Yargıtay Kararı 8. Ceza Dairesi 2022/4620 E. 2023/2339 K. 24.04.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2022/4620
KARAR NO : 2023/2339
KARAR TARİHİ : 24.04.2023

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Hükümlü veya tutuklunun kaçması
HÜKÜM : Mahkûmiyet

Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Bolu Cumhuriyet Başsavcılığı’nın 06.11.2016 tarihli iddianamesi ile sanık hakkında hükümlü veya tutuklunun kaçması suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun ( 5237 sayılı Kanun) 292 nci maddesinin birinci fıkrası, 58 inci ve 53 üncü maddeleri gereğince cezalandırılması istemi ile dava açılmıştır.
2. Bolu 2. Asliye Ceza Mahkemesinin, 10.12.2015 tarihli kararı ile sanık hakkında hükümlü veya tutuklunun kaçması suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 292 nci maddesi birinci fıkrası, 293 üncü maddesi, 62 nci maddesi, 50 nci maddesinin birinci fıkrası (a) bendi, 52 inci maddesi uyarınca 500,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.

3. Mahkemenin, 10.12.2015 tarihli kararının sanık tarafından temyizi üzerine Yargıtay 8. Ceza Dairesi’nin 30.03.2021 tarihli kararı ile “.. basit yargılama usulünün Mahkemesince yeniden değerlendirme yapılmasında zorunluluk bulunması gerekliliği …” nedeniyle bozulmasına karar verilmiştir.
4. Bozma sonrası, basit yargılama usulü uygulanarak sanığın cezalandırılmasına karar verilmiş, sanığın itirazı nedeniyle genel hükümlere göre yargılama yapılmıştır.
5. Bolu 2. Asliye Ceza Mahkemesinin, 29.03.2022 tarihli kararı ile sanık hakkında hükümlü veya tutuklunun kaçması suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 292 nci maddesi birinci fıkrası, 293 üncü maddesi, 62 nci maddesi, 50 nci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi, 52 nci maddesi uyarınca 500,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanığın temyiz isteği; mahkemenin basit yargılama usulü uygulayarak verdiği hükme itiraz etmediğine ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR
1. Dava konusu olay, Bolu T Tipi Açık Ceza İnfaz Kurumunda hükümlü iken 23.10.2015 tarihinde saat 15:15’te çıkmış olduğu 7 günlük özel izinden 30.10.2015 günü saat 15:15’te dönmesi gerekirken dönmediği, 48 saatlik yasal süresi sonunda kuruma teslim olmayarak firar ettiği iddiasına ilişkindir.
2. Sanık, suçlamayı kabul etmiştir.
3. Sanık 04.11.2015 tarihinde teslim olmuştur.

IV. GEREKÇE
1.Sanık hakkında kurulan hükümde, sanığın Bolu T Tipi Açık Ceza İnfaz Kurumunda hükümlü iken çıkmış olduğu 7 günlük özel izinden süresinde dönmeyerek firar ettiği ve mahkemece basit yargılama usulüne göre verilen hükme sanık tarafından itiraz edildiği anlaşıldığından sanığın itiraz etmediğine ilişkin temyiz isteği yerinde görülmediğinden bir hukuka aykırılık bulunmamıştır.
2. Yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdani kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanığın yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri de reddedilmiştir.
3. Bolu 2. Asliye Ceza Mahkemesinin, 29.03.2022 tarihli kararında, Yargıtay tarafından düzeltilmesi mümkün görülen, sanık hakkında temel ceza belirlenirken uygulama maddesinin “5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun’un (5275 sayılı Kanun) 97 nci maddesinin birinci fıkrası delaleti ile 5237 sayılı Kanun’un 292 nci maddesinin birinci fıkrası” olarak gösterilmesi gerekirken sadece “5237 sayılı Kanun’un 292 nci maddesinin birinci fıkrası” olarak belirtilmesi suretiyle, 5271 sayılı Yasanın 232 nci maddesinin ikinci fıkrasına muhalefet edilmesi dışında bir hukuka aykırılık görülmemiştir.

V. KARAR
Gerekçe bölümünde (3) numaralı bentte açıklanan nedenle Bolu 2. Asliye Ceza Mahkemesinin, 29.03.2022 tarihli kararına yönelik sanığın temyiz istemi yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi uyarınca BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesi gereği hükmün birinci fıkrasındaki “eylemine uyan” ibaresinden sonra gelmek üzere “5275 sayılı Kanun’un 97 ici maddesinin birinci fıkrası delaleti ile ” yazılmak sureti ile hükmün, Tebliğnameye uygun olarak, oy birliğiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 24.04.2023 tarihinde karar verildi.