Yargıtay Kararı 12. Hukuk Dairesi 2023/343 E. 2023/1124 K. 23.02.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2023/343
KARAR NO : 2023/1124
KARAR TARİHİ : 23.02.2023

İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 18. Hukuk Dairesi

Taraflar arasındaki taşınmaz ihalesinin feshi şikayetinden dolayı yapılan inceleme sonunda İlk Derece Mahkemesince; şikayetin reddi ile şikayetçi aleyhine ihale bedeli üzerinden %10 oranında para cezasına hükmedilmesine karar verilmiştir.

Kararın şikayetçi borçlu tarafından istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince; İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak yeniden hüküm kurulmak suretiyle şikayetin hukuki yarar yokluğundan reddine hükmedilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı şikayetçi borçlu tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi … tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I.ŞİKAYET
Borçlu şikayet dilekçesinde; takip dosyasında yapılan tebligatların borçlu ile diğer ilgililere usulüne uygun tebliğ edilmediğini, İcra Mahkemesine yapılan kıymet takdir raporuna itirazın usulden reddedilmesi nedeniyle taşınmazın gerçek değerinin tespit edilemediğini, tellal tarafından 3 kez bağırılmadan satışın tamamlandığını, ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla ilamlı takip başlatma koşullarının oluşmadığını, alacağa mahsuben ihaleyi alan alacaklı tarafından teminat yatırılmadığı gibi teminatın ihaleden sonra da depo edilmediğini, taşınmazın aile konutu olması nedeniyle şikayetçi borçlunun eşine de ilan tebliği gerekmesine rağmen yapılmadığını ve ipotek tesis edilmeden önce borçlunun eşinin muvafakatının alınmadığını, ipotek alacaklısından ipotek bedeli altında satışa muvafakat edip etmediği hususu sorulmadan satış yapılmasının usulsüz olduğunu ileri sürerek, tapunun 8 parselinde kayıtlı 7 bağımsız bölüm numaralı taşınmaz ihalesinin feshini talep etmiştir.

II. CEVAP
Şikayet edilen alacaklı cevap dilekçesinde; borçlunun kötü niyetli olarak ihalenin kesinleşmesini engellemek amacıyla bu davayı açtığını, kıymet takdir raporuna yaptığı itirazda da bilirkişi ücretini yatırmayarak asıl amacının sürecin uzamasına sebebiyet vermek olduğunu gösterdiğini, takip dosyasında yapılan tebliğ işlemlerinin usulüne uygun olduğunu, ihale alıcısı takip alacaklısı olduğundan teminat göstermeksizin ihaleye girebileceğini ve taşınmazın tapu kaydında aile konutu şerhi bulunmadığını ileri sürerek şikayetin reddi ile şikayetçi borçlu aleyhine para cezasına hükmedilmesini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; şikayetçi borçluya yapılan satış ilanı tebligatının usulüne uygun olduğu, İİK’nın 126/5. maddesi gereğince takip alacaklısının teminat yatırma zorunluluğu bulunmadığı, taşınmazın aile konutu olduğuna yönelik iddia hakkında bir delil sunulmadığı ve taşınmaza konulan ipotek tesisinde eşin muvafakatının alınmadığı hususunun ihale sürecine ilişkin olmadığı gerekçeleri ile şikayetin reddine ve şikayetçi borçlu aleyhine ihale bedeli üzerinden %10 oranında para cezasına hükmedilmesine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde şikayetçi borçlu istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri
Şikayetçi borçlu şikayet dilekçesindeki fesih iddialarını tekrar etmek suretiyle İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; İcra Mahkemesine borçlu tarafından yapılan kıymet takdir raporuna itiraz talebi üzerine İcra Mahkemesince, usulüne uygun verilen kesin süre içerisinde borçlu tarafından gider avansı yatırılmadığından bahisle itirazın reddedildiği ve kıymet takdir raporunun bu suretle usulüne uygun olarak kesinleştiği, ihale alıcısı aynı zamanda takip alacaklısı olduğundan ihaleye teminatsız girebileceği, satış ilanı tebligatının borçluya usulüne uygun tebliğ edildiği, taşınmazın tapu kaydında aile konutu şerhi bulunmadığından fesih iddialarının yerinde olmadığı belirtildikten sonra, şikayete konu taşınmazın muhammen değerinin üzerindeki bir bedele satılması nedeniyle ihalede zarar unsuru oluşmadığı gerekçesiyle İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak yeniden hüküm kurulmak suretiyle, şikayetin hukuki yarar yokluğundan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde şikayetçi borçlu temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
Şikayetçi borçlu temyiz dilekçesinde; şikayet ve istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü hususları tekrar etmekle birlikte, yaşanan ekonomik kriz ve yüksek enflasyon nedeniyle ihalenin feshi talebinde zarar unsuru bulunduğunu, taşınmazın tapu kaydında aile konutu şerhi bulunmasa dahi borçlunun ailesi ile birlikte burada oturduğunu ileri sürerek Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık; taşınmaz ihalesinin feshi istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
İİK md. 128/a., 134,

3. Değerlendirme
Borçlunun İcra Mahkemesine başvurusunda; kıymet takdir raporuna itiraz talebi hakkında ilgili mahkemece verilen, İİK’nın 128/a maddesi gereğince gider avansı yatırılmaması nedeniyle usulden reddine dair kararın yerinde olmadığına ilişkin bir iddiasının bulunmadığının, şikayete konu taşınmazın kıymetinin kesinleşmiş olması nedeniyle ekonomik değişikliklerin ihalenin feshi nedeni olmadığının anlaşılmasına, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararında yazılı gerekçelere göre yerinde bulunmayan temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.

VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;

Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 5311 sayılı Kanunun ile değişik İİK’nın 364/2. maddesi göndermesiyle uygulanması gereken 6100 sayılı HMK’nın 370. maddeleri uyarınca ONANMASINA,

Alınması gereken 179,90 TL temyiz harcından, evvelce alınan harç varsa mahsubu ile eksik harcın temyiz edenden tahsiline,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

23.02.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.