YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2008/8762
KARAR NO : 2008/12472
KARAR TARİHİ : 25.12.2008
Mahkemesi :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
– K A R A R –
Davacı vekili, müvekkilinin kendisine ait dükkanı 26.12.2005 tarihinde aylık 600 YTL bedelle davalıya kiraya verdiğini ve kira bedeline karşılık (12) adet senet düzenlendiğini davalının ilk iki senedi ödeyip diğer senetleri ödemediğini, daha sonra davalının müvekkiline belediye ile problemleri olduğunu bu nedenle mal sahibi olarak bazı evrakları imzalaması gerektiğini öne sürerek 65.000 YTL ve 25.000 YTL toplam 90.000 YTL tutarlı (2) adet senedi müvekkiline diğer evraklar arasında gizleyerek imzalattığını, müvekkilinin … bir esnaf olup bu miktar bir parayla ilgisinin olamayacağını zaten müvekkilinin davalıdan kira nedeniyle alacaklı iken, bu miktar borç senedi vermesinin mümkün olmadığını, senetlerden birinin müvekkili aleyhine takibe konup, diğerinin ise noter kanalı ile ödeme protestosu çekildiğini, bu nedenle dava açma zarureti doğduğunu belirterek müvekkilinin senetler nedeniyle davalıya borçlu olmadığının tespiti ile %40 tazminata karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, müvekkilinin davacıya ait dükkanın kiracısı olup, bu yeri 85.000 YTL bedelle satın almak üzere davacı ile anlaşma yapılıp, müvekkilinin davacıya 65.000 YTL ödeme yaptığını, bakiye 20.000 YTL’nın tapu dairesinde verileceği hususunda tarafların mutabakata vardıklarını, ancak tapu işlemleri gecikince müvekkilinin, hem peşin olarak ödediği 65.000 YTL için hem de cezai şart olarak 25.000 YTL için dava konusu senetlerin düzenlendiğini, taraflar arasında bu hususta yazılı anlaşma yapıldığını ileri sürerek davanın reddi gerektiğini savunmuştur.
Mahkemece yapılan yargılama sonunda, davacının senetlerin hile ile alındığı, hususunda Cumhuriyet Savcılığını yaptığı başvuru takipsizlik kararı ile sonuçlanıp, yapılan itirazın Manisa Ağır Ceza Mahkemesince reddedildiği, taraflar arasında yapılan yazılı anlaşmada, taraflar arasındaki dükkan satışına ilişkin olarak dava konusu senetlerin düzenlendiği hususunun yazılı olduğu, hem dava konusu (2) senedin hem de “Anlaşma” başlıklı belgenin hile ile davacıya imzalatıldığı hususunun hayatın olağan akışına göre inandırıcı ve yerinde olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekilince temyiz edilmiştir.
1- Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2-Dava konusu senetlerden 25.000 YTL bedelli senedin taraflar arasındaki harici taşınmaz satımı nedeniyle cezai şart karşılığı düzenlendiği dosyadaki bilgi ve belgelerden anlaşılmaktadır. Bu husus davalı tarafın da kabulündedir. Bilindiği gibi tapuda kayıtlı taşınmazların tapu dışı satımları geçersiz olup, geçersiz sözleşmede öngörülen cezai şartta geçersizdir.Hal böyle olunca mahkemece cezai şartla ilgili senet yönünden davanın kabulü gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulmasında isabet görülmemiştir.
SONUÇ:Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle hükmün BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 25.12 .2008 gününde oybirliğiyle karar verildi.