Yargıtay Kararı 10. Hukuk Dairesi 2021/10527 E. 2023/450 K. 18.01.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/10527
KARAR NO : 2023/450
KARAR TARİHİ : 18.01.2023

İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : … Bölge Adliye Mahkemesi 47. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2020/4241 E., 2021/1328 K.
İHBAR OLUNAN : … Sigorta A.Ş. vekili Avukat …
HÜKÜM/KARAR : Esastan ret
İLK DERECE MAHKEMESİ : … 14. İş Mahkemesi
SAYISI : 2015/51 E., 2019/751 K.

Taraflar arasındaki iş kazasından sürekli iş göremezliğe uğrayan sigortalının maddi tazminat ile manevi tazminat istemi davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine karar verilmiştir.

Kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle;kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi … tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesi ile, davacının davalı işyerinde 01.07.2010-07.06.2011 tarihleri arasında Mafi çekici operatörü olarak hizmet akdi ile çalıştığını, aylık 1.200,00 TL maaş aldığını, davacının Ambarlı limanında bulunan davalı işyerinde 07.06.2011 tarihinde iş kazası geçirdiğini, davacının iş kazası nedeniyle e B.Çekmece 3. Sulh Ceza Mahkemesinin 2011/2609 E sayılı dosyasının yapılan yargılamasında şirket yetkililerinin kusurlu olması nedeniyle cezalandırılmalarına karar verildiğini, davacının sol omuzundaki kemiklerin kırıldığını belirtmiş ve fazlaya dair hakları saklı kalmak üzere 1.000 TL maddi tazminat ile 50.000 TL manevi tazminatın davalıdan,olay tarihi olan 07.06.2011 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizleriyle birlikte tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.

Davacı vekili 01.10.2019 tarihli talep arttırım dilekçesi ile; maddi tazminat talebini 78.822,28 TL olacak şekilde arttırmıştır.

II. CEVAP
Davalı vekili, davacı işçinin aylık net ücretinin 924,00 TL olduğunu, geçirdiği iş kazasının tamamen kendi kusuru sonucu olduğunu, kazanın üzerinden 4 yıl geçtikten sonra dava açılmasının niyeti gösterdiğini, tanık ifadeleriyle olayın ortaya çıkacağını, davalı şirketin tüm tüzük ve yönetmelik hükümleri uyarınca iş güvenliği eğitimlerini ve koruyucu malzemeleri işçilerine sağladığını belirterek davanın reddini talep etmiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının sürekli iş göremezlik oranının SGK sağlık kurulu kararında %15 olarak tbelirlendiği, Kurum inceleme raporunda 07.06.2011 tarihinde meydana gelen olayın iş kazası olduğunun tespit edildiği, mahkeme tarafından iş sağlığı ve güvenliği uzmanlarından oluşan 3 kişilik bilirkişi heyetinden alınan 29.09.2016 tarihli kusur raporunda davalı şirket işverenin % 75 (Yüzdeyetmişbeş) oranında birinci derecede kusurlu olduğu, (Bu kusur oranının % 5’i …’na aittir.)davacı işçi …’un olayda % 25 (Yüzdeyirmibeş) oranında ikinci derecede kusurlu olduğunun bildirildiği, belirlenen kusur oranları ve maluliyet oranı üzerinden davacı tarafça talep edilebilecek maddi tazminat miktarının tespiti için hesap bilirkişisinden alınan 26.03.2018 tarihli raporda tarafların kusur durumu, davacının maluliyet oranı dikkate alınarak talep edebileceği maddi tazminat miktarının 58.887.33 TL olduğunun bildirildiği, taraf vekillerinin itirazları doğrultusunda dosyanın ek rapora gönderilmesiyle alınan 27.05.2019 tarihli bilirkişi ek raporunda 1. seçenekde asgari ücret değişim oranlarına göre hesaplanan maddi tazminat miktarının 78.822,28 TL belirlendiği ve bu hesaplamanın mahkemece de benimsendiği gerekçesiyle,
Davacının davasının kısmen kabulüne, 78.822,28TL maddi tazminatın kaza tarihi olan 07.06.2011 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine, 35.000,00TL manevi tazminatın kaza tarihi olan 07.06.2011 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine, karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri
Davalı vekili istinaf dilekçesinde,davacının 07.06.2011 tarihinde net ücretinin 924.00.-TL olduğu, davacı tarafından ispatlanamayan, çelişkili tanık beyanları dikkat alınarak ücret tespiti ve bu ücret üzerinden maddi tazminat hesabı yapılmasının usule aykırı olduğunu, davacının davalı şirkette çalıştığı esnada, kendi kusuru neticesinde bir iş kazasına sebebiyet verdiğini, davalıya izafe edilen kusura ilişkin somut bir gerekçe dahi gösterilmeyen bilirkişi raporunun bu yönü ile hükme esas alınamayacağını, davacının tedavi giderlerinin karşılandığını, manevi tazminat tutarının fahiş olduğunu, ileri sürerek kararın kaldırılmasını ve davanın reddine karar verilmesini istemiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalı vekilinin kusur, hesap ve manevi tazminata yönelik itirazlarının yerinde olmadığı gerekçesiyle istinaf başvurusunun esas yönünden reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili istinaf dilekçe içeriğini tekrarla kararın temyizen bozulmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe
C.A Davalı vekilinin davacı lehine hükmedilen manevi tazminata yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde
1.Miktar veya değeri kesinlik sınırını geçmeyen davalara ilişkin nihai kararlar, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 362 nci maddesi uyarınca temyiz edilemez. Temyize konu edilen miktarın kesinlik sınırının altında kalması hâlinde anılan Kanun’un 366 ncı maddesi atfıyla aynı Kanun’un 352 nci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi uyarınca temyiz dilekçesinin reddine karar vermek gerekir.

2. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nu 110. maddesi kapsamında dava yığılması (objektif dava birleşmesi) kapsamında her bir talebin ayrı bir dava olduğu ve ayrı ayrı hüküm ve sonuç doğuracağı açıktır.

3.Dosya içeriğine göre davacı lehine manevi tazminatın 35.000 TL olarak hüküm altına alındığı, bu tazminat hükmünün Bölge Adliye Mahkemesi karar tarihi itibari ile kesinlik sınırı olan 78.630 TL’nin altında kaldığı anlaşıldığından davalının bu kısma yönelik temyiz itirazlarının aşağıdaki şekilde reddine karar verilmiştir.

C.B. Davalı vekilinin, davacı lehine hükmedilen maddi tazminata yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, iş kazasında sürekli iş göremezliğe uğrayan sigortalının maddi tazminat istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
1.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri,

2. 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunun 417 inci maddesi, 5510 sayılı Kanunun 13 üncü maddesi ile 6331 sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunun 4 üncü maddesi hükümleridir.

3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup temyiz edenin sıfatına, temyiz kapsam ve nedenlerine ve özellikle somut olayda, mahkemece davaya konu iş kazası nedeniyle hükme esas alınan kusur oran ve aidiyetlerinin iş kazasının oluşuna uygun olması, hükme esas alınan hesap raporundaki hesap ilkelerinin Dairemizce benimsenen ilkelere uygun olması, bu kapsamda Bölge Adliye Mahkemesince kurulan gerekçelerin yerinde olduğu da dikkate alındığında kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
1. Davalı vekilinin davacı lehine hükmedilen manevi tazminata ilişkin temyiz isteminin miktardan REDDİNE,

2. Davalı vekilinin davacı lehine hükmedilen maddi tazminata yönelik Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Aşağıdaki yazılı temyiz giderinin temyiz eden ilgiliden alınmasına,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

18.01.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.