Yargıtay Kararı 12. Hukuk Dairesi 2022/13611 E. 2023/1001 K. 21.02.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/13611
KARAR NO : 2023/1001
KARAR TARİHİ : 21.02.2023

MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 18. Hukuk Dairesi

Taraflar arasındaki ihalenin feshi davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince ihalenin feshine yönelik şikayetin hukuki yarar yokluğu nedeniyle HMK’nın 114/1-h ve 115/2 maddeleri uyarınca usulden reddine, esasa ilişkin hüküm kurulmadığından şikayet eden aleyhine para cezasına hükmedilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.

Kararın borçlu şirket vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı borçlu şirket vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi … tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
Davacı borçlu şirket vekili dava dilekçesinde; kıymet taktirinin yapılması üzerinden bir buçuk yıl gibi uzun bir zaman geçtiğini, menkul satış ilanının usulüne uygun yapılmadığını, dosyada mevcut tebliğ işlemlerinin usulsüz olduğunu, satış ilanın şeklinin yasaya aykırı olduğu gibi ilanın tirajı yüksek tüm yurtta yayımlanan bir gazetede yapılması gerektiğini, dosya borcu ile ihale bedeli arasında fahiş fark bulunduğunu, borçlunun zarara uğradığını, bu hususların satış sürecinin sağlıklı bir şekilde gerçekleştirilmediğinin göstergesi olduğunu belirterek … ili … İlçesi 15148 Ada 1 Parsel sayıda kayıtlı 1.Blok 4.Kat 19 Nolu Bağımsız bölüme ilişkin 28.01.2022 tarihli ihalenin feshini talep etmiştir.

II. CEVAP
Davalı alacaklı banka vekili cevap dilekçesinde; davacı yanın, dava dilekçesinde taşınır kıymet takdirinin üzerinden bir buçuk yıl zaman geçtikten sonra satışın yapıldığını iddia ettiğini ancak feshe konu taşınmazın Gayri Menkul İcra Satış Müdürülüğünce kıymet takdirinin 15.09.2021 tarihli keşifle tespit edildiğini, kıymet takdir raporunun tebliğ işlemlerinin tamamlanması akabinde derhal satış işlemlerine başlanıldığını ve 3 ay gibi bir süre içerisinde satış yapıldığından davacının iddialarının gerçek dışı olduğunu, davacı vekilinin dava dilekçesinde satış ilanı ve bilirkişi raporunun usule uygun tebliğ edilmediğini iddia ettiğini ancak davaya konu taşınmaz bakımından, Ankara Gayrimenkul Satış İcra Müdürlüğü’nün 2021/1848 Esas sayılı dosyasında İİK. 100. madde hükmü gereği hacze iştirak derecelerinin teşkili bakımından hacze yarar bilgilerin edinildikten sonra usul ve yasaya uygun şekilde bilirkişi raporları tebliği ve satış ilanı tebliğleri yapılmak suretiyle hacze iştirak edebilecek alacaklıların tespit edildiğini, tebligatların usulüne uygun yapıldığını, ilanın trajı yüksek gazetede yayınlandığını, davanın hukuki dayanaktan yoksun usul ve yasaya aykırı olduğundan mesnetsiz davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile somut olayda şikayete konu taşınmazın 410.000,00 TL bedelle ihaleye çıkarıldığını, ihale bedelinin 460.000,00 TL olup satışın muhammen bedelin üzerinde olduğunu, şikayetçinin süresinde usulüne uygun kıymet takdirine itirazı da bulunmadığından şikayetçi açısından bu taşınmaz yönünden zarar unsurunun gerçekleşmediğini ve ihalenin feshini istemekte hukuki yararı bulunmadığından bahisle HMK’nın 114/1-h ve 115/2 maddeleri uyarınca hukuki yarar yokluğu nedeniyle şikayetin reddine, esasa ilişkin karar verilmediğinden para cezasına hükmedilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde borçlu şirket vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri
Davacı borçlu şirket vekili, gerekli araştırma ve incelemeler yapılmaksızın hüküm kurulduğunu, ihaleye ilişkin kamera kayıtlarının delil dilekçesinde belirtildiği halde değerlendirilmediğini, ihaleye katılım sağlayan İcra Müdürü ve tellal dinlenmeksizin karar verildiğini, sunulan delillerin gereği gibi değerlendirilmediğinden bahisle kararın kaldırılmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile somut olayda, şikayete konu taşınmazın 410.000,00 TL muhammen bedel ile satışa çıkarıldığını ve 460.100,00 TL bedelle …’e ihale edildiğini, ihale bedelinin muhammen bedelin üzerinde olması, yasal sürede kıymet taktirine itiraz edilmemesi nedeniyle kesinleşen bedel üzerinden ihalenin gerçekleştirilmesinde, ayrıca re’sen gözetilmesi gereken hususlarda da eksiklik bulunmadığı ve ihaleye fesat karıştırılmasına ilişkin somut iddia bulunmadığı da açık olduğundan istinaf dilekçesi içeriği de dikkate alındığında mahkemece hukuki yarar yokluğu nedeniyle şikayetin reddine karar verilmesinde isabetsizlik görülmediğinden istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde borçlu şirket vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
Davacı borçlu şirket vekili istinaf sebebi olarak ileri sürdüğü hususlarla kararın bozulmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık,ihalenin feshi istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
İİK’nın 134.maddesi

3. Değerlendirme
1.Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup borçlu vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;

Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Alınması gereken 179,90 TL temyiz harcından, evvelce alınan harç varsa mahsubu ile eksik harcın temyiz edenden tahsiline,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

21.02.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.