YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2008/9324
KARAR NO : 2008/11141
KARAR TARİHİ : 16.09.2008
MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi
Taraflar arasındaki kadastro tespitine itiraz davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı Hazine ve Orman Yönetimi tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Kadastro sırasında … İlçesi … Köyü 101 ada 1 parsel sayılı 2655.9659,54 m2 yüzölçümündeki taşınmaz, orman niteliğiyle Hazine adına tesbit edilmiştir. Davacılar, taşınmazın değişik bölümlerinde zilyed oldukları iddiasıyla dava açmıştır. Mahkemece, … tarafından açılan davanın feragat nedeniyle reddine, …’nın dava açtığı (23/11/2007 tarihli krokide 34, 35 ve 36 nolu), …’ın dava açtığı (18, 32 ve 33 nolu) , …’nın dava açtığı 20, 28 nolu, …’nın dava açtığı, 21, 27, …’ın dava açtığı 4 nolu, …’ün dava açtığı 12, 16, 17, 19, 22, 23, 31/5 nolu taşınmazların 101 ada 1 parsel sınırı dışında … Köyü çalışma alanında kaldığı ve tutanak düzenlenmediği anlaşıldığından dava dilekçesinin görev yönünden reddine, …’ın dava açtığı 30 parselin de P (297.70 m2), 33 parselinde U(356.32 m2), 39 parselin …’nın dava açtığı, 24 F (1248.94 m2), 28 M (417.25 m2), …’nın dava açtığı 25/H (892,21 m2), 27/J (1086.36 m2), 41 (87.02 m2), …’un dava açtığı 1 (7419.17 m2), …’ın açtığı, 3/B (2157.70 m2), …’ın açtığı 10 (885.54 m2), 11/D (920.47 m2), …’ün açtığı 29/O (344.18 m2), 31/Ş (1205.58 m2), 37, 38, 40 numaralı taşınmazlara ilişkin davaların REDDİ ile tesbit gibi tescile,
…’ın açtığı 30/Ö (1020 m2), …’nın açtığı 24/E (1815.34 m2), 26 (698.47 m2), …’nın açtığı, 25/G (1771.88 m2), …’ın açtığı 2 (6566.54 m2), 7 (1994.40 m2), 8 (1973.42 m2), 3/A (5240.60 m2), …’ın açtığı 6 (1584 m2), 9 (4995 m2), …’ın açtığı 5 (1385.04 m2), 11/C (1420.44 m2), …’ün açtığı 13 (1598.88 m2), 14 (1266.78 m2), 15 (615.80 m2), 29/N (1037.25 m2), 31/R (2260.61 m2) numaralı taşınmazlara ilişkin davaların kabulü ile davacılar adına tapuya tesciline karar verilmiş, hüküm davalı Hazine ve Orman Yönetimi tarafından kabul edilen taşınmazlara yönelik olarak temyiz edilmiştir.
Dava kadastro tespitine itiraz niteliğindedir.
Çekişmeli taşınmazların bulunduğu yerde orman kadastrosu 3402 Sayılı Yasanın5304 Sayılı Yasa ile değişik 4. maddesi hükmüne göre yapılmış, çekişmeli parsel orman alanı içinde bırakılmıştır.
1) Orman Yönetimi ve Hazinenin fen bilirkişi raporunda 2 numara ile gösterilen ve … adına tescile karar verilen 6566 m2 yüzölçümlü taşınmaza yönelik temyiz itirazlarına gelince uzman bilirkişi tarafından eski tarihli resmi belgelere göre yapılan araştırma ve uygulama sonucu orman sayılmayan yerlerden olduğu, komşu parsellerin de kişiler adına tapuya tescil edilmiş bulunduğu, orman içi açıklık özelliği taşımadığı anlaşıldığından bu taşınmaza yönelik temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2) Orman Yönetimi ve Hazinenin temyizi davacı kişiler adına tescile karar verilen 2, 3A, 5, 6, 7, 8, 9, 11C, 13, 14, 15, 24G, 25-6, 26, 29N, 30-Ö, 31R numaralı taşınmazlara yöneliktir. Çekişmeli taşınmazların kadastro paftası, komşu parsel tutanakları, taşınmazların memleket haritasındaki konumları birarada incelendiğinde 3A, 5, 6, 7, 8,9,11-C, 13, 15, 24-E, 25-G, 26, 29-N, 30-Ö, 31-R parsellerinin çevresinin 101 ada 1 numaralı geniş orman parselinin dava konusu edilmeyen bölümleri ile çevrili olduğu, yine 14 numaralı taşınmaz bölümünün 101 ada 1 parsel ve 165 ada 1 parsel numaralı orman alanları ile çevrili olduğu, böylece taşınmazların 6831 Sayılı Yasanın 17. maddesi anlamında orman içi açıklık oldukları anlaşılmaktadır.
6831 Sayılı Yasanın 17. maddesi, orman içi açıklıklarda tarım ve inşaat yapılmasına, hayvancılık amacı ile ağıl yapılmasına, bu kesimlerin özel mülke dönüşmesine izin vermez.
6831 Sayılı Yasa, madde: 17/1-2
Devlet ormanları içinde bu ormanların korunması, istihsal ve imarı ile alakalı olarak yapılacak her nevi bina ve tesisler müstesna olmak üzere; her çeşit bina ve ağıl inşaası ve hayvanların barınmasına mahsus yerler yapılması ve tarla açılması, işlemesi, ekilmesi ve orman içinde yerleşilmesi yasaktır.
