuruluşu ile uyuşmazlık çıkması halinde Sigorta Tahkim Komisyonu’na gidilmeden önce sigorta kuruluşuna gerekli belgeler ile başvuru yapılması zorunludur. Karayolları Trafik Kanunu’nun 97. maddesi uyarınca başvuru zorunluluğu zorunlu ve ihtiyarı mali mesuliyet trafik sigortaları bakımından da geçerlidir.
Mevcut düzenlemeler karşısında başvuranın sigorta kuruluşuna başvuru yapması dava şartı niteliğinde kabul edilmekte olup başvuru olmadan başvuranın alacağını mahkemede veya tahkimde talep hakkı bulunmamaktadır. Başka bir ifade ile hiç başvuru yapılmamış olması halinde tamamlanabilir dava şartı söz konusu değildir.
TBK 153/6. maddesinde zamanaşımının durma sebepleri arasında “alacağın Türk mahkemelerinde ileri sürülme imkanının bulunmaması” hali de durma nedeni olarak kabul edilmiştir.
Açıklanan ilkeler ışığında somut olay incelendiğinde; meydana gelen trafik kazası sonucu davacı sürücü yaralanmış olup, kaza tarihinde yürürlükte olan 5237 sayılı TCK’ya göre zamanaşımı süresi 8 yıldır. Davaya konu trafik kazası 07/09/2010 tarihinde meydana gelmiş, başvuran tarafından ihtarname yoluyla davalı … şirketine 11/05/2018 tarihinde başvurulmuş olup, sigorta şirketine başvurunun yapıldığı süre boyunca (başvurunun sigorta şirketince reddedildiğine dair kararın davacıya tebliğ edildiği tarih de dikkate alınmak suretiyle) zamanaşımının durduğu kabul edilmeli ve bu açıklamalar ışığında zamanaşımı hususunun yeniden değerlendirilmesi gerekirken bu husus gözetilmeden zamanaşımının dolduğu gerekçesiyle başvurunun reddine karar verilmiş olması doğru görülmemiş; İtiraz Hakem Heyeti kararının bu nedenle bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davacıya geri verilmesine 28/12/2021 gününde Başkan … ve Üye …’in karşı oyu ve oyçokluğuyla karar verildi.
KARŞI OY
TBK’da zamanaşımını bozan sebepler gösterilmiştir. Bunların içinde somut olayda sözü edilen KTK’nın 97. maddesi uyarınca sigorta şirketine başvuru gösterilmemiştir. KTK 97. maddede sözü edilen zorunlu sigortaya başvuru yapılmasa dahi mahkemece tamamlanabilir bir dava şartı olduğundan (HMK 114-115) ilgilinin mahkemeye erişimine engel bir halin bulunmadığı da görülmektedir.
Açıklanan bu maddi ve hukuksal olgulara göre sayın çoğunluğun İtiraz Hakem Heyeti kararının gösterilen gerekçe ile bozulmasına katılmıyoruz.