Yargıtay Kararı 20. Hukuk Dairesi 2008/3434 E. 2008/7560 K. 15.05.2008 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2008/3434
KARAR NO : 2008/7560
KARAR TARİHİ : 15.05.2008

MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi

Taraflar arasındaki kadastro tespitine itiraz davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davalılar tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R

Kadastro sırasında…Köyü 105 ada 17 parsel sayılı 28.661.11 m2 yüzölçümündeki taşınmaz, belgesizden kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle davalılar adlarına tesbit edilmiştir. Davacı …, çekişmeli taşınmazın imar ihya edilemediği, davalılar yararına zilyetlik koşulları oluşmadığı, devletin hüküm ve tasarrufu altındaki yerlerden olduğu iddiasıyla dava açmıştır. Yargılama sırasında Orman Yönetimi davaya dahil edilmiştir. Mahkemece, çekişmeli taşınmazın yörede yapılarak kesinleşen orman kadastro çalışmalarında kesinleşen orman sınırları dışında kalmasına rağmen, 4 yönden tahdit içindeki ormanlık alan ile çevrili olduğu, herhangi bir mükliyet belgesinin bulunmadığı, Yargıtay H.G.K.nın 10/12/1997 tarih, 1997/20-808 E.- 1039 K. sayılı ilamı ile bu nitelikteki taşınmazların konumunun 6831 Sayılı Yasanın 17/2. maddesine aykırılık teşkil ettiğinin, yine H.G.K.nun 10/11/2004 tarihli 2004/7- 531 E.- 582 sayılı kararında da bu nitelikteki yerler öncesi resmi belgelerde açık alanda kalsa dahi zilyetlikle kazanılamayacağı gerekçeleri ile davanın kabulüne ve dava konusu parselin orman niteliği ile Hazine adına tapuya tesciline karar verilmiş, hüküm davalılar tarafından temyiz edilmiştir.
Dava kadastro tespitine itiraz niteliğindedir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde tesbit tarihinden önce 1948 yılında yapılıp kesinleşen orman kadastrosu bulunmaktadır. Daha sonra 01/08/2000 tarihinde yapılıp dava tarihinde kesinleşen aplikasyon ve 2/B uygulaması vardır.
Toplanan deliller, uzman bilirkişi raporları ve tüm dosya kapsamında çekişmeli taşınmazın tüm yönlerden 54 sayılı orman parseli ile 39 ve 52 sayılı 2/B madde uygulaması ile Hazine adına tesbit edilen taşınmazlar ile çevrili olduğu, herhangi bir mülkiyet belgesinin bulunmadığı, H.G.K.nun 10/112004 tarih 2004/7-531 E.- 2004/582 K. ve 2000/20- 1793/1838 sayılı kararlarında da kabul edildiği gibi, kesinleşen orman sınırları dışında kalan orman içi açıklıklar 6831 Sayılı Yasanın 17/1-2. maddesi karşısında öncesi orman olmasa dahi, mülkiyet belgesi niteliğindeki tapu kaydı bulunmadıkça zilyetlikle kazanılamaycağı gözönünde bulundurularak, davanın kabulü yolunda kurulan hükümde bir isabetsizlik bulunmamaktadır. Ancak, mahkemece aslında tesbit maliki olmaması nedeniyle taraf olarak yer alması gerekmeyen Orman Yönetiminin davaya dahil edilmesi, Orman Yönetimine taraf sıfatı kazandırmamaktadır. Bu nedenle, Orman Yönetiminin kendini vekil ile tescil ettirmesi

nedeniyle lehine vekalet ücreti takdir edilmesi doğru değil ise de, bu husus hükmün bozulmasına ve yeniden yargılama yapılması gerektirmediğniden, hükmün düzeltilerek onanması, uygun görülmüştür. Bu sebeple, hükümdeki 3. bendin hükümden çıkartılması ile hükmün H.Y.U.Y.nın 438/7. maddesine göre düzeltilmesine ve bu şekliyle ONANMASINA, aşağıda yazılı onama harcının temyiz edenlere yükletilmesine 15/05/2008 gününde oybirliği ile karar verildi.