Devlet Ormanlarının herhangi bir suretle yanmasından veya açıklıklarından faydalanılarak işgal, açma veya herhangi şekilde olursa olsun kesme, sökme, budama veya boğma yollarıyla elde edilecek yerlerle buralarda yapılacak her türlü yapı ve tesisler, şahıslar adına tapuya tescil olunamaz. Buralara doğrudan doğruya orman idaresince el konulur. Yanan orman alanlarındaki her türlü emval Orman Genel Müdürlüğünce değerlendirilir (03/07/2004 gün ve 5112 Sayılı Yasa ile değişik hali).
Yasa metninden açıkça anlaşıldığı gibi, hangi nedenle olursa olsun orman içi açıklıklarda tarım, inşaat ve hayvancılık yapmak amacı ile ağıl yapılamaz. Bu tür yerler özel mülk olamaz. Yönetim derhal el koyma hakkına sahiptir. Orman içi açıklıklardan yararlanabilmek için zorunlu olarak orman kullanılacaktır. Bu kullanım nedeniyle yeni açma, genişletme, yangın oluşması önlenemeyecek ve orman bütünlüğü bozulacaktır.
Ayrıca, bu tür taşınmazların öncesinin orman olma zorunluluğu yoktur. Zira, öncesi orman olan ve ormandan açılan taşınmazlar, 6831 Sayılı Yasanın 1. maddesi ve Yargıtay uygulamaları gereği oluşan kesin içtihatlara göre zaten orman sayılmaktadır. 17. maddede tanımı yapılan olgu, öncesi orman iken açılan yerlerle beraber ayrıca [HANGİ NEDENLE OLURSA OLSUN ORMAN İÇİ AÇIKLIKLARIN KAZANILAMAYACAĞI İLKESİNİ İÇERMEKTEDİR VE AMACI ORMAN BÜTÜNLÜĞÜNÜ KORUMAKTIR].
Yasa koyucu ayrı bir kavram oluşturmuş ve hangi nedenle olursa olsun orman içi açıklıklarda tarım ve inşaat ile özel mülke dönüşme yolunu kapamıştır. Bu itibarla, dava konusu taşınmazın memleket haritasında açık alanda gözükmesi bu olguyu değiştirmez. Etrafı ormanla çevrili olan taşınmazlar özel mülke dönüşüp, tarım ve inşaata açıldığında orman bütünlüğünün bozulacağı tartışmasızdır. Dairemizin bu yoldaki kararları Yargıtay Hukuk Genel Kurulunca benimsenmiş ve yerleşik kararlar halini almıştır [Y.H.G.K.’nun 10.12.1997 gün ve 1997/20-830/1034, 10.12.1997 gün ve 1997/20-808/1039, 22.10.2003 gün ve 2003/20-665/614 sayılı ve yine orman kadastrosunun kesinleştiği tarihten sonra 20 yıldan fazla süre geçse dahi orman içi açıklık konumunda olan taşımazların zilyedlik yoluyla kazanılamayacağı konusundaki 11.10.2004 gün ve 2004/7-531-582 sayılı kararları].
Tapu ve zilyetlik yoluyla kişi ve kurumların ormandan toprak kazanmasını sağlayan 3402 Sayılı Yasanın 45. maddesinin ilgili fıkraları da Anayasa Mahkemesinin 01.06.1988 gün ve 31/13 E.K.; 14.03.1989 gün ve 35/13 E.K. ve 13.06.1989 gün ve 7/25 E.K. sayılı kararları ile iptal edilmiş ve kalan fıkraları da 03.03.2005 gününde yürürlüğe giren 5304 Sayılı Yasanın 14. maddesi ile yürürlükten kaldırılmıştır.
Ayrıca; orman içi açıklık ve boşluklar ile orman ve toprak muhafaza karakteri taşıyan funda ve makilik alanlar, yasa gereği orman sayıldığı için, 15.07.2004 günlü Resmi Gazetede yayınlanan Orman Kadastro Yönetmeliğinin 26. maddesinin (a) ve (j) bentleri gereğince Devlet Ormanı olarak sınırlandırılması öngörülmüştür. Bu tür yerler zilyetlik yolu ile kazanılamaz ve özel mülk olarak tescil edilemez.
Mahkemece değinilen yönler gözetilerek yukarıda sözü edilen taşınmazlar yönünden davanın reddi gerekirken, dava konusu taşınmazın özel mülke dönüşmesini sağlayacak biçimde davanın kabulü yolunda hüküm kurulması usul ve yasaya aykırıdır.
SONUÇ: Yukarıda 1. bendde açıklanan nedenlerle;
1) Davacı … Yönetimi ve Hazinenin 23/11/2007 tarihli fen bilirkişi raporunda 2 numara ile gösterilen taşınmaza yönelik temyiz itirazlarının reddi ile bu taşınmaza yönelik hükmün ONANMASINA,
2) 2. bendde açıklanan nedenlerle, Orman Yönetimi ve Hazinenin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün 3A, 5, 6, 7, 8, 9, 11-C, 13, 15, 24-E, 25/G, 26, 29-N, 30-Ö, 31-R numaralı taşınmazlara yönelik temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde Orman Yönetimine iadesine 16/09/2008 günü oybirliği ile karar verildi.